Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/299 E. 2023/403 K. 11.05.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/299 Esas
KARAR NO : 2023/403

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 16/09/2014
KARAR TARİHİ : 11/05/2023

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız——. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİA:
Davacı vekili; Borçlu şirketin yurt dışı ve yurtiçi işleri için kendisine endüstriyel mutfak vs. malzemelerin satıldığı davalıya ekli faturalar ile yurt dışında 2011-2012- yıllarında işler yapıldığı ve faturaların kesilerek borçluya teslim edildiği borçlunun bu işler için davacı şirkete kısmi ödeme yaptığını, ve ekstreye yansımış olduğu ancak borçlunun kesilen faturalardan kaynaklanan 42.372.53 TL asıl alacağı ödemediğini, davacı tarafından davalı aleyhine bu alacağı tahsili amacıyla —–. İcra Müdürlüğünün —— sayılı ” dosyası icra takibi yapıldığı, davalı borçlunun icra takibine itiraz ederek takibin durduğu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

ll. SAVUNMA:
Davalı vekili; davacının davalı şirket ile aralarındaki ticari ilişkileri sebebiyle endüstriyel mutfak vs. malzemeleri sattığını, ancak davalı şirket tarafından kısmi ödeme yapıldığını ve 42.372.53 TL alacağın ödenmediğini, bu sebeple de alacağın tahsilini talep ettiğini, ancak davacının davası haksız ve mesnetsiz olduğunu, reddi gerektiğini, davacı şirketin yapacağı işin, barda servis yapılan bar ünitelerinin ve bar ünitelerinin altındaki dolapların imal edilmesi ve imal edilen dolap ve ünitelerinin yerinde montajının yapılması olduğu, davacı şirketin işinde uzman ustaları tarafından davalı şirket ve danışman şirket yetkilisi önünde yapıldığı numunenin incelenmesi sonucunda davalı şirket ve danışman firma tarafından bazı düzenlemelerin yapılması şartıyla numune onaylandığı, yapılması istenen düzeltmelerin dolapların menteşelerinin sağlamlaştırılması, dolap ayaklarının sunulan raporda belirtildiği şekilde yapılması, kaynak yerlerinin çok görünür olduğu ve yerinde montaj sırasında davacı şirket tarafından buna dikkat edilmesi, bunlar dışında da yerinde montajı yapılacak malzemelerin numuneyle birebir olması gerektiği, bunun üzerine davacı şirket satın alınan malzemeleri montajı yapılmak üzere —– gönderdiğini ve —- gönderdiği,
ustalarla da —–otelde montajını yaptırdığını, bar ünitelerinin kaynak yoluyla
birbirine montaj hataları bulunduğunu, bu hataların davacı şirkete bildirilmiş ve davacı şirket yetkilisi —– gelerek yerinde inceleme yaptığını, ancak yapılan hataların giderilmesinin
mümkün olmadığından davacı şirketin herhangi bir düzeltme yapmayarak ayıpların giderilmediğini, bu aşamada davacı şirket tarafından numune olarak gösterilen ürün ile yerinde
montaj yapılmış ürün ile arasında fahiş fark olduğunu, montajı yapılmış olan ürünün ayıplı
olduğunu, buna ilişkin olarak davalı şirket tarafından usulüne uygun olarak davacı şirkete bildirim yapılmış olduğu halde ayıp giderilmediği işin ayıplı olarak kabul edilmiş ancak işveren tarafından ayıplı ürün sebebiyle davalı şirket alacağından kesinti yapıldığı davalı şirketin ayıplı ürün
sebebiyle zararı bulunduğunu, davacı şirkete karşı her türlü dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

lll.İNCELEME ve GEREKÇE:

Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin yurtdışı ve yurtiçi işleri için kendisine endüstriyel mutfak vs. malzemeler satıldığını, ayrıca 2011 ve 2012 yıllarında işler yapıldığının ve faturaların düzenlenerek borçluya teslim edildiğini, bu ek işler için davacı müvekkiline kısmi ödeme yapıldığını, ancak borçlunun kesilen faturalardan kaynaklanan 42.372,53 TL alacağı ödemediğini, davalı aleyhine başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptâli ile takibin devamı ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini ve 5.000,00 TL idari para cezası verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ise, davacı şirketin bar ünitelerinin altındaki dolapların imâli ve montajı olduğunu, şirketin işçileri tarafından yapılan numune incelenmesi sonucunda davalı şirket ve danışman firma tarafından bazı düzeltmelerin yapılması şartıyla numunenin onaylandığını, yapılacak işler için davacı tarafın —— ustalarıyla montajının yaptırdığını, montajı yapılan ürünlerde çok sayıda ortaya çıkan hataların davacı şirkete bildirildiğini, davacı şirket yetkilisince yerinde yapılan incelemede hataların onarılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle ayıpların giderilmediğini, numune ile montajı yapılan dolapların farklı olduklarını, ayıp ihbarı da yapıldığı halde ayıpların giderilmediğini, bu nedenle 50.000 euro kesinti yapıldığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkememizce (——sayılı karar) davacı yükleniciye yapılan bir ayıp ihbarının varlığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle bakiye iş bedeli olan 40.549,11 TL üzerinden ve takip tarihinden başlayarak avans faizi uygulanmak suretiyle itirazın iptâli ile takibin devamı ve %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Karar davalı iş sahibi vekilince temyiz edilmiştir.
Kararın temyizi üzerine mahkememiz kararını inceleyen Yargıtay—–HD —— sayılı ilamı ile; ” Taraflar arasındaki uyuşmazlık imzalandığı 17.06.2011 tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK’nın 355 ve devamı maddelerinde öngörülen “eser” sözleşmesi olup, davacı taşeron davalı ise yüklenicidir. Götürü bedelle imzalanan sözleşmenin 1. Maddesine göre, işin konusu, davalının yapmakta olduğu otelin barlarında kullanılacak bar ekipmanlarının temini ve montajıdır. Sözleşme uyarınca malzemeler 25.07.2011 tarihine kadar teslim edilecek, teslimden sonra davacıya haber verilmesini takiben montaja başlanacaktır. İş bedelinin 112.500 euro olduğu, ayrıca 6. maddeye göre de, geçici kabul tarihinden itibaren de 24 ay süreyle her türlü imalât ve malzeme hatasına karşı yüklenici garantisi olduğu kararlaştırılması bulunmaktadır. Taraflar arasındaki bu kararlaştırma “sözleşmeye bağlılık” ilkesi uyarınca tarafları bağlar. Geçici kabulün yapıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığına göre, davacının düzenlediği son fatura tarihi ve dava tarihi de gözetildiğinde bu sürenin henüz dolmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı garanti süresinde eksik ve kusurları gidermek zorunda olduğundan, mahkemece iş sahibince tutulduğu belirtilen ve davalının sunduğu belgeler gözetilerek eksik ve ayıp olup olmadığı bilirkişilerden ek rapor alınarak saptanmalı, varsa iş bedelinden mahsubu ile sonucuna göre hüküm kurulmalı, inkâr tazminatı istemi de alacak hesaplamayı ve yargılamayı gerektirdiği gözetilerek reddedilmeli, eksiklik ya da ayıp saptanamadığı taktirde ise şimdiki gibi hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeyle ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.” gerekçeleriyle mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememiz kararının bozulması üzerine bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
Bozma ilamı doğrultusunda, bilirkişi raporu aldırılmıştır.05.05.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacı taraf üzerinde gizli ve açık ayıplı olduğu, davalı yanın uğradığı zararın , davalı yan davacı yanla yapılan sözleşme bedelinden 88.000,00 Euro daha fazla olduğu bu bağlamda kanaatten % 50 oranında 56.250 Euro KDV bedele tekabül bir indirim olabileceği belirtilmiştir.

Rapor denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Bu kapsamda, yargıtay bozma ilamında ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere davacı garanti süresinde eksik ve kusurları gidermek zorunda olduğu, mahkememizce iş sahibince tutulduğu belirtilen ve davalının sunduğu belgeler gözetilerek eksik ve ayıp olup olmadığı hususunda bilirkişilerden alınan ek rapora göre, 56.250,00 Euro indirim yapılması gerektiği, bu bedelin iş bedelinden mahsubu ile sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği, bu miktarın takip miktarından fazla olduğu bu kapsamda davacının mahsup sonucu bir alacağı bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir.

V.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
Alınması gereken 179,90 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 511,85 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 331,95 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 1.891,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Yargıtaya temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar okunup usulen anlatıldı.