Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/547 Esas
KARAR NO: 2023/406
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/08/2021
KARAR TARİHİ: 11/05/2023
——— göre— adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız —– Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİA:
Davacı vekili; dava dilekçesinde, Davacı vekili, davalı firmadan gıda ürünlerini almak istediğini ve anlaşmaya vardıklarını, Bu anlaşmaya istinaden üretmesi gereken ürünleri eksiksiz ve hatasız ürettiğini , davalı tarafından ürünlerin kabul edildiği , müvekkilin üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiği, davalı ile davacı arasında yapılan ticari alışveriş neticesinde 15 adet fatura düzenlendiğini, ayrıca borçlunun bir önceki yıldan kalan ( 2015 ) 66.361,66 TL devir borcu bulunduğunu, toplam alacağın 150.041,10 TL olduğunu, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine ——– sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını , davalı borçlu tarafından ödeme yapılmadığını , takip dosyasına kötü niyet tazminatı olarak itiraz ederek takibin durdurulduğunu , alacağın tamamını kapsayacak şekilde davalının mal varlığı değerleri ( tapu, taşınır, banka hesabı vs. ) üzerine ihtiyaten haciz/ tedbir konulmasını , haksız ve kötü niyeti itirazın iptali ile takibin ticari temerrüt faiziyle birlikte devamını , % 20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilerek vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmişlerdir.
ll. SAVUNMA:
Davalı vekili; cevap dilekçesi, müvekkil şirkete ——soruşturması kapsamında ——— devrolduğunu, davacı ile müvekkil arasında ticari ilişki kapsamında davacıdan ürün aldığı her bir satın alma işleminin müvekkilinin ticari defterlerine işlenerek karşılığının davacıya ödendiğini, cari ilişki sona erdiğinde de müvekkilin her hangi bir borcu kalmadığını , davacının taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükseltilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, fatura alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
——- sayılı dosyasının tetkikinde;
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 150.041,10 TL cari hesap ve fatura alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK’nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının davalıdan faturadan ve cari hesaptan kaynaklı alacağı bulunup bulunmadığı, bu hususta yapılan takibe itirazın iptali gerekip gerekmediği hususundadır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 10.06.2022 tarihli raporda, tarafların ticari defterlerin incelemeye tabi tutulduğu, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine delil vasfı bulunduğu, davacı şirketin defterlerine göre davacının takip tarihi itibari ile davalı şirketten 162.497,95 TL alacaklı olduğu, belirtilmiştir.
Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;
Davacı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle cari hesap alacakları olduğunu iddia etmiştir.
TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur ——– HMK madde 222/3’e göre de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtları sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilir.
Bu açıklamalar dairesinde, tarafların ticari defterlerinde bilirkişice yapılan incelemede, tarafların defterlerini usulüne uygun tuttukları, davacının düzenlediği faturaların davalının defterlerine de işlendiği, buna göre takip tarihi itibariyle davalının ticari defterlere göre davacı şirkete 162.497,95 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, bu haliyle davacının davalıdan yaptığı takip miktarı kadar alacağı bulunduğu anlaşılmakla, bu alacağa yönelik yapılan takibe itirazın iptaline karar verilmişitir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ———Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının———— sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına, takipten itibaren ticari faiz işlenmesine,
2-Hükmedilen asıl alacağın % 20’si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 10.249,31 TL karar ve ilam harcından 1.812,12 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 8.437,19 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 23.506,17 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 118,60 TL başvuru harcı ve 1.812,12 TL peşin harcı toplamı: 1.930,72 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 1.661,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde —— Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/05/2023