Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/172
KARAR NO : 2023/563
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12.03.2021
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı ile davalı şirket arasında alım/satım ilişkisinin olduğu, müvekkili davacının alım/satım sözleşmelerinden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğinin, tam ve eksiksiz olarak davalı şirkete teslim ettiğini, hali hazırda mevcut olan cari hesaplarına kaydettiğini, C/H ekstresinden, faturalardan ve BA mutabakat formundan görüleceği üzere bakiye 20.600,57 TL alacağı müvekkili firmaya ödememiş olduğunu, Müvekkili tarafından defalarca talep edilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine, davalı şirket aleyhine —–İcra Dairesinin —– Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğu, davalı tarafça icra takibine kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, icra takibine konu faturalardaki ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğinin, nitekim davalının itiraz dilekçesinde bu hususa itiraz edilmemiş, sadece borca itiraz edilmiş olduğunu, taraflar arasındaki C/H ekstresi, BA/BS Formu mutabakatları ve ticari defterler incelendiğinde maddi gerçeklerin ortaya çıkacağını ve iddialarının kanıtlanacağını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı şirketin vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalının en az %20 icra tazminatına mahkümiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA: Davalı Şirket vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili şirket arasında süregelen iş ilişkisinden kaynaklı olarak davacının birtakım malları teslim etmesine karşın fatura bedellerinin ödenmediği iddia edildiği, ancak müvekkili tarafından davacı tarafa birtakım ödemeler yapılmdığını, bu sebeple icra takibinde talep edilen tutara itiraz ettiklerini, müvekkili şirket aleyhine başlatılan —-İcra Müdürlüğünün—— Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi haksız olup iptali gerekmekte olduğunu savunarak, davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle,—-. İcra Müdürlüğünün —– esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın HMK 140/2.maddesi uyarınca taraflar arasında alım satım ilişkisine dayalı kurulan ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağına istinaden başlatılan takipte takip tarihi itibari ile davacının davalıdan muaccel bir alacağın bulunup bulunmadığı varsa miktarı, bu kapsamda itirazın iptali, icra inkar/kötü niyet tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında ihtilaf bulunduğu tespit edilmiştir.
Tarafların BA/BS formlarının celp edildiği, ilgili icra dosyasının mahkememiz dosyası içerisine alındığı anlaşılmıştır.
İtirazın iptali istemine konu,—-.İcra Müdürlüğünün —– esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz davacısı, borçlusunun mahkememiz davalısı olduğu; takibin 20.719,65-TL alacağın tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, davanın 12.03.2021 tarihinde 20.600,57-TL üzerinden 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz 15.03.2022 tarihli celsesinde; taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından, TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca her iki tarafın 2020 yılına ilişkin tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde mahkememizce resen seçilen mali müşavir eşliğinde bilirkişi incelemesi yapılmasına şeklinde ara karar kurulmuş olup mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 17.11.2022 tarihli raporda özetle; Bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak yapılan değerlendirme ile dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, davacı şirketin usul ve yasaya uygun tutulan ve sahipleri lehine delil olabilme niteliğine haiz ticari defterlerindeki kayıtları ve müstenidatları üzerinde yapılan incelemeler çerçevesinde; 6100 sayılı HMK’ nın 266/c. 2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir, tavsif, icra tazminatı talepleri ve taleple bağlılığın takdiri mahkemeye ait olmak üzere, davacı firmanın 20.600,57 TL asıl alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle itirazın iptali istemi ile davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; davacı firmanın, davalı şirketten faturalara dayalı açık C/H’tan kaynaklanan 20.600,57 TL asıl alacak bakiyesinin mevcut bulunduğu tespit edilmekle, davacı firmanın işbu davaya ve davanın dayandığı takibe konu edilen 20.600,57 TL asıl alacak talebinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonuç ve kanaatlerine varıldığına ilişkin rapor düzenlemiş olduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporu ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce belirlenen günde davalının defter ve belgelerini sunmadığı, davacının sunduğu defter ve belgelere göre; davacının alacak kaydına esas faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının 2020 yılında davalıya 8 adet fatura karşılığı toplamda KDV hariç 25.769,00 TL “satış” yaptığını, davalı tarafın da aynı yıl davacıdan 8 adet fatura karşılığı toplamda KDV hariç 25.769,00 TL tutarında “alım” yaptığını bağlı bulunduğu vergi dairesi
müdürlüğüne bildirdiği, BA/BS bildirim formlarında herhangi bir uyumsuzluk bulunmadığı, davalının “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine yaptığı BA beyanı nedeniyle işbu faturalar
içeriği malların davalı şirkete teslimine ilişkin karine oluştuğu, bu suretle davacının hem ticari ilişkiyi, hem de davalıya malzemeleri teslim ettiğini ispat ettiği, ispat yükünün davalıya geçtiği, davalının borcuna karşılık kısmen veya tamamen ödeme yaptığına dair bir belge sunamadığı, defter ve belgelerini inceleme gün ve saatinde hazır etmediği, icra takibine yönelik davalı itirazının haksız olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
-Davalının —- İcra Dairesi’nin —— esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 20.600,57-TL asıl alacak üzerinden aynen DEVAMINA,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 1.407,23-TL’den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 248,21-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.159,02-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 248,21-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvuru harcı, 120,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.250,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.429,30-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 9.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.