Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1009 E. 2023/382 K. 17.05.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/1009 Esas
KARAR NO: 2023/382
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:14/12/2022
KARAR TARİHİ: 17/05/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında süregelen ticari ilişki nedeniyle sağlık malzemeleri alışverişi gerçeklemiş olduğunu, işbu ilişkinin temin edilen malzemelerin ve hizmetlerin bedelinin toplamda 818.127,17 TL bedelli 15 adet faturadan oluşturulduğunu, fatura bedellerinin ödenmemesi sebebiyle 13/12/2021 tarihinde —— sayılı dosyası ile ilamsız takibin başlatıldığını, karşı tarafın yetkisizlik itirazı üzerine dosyanın yetkili icra dairesi olan ———– Esas sayılı dosyası olduğunu, borçluya ödeme emrinin gönderildiğini, davalının 13/12/2021 tarihinde aleyhine başlatılan icra takibinden iki gün önce 100.000,00 TL ödenmişse de bu ödemenin haberdar edilmediğini ve cari ilişkiden sonraki hesap kesiminden fark edildiğini, takip çıkışındaki asıl alacaktan düşülmediğini, takip tarihi itibariyle en az 718.110,51 TL asıl alacak olduğunu, borçlunun buna rağmen borcunun tümüne ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, borçlu tarafın haksız itirazında bulunduktan sonra ödemeler yapsa bile bu ödemlerin bazılarının dosya borcuyla alakalı olmadığını, itirazda bulunduktan sonra ödeme yapmasının takibi kötü niyetli olarak durdurduğu ve itirazının kötü niyetli itiraz olduğunu, takibe itiraz edip takibi durduktan sonra ödeme yapmasının ve bu ödemelere rağmen itirazını da geri çekmemesi borçlu yönünden haksız ve kötü niyetli itiraz yapıldığını, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacı tarafın tacir olduğunu, davalı üniversitenin tacir olmadığını ve huzurdaki uyuşmazlığın ticari bir işten kaynaklanmadığını, davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığını, tarafların her ikisinin de tacir olmaması sebebiyle nispi ticari dava olarak değerlendirilemeyeceğini, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesini ve görevli mahkemenin———-olacağını, davacı şirketin tek taraflı olarak kestiği faturalarda yer alan bazı malların teslim alınmadığını, davalının temerrüte düşmemiş olduğundan temerrüt faizi talep edilemeyeceğini, kamu tüzel kişisi olan davalıdan ticari temerrüt faizinin de istenemeyeceğini, alacağın likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, davacının talep içeriği hukuka ve kanuna aykırı olduğundan ——- kararı gereğince dava açmakta hukuki yararının olmayacağını, müvekkilinin kurum kanunla kurulmuş bir ———- olduğunu ve kurum, mevzuat kapsamında yargı harçlarından muaf olduğunu, görev eksikliği itirazı nedeniyle öncelikle davanın usulden reddine, her türlü davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE :Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkindir. Anayasa’nın 37. maddesine göre “Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz”. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 1. maddesine göre, “Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/(1)-c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesine göre ise “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.” Bu yasal çerçevede mahkemelerce görev konusu her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir. 6100 sayılı HMK. 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re’sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.’nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir.Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.’nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.Tarafların sıfatı ve alacak ilişkisi birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar davacı tacir ise de, davalı üniversitenin tacir vasfı bulunmamaktadır.————Her iki tarafta tacir olmadığından nispi ticari davadan bahsedilemez. 6102 sy. TTK m.4 ve 5 kapsamında kalmayan uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından davanın görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde başvuru halinde dosyanın görevli ——– Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK.nun 331/2 maddesi gereği yargılama giderleri, harç vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ————-Adliye Mahkemesi’ ne istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde———- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 15/06/2023