Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/542 Esas
KARAR NO: 2023/433
DAVA:Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:20/07/2022
KARAR TARİHİ:18/05/2023
————Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİA:Davacı vekili; dava dilekçesinde, Müvekkili Banka ile —–arasında muhtelif tarihlerde —– aktedildiğini, diğer davalının da sözleşmeye Müteselsil kefil olarak kefalet imzasının bulunduğu, sözleşmeye istinaden ticari kredilerin kullandırıldığı, borçlarını ödemeyen borçluların hesabının kat edilerek, Borçlulara ——- tarihli ihtarnamesinin keşide edildiği, İhtarnamadeki yazılı tutarların ödenmesinin talep edildiği, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için borçlular aleyhine icra takibine geçildiğini, Ancak davalının takibe itirazda bulunduğu, Davalının borçlu sıfatını haiz olduğunun açık olduğu, Kredilerin kullanılıp geri ödenmediği, Kefil ihtarnameye konu kredilerden—— No’lu ticari kredi kartı dışındaki tüm borçlarından sorumlu olduğu Açıkladıkları nedenlerle — Davalı borçlunun —-Dosyaya yaptığı itirazın iptali ile Takibin; 588,99 TL ihtarname masrafı yasal faizi ile birlikte, ——— No’lu kredi için—– üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren —— temerrüt faizi uygulanarak takibin, ———nolu kredi alacağı yönünden 13.238,17 TL anapara, 1.682,44 TL akdi faiz, 86,33 TL BSMV olmak üzere toplam 15.051,25 TL üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren /e 27,36 temerrüt faizi uygulanarak, neticede toplamda 15.640,68 TL yönünden diğer şartlarla aynen devamına karar verilmesi gerektiği iddiasında bulunmuştur.
ll. SAVUNMA:Davalı vekili; cevap dilekçesinde, Müvekkilin ——— kredi sözleşmesindeki kefaletinin yasal şartları taşımadığından geçersiz olduğu; TBK’nun 583. maddesinde “ kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kredi sözleşmesinde kefil olan müvekkilin sorumlu olacağı azami miktar ve kefalet tarihi yani kefilliğin başlayacağı ve sonlanacağı tarihin açık bir şekilde belirtlmediği ve bu hususların kefilin kendi el yazısı ile yazılmadığı. Belirtilen nedenlerle ——— içtihatları ve TBK gereği, kredi sözleşmesindeki kefaletin, kefalet şartlarını taşımadığı için davanın reddine karar verilmesi gerektiği, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilin 04.02.2021 tarihinde kefillikten istifa ettiğini ve hisse devri yaptığını belirten dilekçeyi imza karşılığı banka şubesinde teslim ettiğini. Açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
———- sayılı dosyasının tetkikinde;
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik ——– ihtarname olmak üzere toplam——alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK’nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalıların yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı bankanın —– kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı ve bu alacağın davalılardan talep edilip edilemeyeceği, davalıların icra takibine itirazının haklı olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;
Dava dosyasına sunulan sözleşmesinden, Davacı Banka ile dava dışı kredi kullanan şirket arasında—— tarihinde —- tutarında 10 yıl süreli, çerçeve niteliğinde —- düzenlendiği, Davalı ——– da sözleşmede 750.000,- TL üzerinden müteselsil kefil olarak kefalet imzasının bulunduğu, kefaletin TBK madde 583 deki şartlara haiz olduğu,anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.— tarihli bilirkişi raporunda;——İcra Takip tarihi itibariyle, kredi hesaplarından dolayı Davacı Bankanın davalıdan; ——— Yönünden ; 13.238,17 TL asıl alacak, 1.682,44 TL işlemiş akdi faiz, 84,12 TL işlemiş Faizin % 5 ‘ten hes. Gider Vergisi, 588,99 TL Noter İhtar Gideri ve Diğer Ticari Krediden 0,41 TL Faiz ve 0,02 TL 6 5BSMV olmak üzere toplam 15.594,15 TL olduğu,Davacı Bankanın, takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar davalı borçludan ——– Yönünden; 13.238,17 TL asıl alacak üzerinden yıllık % 27,36 oranında temerrüt faizi, İhtarname gideri yönünden 588,99 TL asıl alacak üzerinden yasal faizi ve faizin % 5 ——talep edebileceği…” belirtilmiştir.
Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı vekilin talebi de nazara alınarak, 13,238.17 TL. Anapara, 1,682.44 TL Akdi Faiz, 84,12 TL BSMV, 588,99 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 15.593,72 alacak üzerinden aynen devamına, karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir————Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1——–sayılı sayılı dosyasının vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile,
Takibin; 13,238.17 TL Anapara, 1,682.44 TL Akdi Faiz, 84,12 TL ——-, 588,99 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 15.593,72 alacak üzerinden AYNEN DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Asıl Alacağın %20 sine tekabül eden icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.065,21 TL harçtan peşin alınan 267,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 798,10 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 46,96 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 267,11 TL peşin harç toplamı: 347,81 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinden davanın red %0,30 ve kabul %99,70 oranına göre hesaplanan 2.079,74 TL’sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
10-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%0,30 ) ve kabul (%99,70 ) oranına göre hesaplanan 1.316,04 TL’sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 3,96 TL’sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar okunup usulen anlatıldı.18/05/2023