Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/622 E. 2023/404 K. 11.05.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/622 Esas
KARAR NO : 2023/404

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/09/2021
KARAR TARİHİ : 11/05/2023

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız—– Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

I.İDDİA:
Davacı vekili; dava dilekçesinde, Davalı tarafın müvekkiline olan borcunu ödememesinden dolayı tarafımızca davalı aleyhine —– İcra Müdürlüğünün —— sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının söz konusu icra takibine itiraz etiğini ve takibin durduğunu, Müvekkili firmanın ticari defterleri incelendiğinde alacaklı olduğu görüleceğini, işbu davada yapılan itirazların haksız ve kötü niyetli olduğunu, iddiaların gerçekleri yansıtmadığının açık olduğun, davacı tarafça iş bu dava açılmadan önce Arabuluculuğa başvurulmuş ancak toplantı sonucunda davalı ile uzlaşma sağlanamadığını, davalının sadece icra takibini durdurmak amacıyla itirazın iptali ile takibin devamına ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalılar hakkında %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini isteme gereği doğduğunu, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, Haklı davanın kabulüne, davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin devamını, davalının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmektedir.

ll. SAVUNMA :
Davalı vekili; cevap dilekçesinde, İcra takibine konu faturalar ile ilgili borç müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkili, iş bu ödemeyi —-ait —–Şubesi—–No’lu Hesaptan —– çek numaralı, 31/05/2017 vadeli, miktarı:48.852 TL olan çek ile fazlasıyla ödediğini, müvekkili iş bu çeki cirolamak davacı da bu çeki cirolayarak tahsil ettiğini, müvekkilinin 30/12/2017 Tarihinde davacıya toplam 20.074,33 TL borcu olduğunu, buna ilişkin davacı tarafından müvekkile mail ile gönderilen cari hesap ekstresi 13/01/2022 tarihli dilekçe ekinde sunulduğunu, müvekkili bu manada bu borca karşılık olmak üzere yukarıda bahsedilen 48.852 TL’lik çeki verdiğini, çekten geri kalan yaklaşık 28.777,67 TL’ye karşılık olmak üzere de müvekkili davacı firmadan sonradan peyderpey mal aldığını, taraflar arasındaki ticari ilişki, ticari ilişkinin hacmi bu kadar olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, bu nedenlerle; açılan davanın reddini, %20’den aşağı olmamak üzere davacının tazminata mahkum edilmesini, arabuluculuk görüşmelerinde davacı tarafça uyuşmazlık ve talep konusu edilmediğinden davacının icra inkar tazminatının da reddine karar verilmesi arz ve talep olunur. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; davacının davasının ve icra inkar tazminatının reddine, Davacı-alacaklı olduğunu iddia edenin %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmektedir.

lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, fatura alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
—-İcra Müdürlüğünün—– sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 35.624,28 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK’nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının davalıdan fatura alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 05.08.2022 tarihli kök raporda, Davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre 31/12/2021 tarihi itibari ile davalı cari hesabının 39.681,37 TL borç bulunduğu, davacı tarafından 2017 yılında davalıya düzenlenen toplam 50.275,00 TL faturanın davalı tarafından 45.121,57 TL lik kısmının işletme defteri gider kayıtlarına alındığı ve faturadan dolayı 5.084,18 TL fark bulunduğu, 31/05/2017 keşide tarihli, 48.852 TL tutarlı çekin —– dava dışı —–11/11/2017 tarihli,—— sıra nolu tahsilat makbuzu ile teslim alındığı, —–, 31/05/2017 keşide tarihli, 48.852 TL tutarlı Çek görüntüsünde—– düzenlenen çekin —– keşide edildiği, çek ciro sıralamasının ——. şeklinde olduğu ve ödendiği, Davacı tarafından 26/01/2018 tarihinde gönderilen mail ekinde bulunan cari hesap ekstresinde; 05/01/2017 tarihinde 19.607 TL alacak dekontu ile davalı cari hesabının alacaklandırıldığı, 12/12/2017 tarihi itibari ile davalının 20.074,33 TL borçlu göründüğü, belirtilmiştir.04.10.2022 tarihli kök raporda; Davalı tarafından davacıya verilen 48.852,00 TL’lik çekten kalan 19.607 TL alacağının davacının 39.681,37 TL cari hesap alacağından mahsup edilmesi ile davacının davalıdan 20.074,37 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.30.01.2023 tarihli ek raporda; 14 faturanın davalının defterlerinde işli olduğu, alacak toplamı 21.593,15 TL olduğu, 48.852,00 TL’lik çekten kalan 19.607,00 TL mahsup edildiğinde 1.986,15 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.

Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;
4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir. 6100 sayılı HMK hükümlerine göre, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altındadır (HMK 190). Takibin dayanağının; Davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen faturalar olduğu, davacı vekilince takipte 17 faturadan kaynaklı olarak, 26.677,33 TL asıl alacak için takip yapıldığı, davacı yanın faturalara konu iş/hizmetin yerine getirildiğini ispatlaması gerektiği, davalı yan borcun çek ile ödendiğini savunduğu, bu kapsamda tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, ticari defterler üzerinde inceleme sonrası 30.01.2023 tarihli ek raporda belirtildiği üzere, 17 faturadan, 14 tanesinin davalının defterlerinde işli olduğu, alacağın 14 faturadan kaynaklı 21.593,15 TL olduğu tespit edilmişse de, davalı cevap dilekçesinde açıkça borcun ödendiği beyanı ile takip konusu borcun bulunduğunu ikrar ettiği, bu kapsamda davacının davalıdan takip konusu 17 faturadan kaynaklı 26.677,33 TL alacaklı olduğu sabittir.
Uyuşmazlık davalının —– hesap numaralı Keşidecisi —– olan —— seri numaralı çek ile ödenip ödenmediği hususunda olduğu, 31/05/2017 keşide tarihli, 48.852,00 TL tutarlı çek görüntüsünde , —– düzenlenen çekin —–keşide edildiği, çek ciro sıralamasının ——şeklinde olduğu nihayetinde çekin 31/05/2017 tarihinde ödendiği, banka cevabi yazısı ile sabittir. Bu kapsamda ödemenin 31.05.2017 tarihinde yapılması nedeniyle çekin bu tarihten önce doğmuş borçlar için verilmiş olduğu, dava konusu faturaların 2017 yılı mayıs ayından sonra tanzim edildiği nazara alındığında, dava konusu fatura bedelleri kadar davalının borçlu olduğu, ticari defterlere göre de davalının borcu bulunduğu anlaşılmakla, davacının takibinde haklı olduğu değerlendirilmekle asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

İşlemiş Faiz Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Her ne kadar takip dosyasında işlemiş faiz talep edilmiş ise de ; Taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme mevcut olmadığında ve borçlunun bir ihtar veya ihbarla temerrüde düşürülmediğinde işlemiş faiz talebi kabul edilemeyeceği, davacının düzenlemiş olduğu fatura tutarının ödeneceği vade belirtilse dahi bu durumu değiştirmeyeceği (Yargıtay —–.HD ——), anlaşılmakla, anılan bu şartlar gerçekleşmediğinden davacının işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (Yargıtay —–.HD ——Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1-Davalının —– İcra Müdürlüğünün ——- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile,
2-Takibin 26.677,33 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Alacağın %20 sine tekabül eden icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.822,33 TL harçtan peşin alınan 277,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.544,86 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 277,47 TL peşin harç toplamı: 336,77 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinden 1.459,35 TL’sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
10-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucuya ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde —— Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.