Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/822 E. 2023/409 K. 11.05.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/822 Esas
KARAR NO: 2023/409
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:11/07/2016
KARAR TARİHİ:11/05/2023

—- maddesine göre— adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız —– Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde, 13.10.2013 tarihinde—- yakınlarında meydana gelen trafik kazası sonucu, Davalılara —- plakalı araç ile — plakalı aracın çarpıştığını, kaza sonucu —- plakalı araç sürücüsü —– plakalı araç içerisinde bulunan —–ağır şekilde yaralandıklarını, Trafik kazası tespil Tutanağına göre, her iki araç sürücüsünün de kazanın oluşumunda kusurlu olduklarını, — plakalı aracın —-de davalı —–nezdinde tanzim edilmiş olup, numarasının — olduğunu, — plakalı aracın —- de davalı—- nezdinde tanzim edilmiş otup. hasar dosya numarasının —- olduğunu, müvekkili —- kaza sonucunda ağır yaralandığını, kazada aldığı darbe sonucunda omurgasında kalıcı sakatlık meydana geldiğini, ilk müdahalenin—–yapıldığını,—– ——raporuna göre her ne kadar %8 oranında özre sahipse de, bu rapöru yeterli görmediklerini, ——— tamamen ortadan kaldırdıdını müvekkilinin rahatsızlığının gerçek boyutunun Sayın Mahkeme tarafından —— aldırılacak rapor sonrasında ortaya çıkacağını, beden gücü kaybı, çalışamadığı günler İçin kazanç kaybı, vs. Maddi zararların oluştuğunu, bu zararı sadece —— plakalı araç sürücüsünün kusuru oranında talep ettiklerini, müvekkili —– kaza sonucunda ağır yaralandığını, uyluk kemiğinin zarar gördüğünü, vücudunun bir kısım yerlerinden yara aldığını, kazadan sonra İlk müdahale ve tedavisinin—– yapıldığını, Özürlü sağlık kurulu raporuna göre her ne kadar %12 oranında özre sahipse de, raporu yeterli görmediklerini, kaza sonrası psikolojik rahatsızlığının sosyal yaşamını tamamen ortadan kaldırdığını, müvekkilinin rahatsızlığının gerçek boyutunun Sayın Mahkeme tarafından ——–aldırılacak rapor sonrasında ortaya çıkacağını, beden gücü kaybı, çalışamadığı günler için kazanç kaybı, vs. maddi zararların oluştuğunu, bu zararları tüm davalılardan müştereken ve mütesselsilen talep ettiklerini beyanı ile, trafik kazasından kaynaklı bedensel zarar nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 6100 sayılı Yasa’nın 107. Maddesine göre belirlenecek maddi tazminat miktarına ileride artırmak kayıt ve koşulu ile şimdilik; — için 1.000.-TL maddi tazminat bedelinin davalılardan sadece — kendisine sigortalı —-araç sürücüsünün kusuru oranında olay tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini,——- maddi tazminat bedelinin tüm davalılardan müştereken ve mütesselsilen olay tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de davalılardan müştereken ve mütesselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

ll. SAVUNMA:Davalı —- cevap dilekçesinde, —plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde —tarihleri arasında geçerli olmak üzere — sayılı —— teminat altına alındığını, kaza tarihi itibarıyla kişi başına sakatlanma ve ölüm teminat limitinin 250.000 TL ile sınırlı olduğunu, 13.10.2013 tarihinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı —– plakalı araç ile —-plakalı aracın çarpışması sonucunda —- plakalı araçta sürücü konumunda bulunan — ve yolcu konumunda bulunan —— malul kalması nedeniyle maluliyet tazminatı amacıyla, müvekkili şirket nezdindeki trafik sigorta poliçesi kapsamında maluliyet tazminatının tahsili talebiyle huzurdaki dava ikame edilmiş ise de haksız talebin reddinin gerektiğini, sayın davacılar vekili tarafından kazaya sebebiyet veren araç sürücüsünün kusur oranına ilişkin geçerli bir rapor ibraz edilmediğini, trafik sigortası sigortalı aracın sürücüsünün üçüncü kişilere verdiği maddi zararın poliçe limitleri ve sigortalının kusuru oranında tazmini amacı ile oluşturulmuş bir sigorta türü olduğunu, somut olayda da müvekkili şirketin sorumluluğunun belirlenebilmesi için öncellikle kazaya karışan araç sürücüsünün kusur durumunun tespitinin gerektiğini, bu sebeple, huzurdaki davada sigortalı araç sürücüsüne atfedilecek kusur bulunmadığı takdirde davanın müvekkili şirket yönünden reddini, sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmesi halinde ise kusur oranında hüküm kurulmasını talep ettiklerini,davacıların Daimi Maluliyet Durumunun Tespiti——— Gerektiğini, daimi maluliyetin varlığından söz edebilmek için tıbbi tedavinin sona ermesi ve daimi malüliyetin kali surette tespitinin gerektiğini, davacılar vekilinin dava dilekçesinde de beyan ve lalep ettiği üzere, zarar görenin sakatlık oranımı gösterir mevzuata uygun bir rapor mevcut olmadığından bahisle,——– alınması gerektiğini, zarar gören davacıların özür oranının tespitinden sonra tazminat hesabı için——- bilirkişi görevlendirilmesini talep ettiklerini, söz konusu tazminat hesaplaması yapılırken ——– uygulanması gerektiğini, bu —- uyulmasının sigorta şirketleri bakımından zorunlu olduğunu, dasyada bilirkişi incelemesi yapılacak olduğu takdirde hesaplamada —- sayılı Genelgesi gereğince ——- oranında teknik faiz de uygulanması gerektiğini, bu nedenlerle sayın mahkemece huzurdaki dosya için uzman aktüer bilirkişilerce hesaplama yapılmasını, yapılacak hesaplamada, hesaha esas teşkil edecek bilgilerin ve davacıların kazanç durumunu gösterir belgelerin——– tartışmasız şekilde ispat edilmesi zorunlu olduğundan ve davacının aylık gelirine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığından bahisle asgari ücret baz alınarak tazminat hesabına gidilmesini, söz konusu belgeler mahkeme dosyasına geldikten sonra dosyanın aktüer bilirkişisine verilmesini talep ettiklerini, ——Tarafından Davacılara Ödenmiş veya Ödenen Rücuya Tabi Tazminat Miktarının Teşpit Edilerek Müvekkili Şirket Tarafından Ödenecek Tazminattan Mahsup Edilmesi gerektiğini, müvekkili Şirketin geçici iş göremezlik tazminatından kaynaklanan sorumluluğunun bulunmadığını,—- Tarihinde Yürürlüğe Giren ———- başlıklı —— bendinde hüküm altına alındığı üzere, davacı vekilinin iş gücü kaybından ve bakıcı giderlerinden doğan zararının tazmini talebinin müvekkili şirket yönünden reddinin gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ile sırırlı olduğunu, yapılacak yargılama neticesine aleyhe hüküm kurukması halinde, müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle maluliyet hallerinde —– teminat limiti ile şınırlı olduğunu,—– tarihinde meydana geldiği belirtilen kazaya ilişkin sakatlanma halinde teminat limitinin kişi başına 250.000 TL ile sınırlı olduğunu, aleyhe karar verilmesi durumunda müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihindeki poliçedeki teminat İimitini aşamayacağını, —–göre müvekkili şirketin sorumluluğunun hem asıl alacak ve hem de avukatlık ücreti, yargılama giderleri ve harç açısından bu imitle oranlı olarak sınırlandırılması gerektiğini, ——ilamının da bu doğrultuda olduğunu, davacı tarafın olay tarihinden itibaren avans faiz talebinin haksız olduğunu, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, davacılar vekili tarafından maluliyet tazminatının olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep ettiklerini, müvekkili şirket aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilmesi gerektiğini, davacılar tarafından müvekkili şirkete huzurdaki davadan evvel başvuruda bulunulmuş ise de, —- tarihinde meydana gelen kaza ile sakatlık arasında illiyet bağı tespit edilemediğini, hal böyle iken, müvekkili şirketin temerrüdünden söz edilemeyeceğini, ayrıca davacı vekilinin avans faizi isteminin reddinin gerektiğini, bu nedenle müvekkili şirket aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilmesi gerektiğini beyan ile, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini, Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı —-cevap dilekçesinde, Dava dilekçesinde bahsi geçen— plaka sayılı aracın, müvekkili şirkete. —- tarihleri arasında —–sigortalı olduğunu, işbu dava ile yolcu —- tarihinde geçirmiş olduğu kazada yaralanmış olmasından bahisle tazminat talep edildiğini, davacı taraf —– yönünden müvekkili şirketten bir tazminat talebi olmadığını, sayın mahkemenin aksi bir kanaatte bulunmasına mahal vermemek amacıyla sigortacının sorumluluğundan söz edebilmek için zorunlu trafık sigortası yapılan aracın üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazaya karışması ve bu kazada sigortalı araç işleteninin sorumluluğunun bulunması gerektiğini, zorunlu trafik sigortasının, araç işletenin üçüncü kişilere verdiği zararlardan doğan sorumluluğunu sigorta güvencesi kapsamına aldığını, davacı, sürücü olduğu kazada işleten sıfatıyla üçüncü kişi olmadığı gibi kendi üzerinde alacaklılık ve borçluluk sıfatı birleştiğinden, borç sona ereceğinden, aracın işleteninin kendi sorumluluğunu üstienen —– talepte bulunmasının mümkün olmadığını, yani, bu olayda davacı—–, aracın işleteni olarak trafik sigortacısından talepte bulunmasının mümkün olmadığını, davacı taraf —— yönünden kazazedenin geçirdiği trafik kazası ile iddia edilen özür oranı araşında hiçbir illiyetmedensellik bağı bulunmadığını, meydana gelen trafik kazası sonucu %12 oranında maluliyete uğrayan davacının söz konusu trafik kazasına bağlı olarak malul olduğundan bahisle şirkete başvuruda bulunduğunu, başvurunun değerlendirilmesi amacıyla —— maluliyet olayı ile trafik kazasının İlliyet bağına ilişkin medikal rapor alındığını, söz konusu medikal raporda trafik kazası ile maluliyet olayı arasında nedenselllik-illiyet bağı olmadığdının belirtildiği, dosyaya İbraz olunan ——-raporunun hükme esas alınamayacağını, kaldı ki konu dosyaya ilişkin sağlık raporunda maluliyetin hangi nedene bağlandığı, trafik kazası ile maluliyet olayı arasında Nedensellik bağı olup olmadığı açıkça ortaya konmadığını, tüm bu sebeplerden dolayı rapora itiraz ettiklerini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminalların mahsubu gerektiğini, davacının, kaza tarihinden itibaren faiz istemesinin yasaya aykırı olduğu gibi şirketin yalnızca yasal faizden sorumlu olabileceğini beyan ile, davacı—– yönünden işleten sorumluluğundan dolayı müvekkili şirketten bir talepte bulunamayacağını, davacı —– yönünden geçirdiği trafik kazası ile iddia edilen özür oranı arasında illiyet-nedensellik bağı bulunmamasından davanın tümden reddini, davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağının ve maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, davacının davasının ispatı halfinde, müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasını. olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti acısından ayrı ayrı poliçe İimiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücrelinin davacı tarafa tahmilini, talep etmiştir.

lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık; 13/10/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıların yaralandığı olayda, davalıların kusurunun ne olduğu ve maddi zararın ne olduğu ve tahsili gerekip gerekmediği hususundadır.
Haksız Fiile İlişkin Kusur Sorumluluğu Yönünden Yapılan Değerledirmede;
—-tarihinde, saat 12:50 sıralarında davacı sürücü —– plaka sayılı otomobil ile yerleşim yerinde gündüz vakti orta ayırıcı ile bölünmüş yolda — istikametinden —- istikametine seyir halinde iken olay yeri kavşak mahalline geldiğinde otomobilin sol yan ön köşe kısımları ile, istikametine göre sol taraftan bölünmüş yola çıkarak —- istikameti yol bölümünü karşıdan karşıya geçip orta ayırıcı kısım arasındaki boşluğu kullanarak —- istikameti yol bölümüne katılmaya çalışan (Davalılardan —- sigortalı) dava dışı sürücü — yönetimindeki—— sağ yan-ön köşe muhtelif kısımlarının çarpışması sonucu, yaralanma neticelenen dava konusu olay meydana geldiği,Olay kapsamında aldırılan —- tarihli kusur raporunda, Davacı sürücü (— sigortalı — plaka sayılı — sürücüsü) —– (Yüzde Yirmibeş) oranında kusurlu olduğu,
Dava dışı sürücü (—- plaka sayılı kamyonet sürücüsü)—— (Yüzde Yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu,Davacı yolcu —- kuşursuz olduğu, hususunda belirlemeler mahkememizce yerinde görülerek kusur raporu hükme esas alınmıştır.
Maddi Tazminat Talepleri Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
6098 sayılı TBK’nun bedensel zarar başlıklı 54. Maddesinde “Bedensel zararlar” ;
-Tedavi giderleri,
-Kazanç kaybı,
-Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar,
-Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, olarak belirtilmiştir.
Bedensel zarara uğrayan kişiler tamamen veya kısmen çalışamamalarından ve ileride ekonomik yönden uğrayacakları yoksunluklardan kaynaklanan zarar ve ziyanlar olan geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları haksız fiil sorumlularından isteyebilirler.
Bu kapsamda, davacının haksız bir fiil olan trafik kazası kapsamında uğradığı bedensel zararlara maddi tazminatları, TBK madde 49 ve 54 hükümlerine göre davalı taraftan isteyebilecektir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybı nedeniyle zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla ———– nazara alınarak yetkili kuruluştan rapor aldırılmıştır.
Dosyada mübrez ——- raporlarında, davacıların sürekli iş göremezlik zararlarının bulunmadığı,Davacı —–3 ay geçici iş göremezlik, Davacı ——– 15 gün geçici iş göremezlik zararı bulunduğu tespit edilmiştir.
Kusurun ve maluliyetin tespitinden sonra zararın hesaplanması için hesap bilirkişisiden rapor aldırılması gerekmişse de davacı yanca, bu bilirkişi ücreti yatırılmayacağı mahkememize bildirilmiştir.
Bu kapsamda mahkememizce resen bir hesaplama yapılmış, davacının 500 TL tutarındaki geçici iş göremezlik taleplerinin miktar yönünden yerinde olduğu anlaşılmakla;
Sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinin, kalıcı maluliyet bulunmadığından reddine,
Geçici iş göremezlik tazminatı talebinin, 500 TL yönünden her bir davacı yönünden ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir.

IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı —-Yönünden;
Sürekli iş göremezlik talebinin reddine,
500 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile Davalı —- Sigortadan tahsiline,
Davacı —- Yönünden;
Sürekli iş göremezlik talebinin reddine,
500 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 179,90 TL harçtan, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 150,70 TL karar harcının (davalı——sorumluluğu 75,35 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacılar taraftan yatırılan 29,20 TL peşin harç ile 29,20 TL başvurma harcı toplamı olan 58,40 TL harcın (davalı ———sorumluluğu 29,20 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine,
4-Davacılar tarafından sarf edilen 1.161,98‬ TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 580,99 TL’sinin (davalı —— sorumluluğu 290,49 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı —-lehine takdir olunan 500,00 TL vekalet ücretinin davalı —— alınarak davacı —- verilmesine,
7-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı —– lehine takdir olunan 500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı —-verilmesine,
8-Ret olunan maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı — lehine takdir olunan 500 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı —–verilmesine,
9-Ret olunan maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı —- lehine takdir olunan 500 TL vekalet ücretinin davacı — alınarak davalı —– verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, —–Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/05/2023