Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1011 E. 2023/280 K. 16.03.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/1011 Esas
KARAR NO: 2023/280
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 04/02/2022
KARAR TARİHİ: 16/03/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma tarafından davalı sigortalı — maliki olduğu —- tarihleri arasında geçerli olmak üzere —- nolu—- tanzim edildiği (ilgili aracın plakası —— değiştiği için zeyilname düzenlenmiştir), —- ili—– ilçesi,—— önünde; 08.08.2019 günü saat:00:30 sıralarında meydana gelen maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasında; Davalı—– maliki ve firari şahsın sürücüsü olduğu —–plakalı—– dava dışı ——-plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, bahsi geçen trafik kazasının oluş şekli ve kusur durumu hakkında ekte sunmuş olduğu trafik kazası tespit tutanağında şu tespitlerde bulunulduğunu: “Sürücüsü tespit edilemeyen —– plakalı aracıyla —– takiben —- istikametine gitmek isterken—- önüne geldiğinde aracının tekerlek kısımlarıyla nizami park halinde bulunan ——–plakalı araca sağ ön kısımlarından çarpıp sağ arka kısımlarına kadar sürtmesi sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği olay yeri incelemesi anlaşılmış olup bu kazanın oluşumunda tespit edilemeyen —–plakalı araç sürücüsünün —– asli kusurunu işlediğinden kusurlu olduğu öngörüsüne varılmıştır.” Şeklinde olduğunu, —- plakalı aracın ağır hasar almasına sebebiyet verecek düzeyde büyük bir kaza yaptığı halde olay yerine kolluk çağırmayan veya karakola gitmeyen firari sürücünün; alkollü/ehliyetsiz olduğu için tutanak tutulmasına ve tespit yapılmasına mani olmak kastıyla olay yerinden kaçmış olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, İzah edilen trafik kazası sonucunda —- plakalı araçta —– tarihli uzman eksper tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda tespit edildiği üzere 17.321,74 TL. hasar meydana geldiği, ancak aracın kaza anındaki mevcut değerinin 50.000,00 TL ve kazalı değerinin 35.500,00 TL. olduğu, bu nedenle gerçek zararın 14.500,00TL olduğu tespit edildiğini, bu nedenle izah edilen tespit gereğince hasarla ilgili olarak 14.400,00 TL. hasar
tazminatı 19.06.2020 de ilgililere ödendiğini, Bu nedenle yapılan ödemeden dolayı müvekkil sigorta şirketinin—— davalı borçluya rücu etme hakkının bulunduğunu, müvekkil sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminat bedelini davalı yandan rücuen talep etme hakkına sahip bulunduğundan, müvekkil şirket tarafından yukarıda belirtilen bu miktarın ödenmesi için —- İcra Takip dosyası aracılığı ile bir ilamsız takip başlatıldığını, davalı konumdaki borçlunun takibe haksız şekilde itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, daha sonra gerçekleştirilen arabuluculuk sürecinde de olumlu bir sonuç elde edilmediğini, yapılmış olan haksız itirazın iptali için bu davanın açma zaruretinin doğduğunu, davalının bütün mal varlığı üzerinde öncelikle teminatsız şekilde, mahkemenin aksi yönde kararı halinde ise, uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz uygulamasını talep ettiğini, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar
tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA:Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup davaya karşı yazılı savunma sunulmamıştır, duruşmaya katılan davalı yan vekili beyanında özetle; kazayı müvekkilinin yapmadığını, bu konuda tanıklarının olduğunu, müvekkilinin oğlunun olay yerini terk etmediğini, can güvenliği nedeniyle kaza yerinden ayrılmak zorunda kaldığını, kazayı yapan müvekkilinin oğlu —–duruşma salonu dışında hazır olduğunu, ayrıca arkadaşı—- duruşma salonu dışarısında hazır olduğunu, dinlenmelerini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı sigorta şirketi tarafından —– tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle dava dışı —- plakalı araç için yapılan ödemelerin davalıdan (kendi sigortalısı) rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı, 08/08/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle yapmış olduğu ödemlerin davalıdan rücuen tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyanın safahatı incelendiğinde; —– sayılı görevsizlik kararı ile —– Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmiş olmakla mahkememizde ——– sayılı numarasına tevzi edilerek yeniden yargılamaya geçilmiştir.
Görevsiz mahkemece yapılan yargılamada; davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara karar oluşturulmuş, —– üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, —— tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyetinin— tarihli raporunda özetle, ———durumlara göre: Davalı —– malik olduğu, Dava dışı firari sürücünün sevk ve idaresindeki — plakalı——-sıralarında —– ili—– ilçesi,—- Mah.— Sok. — Sitesi önünde; meydana gelen maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasında; ——–firari sürücüsü —– istikametine seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağ tarafında ters yönde park edilmiş halde bulunan —– ait —– plakalı aracın sağ ön tarafına kendi aracının sağ ön yan tarafı ile çarptığı, meydana gelen trafik kazasında Dava dışı firari sürücünün KTK’ nun 84/j,l 52/b,
67/a, 81/a,b,c,d ile Karayolu Trafik Yönetmeliğinin 152/a maddelerinde geçen kurallara uymadığı, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu kazaya sebebiyet verdiği, tamamen kusurlu olduğu, KTK nun 85. Maddesine göre işletmeci ve araç sahibi sıfatı ile Davalı —– sürücü ile müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu, Dava dışı — plakalı—- ait aracın —- ili —- ilçesi—–Mah. —- Sokağı üzeri–önünde kurallara uygun bir şekilde park ettiği, yolun görüşe müsait olduğu, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde araç malikinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, Dava konusu aracın hasarının nihai olarak 16.180 TL bedel ile onarılabileceği, aracın olay tarihindeki rayiç değerinin 50.000 TL mertebesinde, ancak aracın onarılmadığı ve pert işlemine tabi tutulduğu, hasarlı haldeki sovtaj değerinin ise 35.500 TL olduğu bu doğrultuda —— plakalı aracın hasar kaynaklı gerçek zararının (rayiç değer-sovtaj değeri ) 14.500 TL olduğu, Davacı sigortacının —- kapsamında rücu tazminat talep ve dava hakkının bulunacağı, Davacının talep edeceği maddi zararın 14.500,00.-TL. olduğu ve ödeme tarihi olan 19.06.2020 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizin 1.457,25.- TL. olacağı, kanaat olunmaktadır…” yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Sigortacı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 95/2. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Davacı sigorta şirketi, davalı —– adına kayıtlı aracın—- sigortacısı olup, kaza sırasında sigortalı aracı kullanan kişinin olay yerini terk ettiğini, alkol durumunun belirsiz olduğunu ileri sürerek poliçe kapsamında ödediği tazminatı sigortalıdan rücuan tazmini talebinde bulunmuştur. —- maddesinde sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği haller düzenlenmiş olup, rücu hakkının doğduğunun ve maddede sayılan bu hallerin mevcut olduğunu ispat yükü davacı sigorta şirketine aittir. Davacı vekili dava dilekçesinde rücu nedeni olarak sürücünün firar ettiğini belirtmiş olup sürücünün olay yerini terk etmesi sigortacıya rücu hakkı vermez. Sigorta şirketinin somut delillerle genel şartlar —– maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Davacı sigorta şirketi, ——– genel şartları uyarınca, sürücünün ehliyetsiz olduğunu veya alkollü bulunduğunu somut delillerle kanıtlaması, buna göre araştırma inceleme yapılması gerekir. ————– Karar sayılı kararında “Kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davalı sigortacıda bulunsa da; somut olayın özellikleri ve bilhassa davacıya ait aracın sürücüsü olduğu savunulan —–, can güvenliği nedeniyle olay yerinden ayrılmak zorunda kalmış olsa dahi en kısa sürede ilgili kolluk birimine başvurması gerekirken bunu yapmadığı, kazadan 4 gün sonra kolluk birimlerine başvurduğu, kazanın oluş biçimi ve meydana geldiği saat gözetildiğinde; haklı sebeple olay yerini terkin ötesine geçen bir durum bulunduğu ve sürücünün kaza anında alkollü olmadığını ispat yükünün, davacı sigortalıya geçtiğini kabulün zorunlu olduğu açıktır.
Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin gözönünde tutulması gerekir. Bu itibarla da, somut olayın özellikleri gereği, davacıya ait araç sürücüsünün kaza anında alkollü olmadığı ve zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat yükünün, davacı sigortalıya geçtiği dikkate alınarak; davacının bu konudaki delillerini sunmasının sağlanması, bu husustaki davacı delillerinin toplanmasından sonra, ispat yükümlülüğünün yerine getirilmiş olup olmamasına göre, zararın teminat kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeyle, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir” belirlemesinde bulunmaktadır.
Somut olay bakımından değerlendirme yapıldığında, kural olarak kaza sebebiyle oluşan zararın teminat kapsamı dışında olduğunu ispat yükü davacı-sigortacıya aittir. Ancak dava konusu kazaya ilişkin deliller, alınan bilirkişi raporu ve davacı beyanları dikkate alındığında davalı-sigortalının kaza gerçekleştikten sonraki ihbar yükümlülüğünü usulüne uygun yerine getirmediği, davacı tarafından ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesine ilişkin olarak herhangi bir gerekçenin ileri sürülmemesi sebebiyle davalı-sigortalının iyiniyetli sayılmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiş, ispat yükünün davalı-sigortalı üzerine geçtiği kanaatine varılmıştır. Başka bir deyişle, eldeki dava da rizikoya konu zararın teminat kapsamında olduğunun ispat yükü davalı-sigortalıdadır.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; ispat yükünü üzerine alan davalı tarafından işleteni olduğu otomobilin sürücüsü —— maddesine aykırı davranan davalının, aracın uyuşturucu madde veya ——– belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılmadığını ve aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılmadığını yöntemince ispatlayamadığı, bu yönde davalı tarafından sunulmuş herhangi bir delilin olmadığı nazara alınarak davacının rücuen tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı tarafından talep edilen işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacının işlemiş faiz alacağının basit bir hesaplamayı gerektirdiği değerlendirilmiş, mahkememizce aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir;
İşlemiş faiz talebi yönünden;
Faiz İşletilen Süre: 9 ay 10 gün
Faiz İşletilen Tutar: 14.500,00 TL
Faiz Oranı: %————–
Faiz Tutarı: 1.392,40 TL
Ödenecek Toplam Tutar: 15.892,40 TL Bilgi: 19.06.2020 ve 29.03.2021 arasındaki 183 gün için faiz uygulanmıştır.
Davacının dava konusu hasar ödemesi için talep edebileceği işlemiş faiz miktarının 1.392,40-TL olduğu, fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış, anılan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, davalının —– sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, 14.500,00-TL asıl alacak, 1.392,40-TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. —-Yukarıda açıklanan gerekçelerle dosyaya konu alacağın yargılamayı gerektirmesi sebebiyle alacağın likit olmadığı anlaşıldığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
-Davalının —— sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile, 14.500,00-TL asıl alacak, 1.392,40-TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA,
-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli karar harcı 1.085,61-TL’den davacı tarafça yatırılan 192,79-TL peşin ile icra dosyasına yatırılan 79,81-TL harç olmak üzere toplam 272,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 813,01‬-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 192,79-TL peşin ile icra dosyasına yatırılan 79,81-TL harç olmak üzere toplam 272,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 103,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.400,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.595,2‬0-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 2.583,80-TL’sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 800,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 796,49-TL’sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 3,51-TL’nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 9.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 70,11-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/03/2023