Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1055 E. 2023/457 K. 30.05.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/1055 Esas
KARAR NO:2023/457
DAVA:Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:27.12.2022
KARAR TARİHİ:30.05.2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili tarafından mahkememize gönderilen dava dilekçesinde özetle; Davacılarca kurulan ————davalı şirket arasında — sözleşme numaralı alt yüklenici sözleşmesi imzalandığı, işbu alt yüklenici sözleşmesinin müvekkillerine ait adi ortaklık tarafından —————-ihale kayıt numarası ile girilen ihalenin kazanılması ve idare ile 05.03.2020 tarihinde imzalanan ana sözleşmede belirtilen işlerin; tüm inşaat, mekanik ve elektrik işlerinin tamamının yapılması amacı ile imzalandığı, taraflar arasında imzalanan alt yüklenici sözleşmesi dolayısıyla işin başlama tarihi 01.06.2020 ve bitim tarihi 01.06.2021 olarak belirlenmiş olduğunu, davalı taşeron şirketin müvekkilleri ile———–arasındaki ana sözleşmeye ve iş programına aykırı hareket ettiğini, iş programının oldukça gerisinde kaldığını, kasım ayına kadar yapılması gereken imalat karşılığı müvekkillerinin idareden alabileceği hak ediş tutarı toplamda 6.817.661,82 TL olması gerekirken, belediye tarafından verilen ——— nolu hak ediş raporuna göre 30.09.2020 tarihi itibariyle 1.313.979,36 TL’lik imalat yapıldığı tespit edilmiş olup idare tarafından müvekkiline bu miktarda hak ediş ödemesi yapılabildiği, aradaki farkın azımsanacak bir miktar olmayıp 5.503.682,46 TL’lik eksik imalat ve eksik hak edişin olduğunu, bu halde gelinen noktada Kasım ayına kadar yapılacak olan işin yaklaşık olarak sadece 1/6’sının yapıldığının, bunun yanı sıra davalı tarafça ——– aylarında herhangi bir imalat yapılmamış olduğu, davalının işi yarım bıraktığı ve süresinde teslim etmesinin mümkün olmadığından sözleşmenin feshedildiği, davalı taşeron şirketinin işi yapmada geciktiği ve imalatların iş programının çokça gerisinde kaldığının, bu hususta 08.12.2020 tarihinde delil tespiti yapılmak üzere başvurulmuş olduğu, ——– dosyası ile ana sözleşme ve alt yüklenici sözleşmesi dolayısıyla yapılan ve yapılmayan işlerin ve bedellerin tespiti, yapılan işlerin projeye uygun olup olmadığının tespiti, belediye tarafından verilen iş programına uyulup uyulmadığının tespiti ve davalının sözleşmeye göre işin bitim tarihi olan 01.06.2021 tarihinde kadar süresi içerisinde işi bitirip bitiremeyeceğinin belirlenmesi talep edildiği, ilgili raporda davalı taşeron firmanın 10.000.000,00 TL’lik işin sadece 1.213.300,00 TL’lik kısmını tamamlayabildiğini, tamamlanan kısmın iş programının oldukça gerisinde olduğunun, davalı tarafından işin süresinde tamamlanamayacağının kesin hale geldiğini, davalı tarafa ——–tarihli ihtarnamesi gönderilmek suretiyle; iş programının çokça gerisinde olduğu ve 3 gün içerisinde işe başlanması ve eksik yapılan işlerin tamamlanması ihtar edildiği, ihtarnamenin ——— tarihinde davalı şirkete tebliğ edilmiş olduğu, verilen 3 günlük sürenin sonunda halen işe başlanmadığının,. bu hususta sözleşmenin 7. maddesinde belirtildiği ve davalıya ihtar edildiği üzere şantiye şefi tarafından işe başlanmadığı tutanak altına alındığı, işbu hususta; davalı tarafından herhangi bir imalat yapılmadığından, tebliğden itibaren hazırlıklara dahi başlanmamış olduğundan ve başlansa dahi iş programına yetişmenin mümkün olmadığı açıkça tespit edildiğinden — ile sözleşmenin feshedildiğine davalıya bildirildiğini, değişik iş raporunda tespit edilen hususun davalı tarafından yapılan işin bedelinin 1.213.300,00 TL olduğu, davalı tarafından ise müvekkiline işbu yapılan işe ilişkin 1.519.900,00 TL’lik fatura kesildiği, alt yüklenici tarafından yapılan iş ile kesilen fatura arasında dahi fahiş oranda bir fark bulunduğu, bunun yanı sıra davalı alt yükleniciye müvekkili tarafından toplamda 2.310.000,00 TL bedelli 21 adet çek verildiği, bu çeklerden toplamda 630.000,00 TL bedelli 6 adet çek yönünden menfi tespit davası ikame edildiği, akabinde menfi tespit davasına konu edilen çeklerin büyük bir kısmı ödenmek zorunda kalındığından istirdat davsına dönüşmüş olup ilgili davanın ———- dosyası ile derdest olduğu, menfi tespit davasına konu edilmeyen çekler açısından bakıldığında davalıya halihazırda 1.680.000,00 TL’lik ödeme yapıldığı, bu açıdan müvekkilleri tarafından 466.700,00 TL fazla ödeme yaptığının, işbu açıdan müvekkilleri tarafından yapılan fazla ödemenin iadesini talep ettiğini, ———dosyasından alınan bilirkişi ek raporunda da davalının imalatların bedeli, değişik iş dosyası kapsamında tespit edilen miktar olarak belirlenmiş olduğu, müvekkilinin fazla ödeme yaptığı sabit hale geldiği, davalı tarafın, sözleşmenin feshinden ve bahse konu menfi tespit davası ikame edildikten sonra, ek imalat yaptığı iddiası ile; ————– tutarındaki faturaları düzenlediğini, müvekkillerinin muhasebecisinin mail adresine gönderdiğini, davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak verilmeyen hizmete ilişkin düzenlenen ilgili faturalara ——- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiği, davalı tarafın işbu faturalara dayalı olarak bahsi geçen menfi tespit davası kapsamında alacak iddiasını ileri sürmüş olduğu, dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde, davalının fatura kesmek suretiyle alacak iddiasında bulunduğu hususlarda ispata yarar bir delil sunulmadığı gibi, keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde de davalının eksik imalat yaptığı tespit edildiğini, sözleşmeye aykırı olarak hareket eden, inşaatı ve imalatı yarım bırakan, çekleri faktoring firmasında olan ve aleyhinde birçok icra takibi bulunan davalı firma açısından; işbu davanın kabulü halinde müvekkillerinin alacağının tahsili açısından geri dönülmez sonuçların oluşmaması adına ve özellikle müvekkilleri milyonlarca lira zarara uğratan, ticari itibarının zedelenmesine yol açan ve sektörde tutunması hayli zor olan davalının işbu yargılamanın sonuna değin batması, iflas etmesi, konkordato ilan etmesi ya da şirketin içinin boşaltılarak şirket yetkililerinin de kayıplara karışması çok muhtemel olduğu, davalı şirketin mal kaçırma girişiminde bulunduğu müvekkillerince haricen öğrenildiği, ihtiyati haciz talep etmek hali zaruri olduğunu, işbu hususta davalı firma açısından; müvekkillerinin alacağının para alacağı olması nedeniyle davalının —— sistemi üzerinden adına kayıtlı araç ve taşınmazlar sorgulanarak işbu malvarlıkları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi açısından öncelikle teminatsız olarak ancak mahkeme aksi kanaatte ise makul bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini sayın mahkemeden talep etttiklerini, açıklanan nedenlerle; her türlü dava açma, beyan ve talepte bulunma fazlaya dair tüm haklarının saklı kalması kaydı ile; davanın kabulüne; davalı firma açısından; müvekkillerinin alacağının para alacağı olması nedeniyle davalının ——– sistemi üzerinden adına kayıtlı araç ve taşınmazlar sorgulanarak, işbu malvarlıkları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi açısından öncelikle teminatsız olarak ancak mahkeme aksi kanaatte ise makul bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesine, müvekkilleri tarafından davalıya yapılan ödemelerin, davalı tarafından yapılan işe oranla fazla olduğu sabit olduğundan fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı kalmak kaydı ile 466.700,00 TL’nin ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkillerine ödenmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep ettikleri görüldü.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında, davalı yanın ——– akdettiği sözleşmeye binaen 01.06.2020 tarihinde ————– yüklenicilik sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirket edimini ifa etmeye başladığı, davacı yanın edimini gereği gibi ifa etmeyerek süresinde yer teslimi yapmadığını, sözleşmede kararlaştırılan ödeme planına uymadığını, anlaşma hilafına davalı müvekkiline nakdi hiçbir ödeme yapmadığı, çek vasıtasıyla yapılan ödemelerde de ileri vade tarihli çekler keşide edilerek davalı müvekkili şirketin finansal yapısını bozduğunu, bu hususta; davacılara yapılan sözlü uyarılardan bir sonuç alınamadığı gibi aynı anda——– yevmiye no.lu ihtarnamesi keşide edilerek işin yapılması davalı müvekkili şirketten talep edildiğini, davacı yanca, davalı müvekkili şirkete karşı ihtarnameyi keşide ederek işe devam etmesi talep edilirken, aynı tarihli dilekçesiyle ——– sayılı dosyası üzerinden de delil tespiti talep ederek inşaatın keşif tarihi itibariyle yapılan işin bedeli tespit edilmiş olup, tarafımızca yasal süresi içerisinde mezkur rapora itiraz edildiğini, taraflarınca dayanak ihtarnameye karşılık olarak ——— yevmiye numaralı cevabi ihtarnamede; “…ödeme planına uyulmadığı, bu hususun finansal sorun yarattığı, davacı tarafça 10.11.2020 tarihi itibariyle işin durdurulması için yine davacı yanca ——– yevmiye no.lu vekaletnamesiyle tayin ettiği vekilin talimatıyla davalı şirketin şantiyedeki malları şantiye sahasında kalarak şantiyenin boşaltılmasının istendiği, bu aykırılıkların giderilmesi, aksi halde şantiye sahasının terk edileceği…” bildirildiğini, aykırılıkların giderilmemesinin yanında davalı şirketin davacılar vekilinin de baskısı suretiyle 15.12.2020 tarihinde şantiyeyi olduğu gibi vekile teslim ederek şantiyeyi terk ettiği, davacı yanın dayanak sözleşmeyi feshetmeden, davalı müvekkilin yapmış olduğu işin karşılığı olarak davacı tarafından verilmiş olan ——-dosyasıyla menfi tespit davası ikame edildiği, davacı yanın dava dilekçesinde zikrettiği dava konusu sözleşmeyi feshettiği iddiasına dayanak —– yevmiye no.lu ihtarnamesiyle esasında taraflar arasında akdedilen başka bir sözleşmeyi feshettiğini bildirdiklerini, dava dilekçesinde zikredildiği üzere, davacı yanca davalı şirkete karşı——–dosyası üzerinden ikame edilen bir menfi tespit davası da bulunduğu, her iki dava arasındaki hukuki ve fiili irtibat hali dikkate alınarak HMK madde 166 gereğince eldeki davanın anılı dava dosyasıyla birleştirilmesini talep ettiklerini, hak ediş raporlarına göre davalı müvekkilinin bitirmiş olduğu işler uyarınca kendisine ödenmesi gereken ücretin 1.586.481,86-TL olarak tespit edildiği, davalı müvekkili şirketin söz konusu hak edişlere istinaden davacılara 5 faturayla 1.709.900,00-TL’lik fatura kesildiği, bunun yanında; davalı şirket tarafından davacıların talebi üzerine ek işler yapıldığı, söz konusu ek işler nedeniyle davalı müvekkili tarafından ——- bedelli fatura düzenlendiği, sözleşmenin haksız ve hukuka aykırı feshinden sonra davalı şirketin sözleşmedeki işin ifası amacıyla alınan malzemelere ilişkin olarak kesmiş olduğu faturayı davacı yana gönderdiğini, ancak davacı tarafından ——– yevmiye numaralı ihtarnamesiyle işbu faturalara ve münderecatına itiraz edildiğini, davacının haksız fesihten sonra şantiye sahası içerisinde davalı müvekkiline ait beton, demir kalıplarını, plakları, alçı panoları vb. malzemeleri kullanmaya devam ettiği, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesinden sonra davacı tarafından kullanılmaya devam edilen ve bedeli davalı müvekkiline ödenmemiş olan malzemelere ilişkin olarak toplamda 459.399,96-TL tutarında faturalara konu mallar davacı yana bırakıldığı, davacı yanın imzası bulunan hak ediş raporlarında davalı müvekkilinin 1.586.481,86-TL tutarında hak edişinin olduğu , davacının talebiyle yapılan ek işler doğrultusunda hak edişlere dayanak faturalara bedellerinin toplamda 1.709.900,00-TL olduğu, yine davalı müvekkili tarafından ek işler yapıldığı ve bu ek işler için işbu dilekçe ekinde bulunan 05.12.2020 tarihli 141.600,00-TL fatura kesildiği, davalı müvekkilinin işin yapımında kullanılan ve halen daha davacı tarafın zilyetliğinde bulunduğu sabit olduğu ve bedeli davacı tarafından ödenmediği, 459.399,96-TL faturanın da bulunduğu dikkate alındığında toplam 2.310.899,96-TL tutarında davalı müvekkilinin davacı taraftan alacaklı olduğu ve davalı müvekkilin borçlu değil bizzat alacaklı olduğunun, davacı tarafından işbu davayla; davalı müvekkiline 466.700,00-TL fazla ödeme yapılmış olduğu iddia edilmişse de, kabulü mümkün olmamakla beraber, davalı müvekkili tarafından davacıların talebiyle yapılmış olan ek işler nedeniyle düzenlenmiş olan 141.600,00-TL ve 459.399,96-TL bedelli faturalar nedeniyle davalı müvekkilinin alacaklı bulunması nedeniyle, davalı müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğu toplam 600.999,96-TL nedeniyle takas mahsup definde bulunmaları gerektiği, anılı sözleşmeye göre işe başlama tarihi 01.06.2020, işin bitimi tarihi ise 01.06.2021 olarak belirlendiği, “Yer Teslim Tutanağı” başlıklı, her iki tarafça imza altına alınan belgeyle sabit olduğu üzere davacı tarafından 09.06.2020 tarihinde yer teslimi yapılmış ve bu tarih itibariyle davalıca işe başlandığı, henüz sözleşmeye konu işe başlanmadan davacı tarafın kusuru sebebiyle 9 günlük gecikme yaşandığı, davacının temin edilen malzemeler için hiçbir nakit ödeme yapmadığı gibi yeni imalatların yapılabilmesi adına da davalı şirketin taleplerine ve uyarılarına rağmen edimini ifada direndiğini, dayanak sözleşmeye göre hak ediş raporlarına müteakip davalının hesabına ödeme yapma borcu altında olan davacı yan borcunu ifada temerrüde düştüğü, davacı yanın sözleşmede kararlaştırılan ödeme planına aykırı davrandığı ve nakit akışını bozarak davalı müvekkilinin edimini ifa etmesini güçleştirdiğini, çeklerin vadeye sebep olacak şekilde ileri tarihli düzenlenmesi sebebiyle imalatın aksamasından davalı alt yüklenici müvekkilinin sorumlu tutulması işbu sözleşme maddesine aykırı olduğunu, davalı müvekkilinin yaşadığı likidite problemine rağmen işi durdurmak yerine olabildiğince işin devamlılığı sağladığını, davalı müvekkili nezdinde çalışan işçilerin anılı tarihlerde ————-şantiye alanında çalıştığı ücret bordrolarında görüldüğünü, davacı yanın sözleşme gereği davalı müvekkiline ödemekle yükümlü olduğu bedel tespit edilirken ——— aylarında yapılan işlerin de dahil edilmesi gerektiğini, davacı tarafından ekim, kasım aylarında herhangi bir imalat yapılmadığının iddia edilmesine karşın yine aynı tarihlerde işin işleyişine yönelik direktifler verilmesinin, plan ve projelerin gönderilmesinin, mailleşmelerin normal seyrinde ilerlemesinin tutarsızlık barındırdığını, davacı tarafından işbu dava haksız ve kötüniyetli şekilde ikame edilmiş olduğu, öncelikle davalı müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcu olmadığından işbu davanın reddine, aksi durumda; davalı müvekkili tarafından davacıların talebiyle yapılmış olan ek işler nedeniyle düzenlenmiş olan 141.600,00-TL ve 459.399,96-TL bedelli faturalar nedeniyle davalı müvekkilinin alacaklı bulunması nedeniyle, davalı müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğu toplam 600.999,96-TL nedeniyle takas mahsup defilerinin dikkate alınarak, açıklanan nedenlerle; davacı yanca davalıya karşı ———–üzerinden ikame edilen bir menfi tespit davası da bulunmakta olup, her iki dava arasındaki hukuki ve fiili irtibat hali dikkate alınarak HMK madde 166 gereğince eldeki davanın anılı dava dosyasıyla birleştirilmesine, davalı müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcu olmadığından işbu davanın reddine, aksi durumda; davalı müvekkili tarafından davacıların talebiyle yapılmış olan ek işler nedeniyle düzenlenmiş olan 141.600,00-TL ve 459.399,96-TL bedelli faturalar nedeniyle davalı müvekkilinin alacaklı bulunması nedeniyle, davalı müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğu toplam 600.999,96-TL nedeniyle takas mahsup defilerinin dikkate alınarak yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasındaki uyuşmazlığın——— sözleşme numaralı alt yüklenici sözleşmesi kapsamında davacının davalıya fazla ödeme yapıp yapmadığı varsa miktarının tespiti isteminden ibarettir.
——— esas sayılı dava dosyasının ——- üzerinden mahkememizce incelenmiştir.
HMK 166. maddesi davaların birleştirilmesi hususunu düzenlemektedir. HMK 166/4 maddesinde; davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda davalar arasında fili ve hukuki bağlantı bulunduğu, 166/1 maddesi gereğince de yargılamanın her aşamasında talep üzerine veya mahkemece ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebileceği, yukarıda açıklanan nedenle davaların birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi gerekse delillerin birlikte değerlendirilmesi ve birbiri ile çelişmeyen hükümlere ulaşılması yanında yargılamanın hızı ve bütünlüğü açısından yarar ve zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla; ——- esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacılarının mahkememiz dosya davacıları, davalısının mahkememizde görülmekte olan davanın davalısı ile aynı olduğu, davalar arasında irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek davanın diğer davayı da etkileyebileceği, mahkememize yetkisizlik kararı ile gelen dosyada davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde birleştirme talebinde de bulunduğu dikkate alınarak iş bu dava dosyasının HMK.166/2.maddesi gereğince —– esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin bu dava dosyasının———-esas sayılı dosyası ile HMK nun 166. maddesi uyarınca BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Yargılamanın —– dosyası üzerinden devam etmesine,
3-Birleştirme nedeniyle bu dosyanın esasının kapatılmasına,
4-Yargılama harç ve giderlerinin birleştirilen dosyada hükümle birlikte değerlendirilmesine,
İlişkin olarak, taraf vekillerinin yüzlerine karşı nihai kararla birlikte istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 30.05.2023