Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/224 Esas
KARAR NO : 2023/458
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 30.06.2020
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili tarafından mahkememize gönderilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketine —-nolu —-genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olan dava dışı sigortalının aracına —- PLAKA) Davalı yan sigortalı araç (—-) sürücüsü —– idaresindeki aracın —- 11.01.2019 tarihinde saat 02.45 sıralarında —- Bulvarında seyir halinde iken ışık kontrollü kavşağa geldiğinde kırmızı —- yanan ışığa riayet etmeden müvekkili sigorta şirketine sigortalı olan —-plaka sayılı araca çarptığını, müvekkili sigorta şirketinin—- plaka sayılı araç için hasar ödemesi yaptığını, müvekkili sigorta şirketinin TTK 1301.maddesi gereğince halefiyet kazandığını, müvekkili sigorta şirketi için davalı(borçlu) aleyhinde —-. İcra Müdürlüğünün —–esas sayılı icra takibi başlatıldığı, davalı(borçlu) yanın —–İcra Müdürlüğünün—— esas sayılı icra dosyasına vaki itirazı nedeni ile icra takibi durduğunu, davalı(borçlu) yanın yapmış olduğu itirazın iptali ve takibin devamı için öncelikle arabuluculuk başvuru no: —- dosya no: —-no ile müracaat edildiğini, anlaşmama tutanağı tutulduğunu, —-.İcra Müdürlüğünün —– esas sayılı dosyasından davalıya (borçluya) gönderilen ödeme emrine davalı(borçlu) icra takibine haksız ve yersiz olarak itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile; davalının (borçlunun) haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamını, davalının (borçlunun) %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili tarafından gönderilen cevap dilekçesinde özetle; Kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafından tebliğ edilecek delillere karşı beyanlarının saklı kalması kaydıyla; sorumluluk sigortalarının meblağ sigortalarından farklı olarak gerçek hasar bedelini teminat altına aldığından poliçede yazılı teminat, zarar gördüğünü iddia eden tarafın, sigortalının kusurunun ispat etmesine müteakip gerçek hasar bedelinin de objektif olarak tespiti ile rizikonun, zaman ( poliçe geçerlilik süresi ) ve geçerlilik şartları bakımından poliçe güvencesi altında olduğunun ispatı sonucu geçerlilik kazandığı, müvekkili sigorta şirketinin işletenin ilgili kanun gereğince sorumlu olduğu hallerde sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti dahilinde sorumlu olacağını, davacının hasar bedeli nedeniyle uğradığı zarara ilişkin iddialarını somutlaştırmamış olduğu, huzurdaki davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin usulüne uygun olarak temerrüde düşülmediğinden faiz talep edilemeyeceğini, müvekkilince yapılacak onarımda şirket onarım servislerinden özel iskonto alabileceği gibi başvuran taraf da herhangi bir oranım servisine gider ise liste fiyatları üzerinden %30 a yakın indirim alabileceği düşünülerek hesaplama yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, hemen hiçbir üründe sabit fiyat garantisi ve standardı bulunmayan ülke şartlarımızda eksperce en üst katalog fiyatları esas alınarak hasar bedeli belirlenmesi de kabul edilemeyeceğini, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin temerrüdünden bahsedebilmenin mümkün olmadığını, müvekkil şirket başvuruya sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumluluğu bulunmadığının, yine davacının yargılama giderlerinin tahsili talebi de, poliçe limitiyle sınırlı olması sebebiyle haklı olmadığı, açıklanan nedenlerle; usul ve / veya esas sebepleri bakımından davanın reddine ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, —-İcra Müdürlüğünün —— esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ait—–plakalı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı —– plakalı aracın 11/01/2019 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği hasar bedelinin davalı şirketten rucüen tazmin etmesinde yasal koşulların oluşup oluşmadığı, bu kapsamda davacının ödemiş olduğu hasar bedelinin dava dışı sigortalı ile arasında düzenlenen poliçe kapsamında kalıp kalmadığı, davacı şirketin rücuya ilişkin başlattığı icra takibine davalı şirketin yaptığı itirazın tamamen veya kısmen iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı ihtilaf bulunduğu tespit edilmiştir.
İtirazın iptali istemine konu,—–.İcra Müdürlüğünün —— esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; başlatılan takibin alacaklısının—-.(yeni unvan :—— borçlusunun mahkememiz davalısı olduğu; takibin 7.268,00-TL asıl alacağın tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, davanın 30.06.2020 tarihinde 7.268,00-TL asıl alacak üzerinden açıldığı, ödeme emrine itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmediği dolayısıyla davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
21.02.2022 tarihli bilirkişi —– ve —– tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu kazalı —– plaka sayılı—–marka/tip, —–model araç sürücüsü dava dışı —–% 25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, davalı tarafa sigortalı—–plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı —– % 75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, 11.01.2019 tarihinde meydana gelen kaza sonucu oluşan hasara ilişkin tespitlerin, —–plakalı araçta meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, dava konusu —–plaka sayılı —–marka/tip,—– model araçta meydana gelen toplam hasar tutarının (KDV dahil) 86.233,46 TL olabileceği, davalı taraf sürücüsünün kusur oranı dikkate alındığında; 86.233,46 TL Hasar Tutarı x 75 kusur oranı= 64.675,10 TL olabileceği, bu halde Davacı —– tarafından tanzim edilen —- nolu —— Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesinin 11.01.2019 kaza tarihi itibarı ile —–plakalı araca kasko sigorta örtüsü sağladığı, davacı —-15/03/2021 tarihli beyan dilekçesi ekinde davalı —– ile yapılan e-posta yazışmaları incelendiğinde; 12.11.2019 tarihli yazışmada sigortalının hasar rakamını kabul etmemesi sonucunda tahkim kararına göre 57.591,16 TL ödeme yapıldığı, sigortalı aracın kazada kusuru olan %75 oranına göre 43.268 TL üzerinden 36.000 TL trafik poliçesinden talep edildiği, bakiye kalan 7.268 TL’nin—– poliçesine talep edildiğinin belirtildiği, hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, 04.10.2019 ve 07.10.2019 işlem tarihli, alıcısı —–. İcra Müdürlüğü olan ve açıklama alanında —–. İcra MD. —–kayıtlı olan toplam 57.691,16 TL’lik ödeme yapıldığının görüldüğü, ancak dosya münderecatında yapılan incelemede —–. İcra MD. —– Sayılı dosyası ve Sigorta Tahkim Kararı mevcut olmadığından yapılan ödemelerin ne kadarlık kısmının ana para ne kadarlık kısmının fer’iler olduğu tespit edilemediği, takdir mahkemeye ait olmak üzere; denetime elverişli değerlendirme yapılabilmesi için ilgili belgelerin dosyaya celbinin gerektiği, davalı —– dosyaya sunduğu—– nolu kasko poliçesinin —– plakalı araç için 31.07.2018 – 31.07.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere tanzim edildiği, poliçede Sigortalı —– olarak yer aldığı, İhtiyari Mali Mesuliyet Maddi/Bedeni ayrımsız 50.000,00 TL olmak üzere teminat verildiğinin görüldüğü, dosyada mübrez Trafik Kazası Tespit Tutanağı’ nın özet alanında sürücü —– sevk ve idaresindeki —–plakalı aracı ile… açıklamasının yer aldığı, poliçede yer alan sigortalı ile kaza tespit tutanağında yer alan araç sürücüsünün soy isimleri aynı olup akrabalık ilişkisinin dosya içeriğinden tespit edilemediği, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından düzenlenen cevap yazısında—– plakalı araç için yapılan sorgulamada poliçe ve hasar bilgisinin bulunamadığının beyan edildiği, davaya konu olana kaza için tutulan kaza tespit tutanağında belirtilen araç plakasının sehven —– olarak kaydedildiği, kazaya karışan aracın plakasının—–olduğu kanaatine varıldığı, davalı —–Sigortacısı olan —- Sigortanın —— nolu kasko poliçesinden sorumlu olduğu bakiye tutarın belirlenebilmesi için öncelikle; —-. İcra MD. —–. sayılı dosyası ve Sigorta Tahkim Kararının dosyaya celp edilmesi gerektiğini sonuç ve kanaatini bildirir raporlarını sunmuş oldukları görüldü.
25.04.2023 tarihli bilirkişi —- ve —– tarafından hazırlanan bilirkişi ek raporunda özetle; Dava konusu kazalı —– plaka sayılı—– marka/tip, —– model araç sürücüs dava dışı —– % 25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, davalı tarafa sigortalı —-plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı —– % 75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, kök raporda; 11.01.2019 tarihinde meydana gelen kaza sonucu oluşan hasara ilişkin tespitlerin, —–plakalı araçta meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, dava konusu —— plaka sayılı —– markal/tip, —–model araçta meydana gelen toplam hasar tutarının (KDV dahil) 86.233,46 TL olabileceği, davalı taraf sürücüsünün kusur oranı dikkate alındığında; (86.233,46 TL Hasar Tutarı) x %75 kusur oranı= 64.675,10 TL olabileceğinin belirtildiği, dosya kapsamında dava konusu aracın hasarı ile ilgili 2 farklı hasar tutarı olan rapor bulunduğu, her iki raporda da aracın onarıldığının belirtildiği, sigorta eksperi tarafından araç üzerinde yapılan, ilk inceleme ve tespitleri içeren kasko kesin ekspertiz raporunda; yetkili servis——- tarafından da aracın onarımının uygun olduğunun belirtildiği ile ilgili tespitleri (ancak araç malikinin poliçe muafiyetleri ve aracın perte çıkarılması talepleri nedeniyle yetkili serviste onarılmadığı anlaşılan), kök rapor sonrası dosyaya gelen dava konusu aracın hasar fotoğrafları dikkate alındığında kök rapordaki tespitleri değiştirecek nitelikte denetime elverişli somut bir veri-bilgi-belgenin bulunmadığı, kök rapordaki hasar tutarı ile ilgili tespitlerin aynen geçerli olduğu, dava konusu —— plakalı aracın yetkili serviste fen ve sanat kurallarına uygun olarak orijinal parça kullanılarak onarılması durumuna göre gerçek zarar yönünden hesaplama yapıldığı, dava konusu araçta meydana gelen toplam hasar tutarının (KDV dahil) 86.233,46 TL olabileceği, aracın rayiç değerinin 275.000,00TL tespit edilmesi nedeniyle onarımın ekonomik olduğu,—- Başkanlığına Hitaplı Bilirkişi Raporunun; araç üzerinde inceleme yapılmadan, araç resimleri ve ekte tarafına sunulan ekspertiz raporları incelenmesi ile tespit yapıldığı, dava konusu —– plakalı aracın onarım yapılmış vaziyette 227.000,00TL’sine satış ilanının olduğunun görüldüğü belirtilmiş ise de; detaylıca açıklandığı üzere ek rapor tanzim tarihi itibariyle yeniden taraflarınca yapılan detaylı araştırmaya göre aracın dava konusu kazadan önceki serbest piyasa koşullarına göre rayiç değerinin kaza tarihi itibariyle 275.000,00TL olduğu, sigorta eksperi tarafından da rayiç değerin 275.000,00TL tespit edildiği anlaşılmakla, sigorta Tahkim Komisyonu bilirkişi raporunda belirtilen rayiç değerin (250.000,00TL) serbest piyasa koşullarının altında olduğu-uyumsuz olduğu, ayrıca söz konusu bilirkişi raporundan araç incelenmeden hasar bedelinin tespit edildiği anlaşılmış ise de (Daha önce araç üzerinde inceleme yapan sigorta eksperinin tespit ettiği hasar tutarından daha yüksek bir hasar bedeli) delillerin takdiri ve nihai kararın elbette mahkemede olduğu, kök raporun tanziminden sonraya dosyaya sunulan —– ve 17.05.2019 tarihli Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kararı’ ndan; Talep ile bağlılık ilkesi gereği 39.000-TL hasar onarım bedeli ile 936,50 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 39.936,50 TL alacağın 19.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine, 600 TL Tahkim Komisyonu başvuru ücreti, 400 TL bilirkişi ücreti, 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.006,40 TL sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine, 4.742.96 TL vekalet ücretinin sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verildiği, —–. İcra Dairesi tarafından 06.07.2022 tarihinde dosyaya sunulan —–Sayılı dosya için kapak hesabı incelendiğinde ve 04.10.2019 ve 07.10.2019 tarihli olmak üzere 2 adet kapak hesabının yapıldığı, buna göre de davacı —– toplam 57.691,56 TL ödeme yaptığı, dosyaya sunulan tüm evrakların incelenmesi sonucunda; Davalı —– tanzim ettiği —– nolu Garanti Kazançlı Dar Kapsamlı Kasko Sigorta Poliçesi’nin —– plakalı araç için düzenlendiğine kanaat getirmesi halinde ; davalı —– kapsamında 7.268 TL’ den sorumlu olduğuna ilişkin sonuç ve kanaatlerini bildirir rapor tanzim ettikleri görüldü.
Tüm dosya kapsamı davacı vekili tarafından sunulan deliller, davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi, anılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ait —–plakalı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı —–plakalı aracın 11/01/2019 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği hasar bedelinin davalı şirketten rucüen tazmin etmesinde yasal koşulların oluştuğu, bu kapsamda davacının ödemiş olduğu hasar bedelinin dava dışı sigortalı ile arasında düzenlenen poliçe kapsamında kaldığı alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
-Davalının—- İcra Dairesi’nin—— esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin aynen devamına,
2-Davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 496,48-TL harçtan başlangıçta alınan 87,94-TL harcın mahsubu ile kalan 408,54-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından peşin yatırılan 87,94-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-TTK 56/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvurma harcı, 2.600,00-TL bilirkişi ücreti, 129,80-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.784,20-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 7.268,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.