Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/71 Esas
KARAR NO: 2023/375
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 29/01/2022
KARAR TARİHİ: 10/05/2023
Mahkememizde görülen Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı adına kayıtlı —–müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, — günü dava dışı —- sevk ve idaresindeki —- sürücülüğünü davalı —- yaptığı—–plakalı aracın çarpışması sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada dava dışı ——oranında sürekli maluliyete uğradığını, müvekkili şirket tarafından davla dışına hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabulculuk görüşmeleri neticesinde 08/04/2020 tarihli anlaşma tutanağı ile uzlaşmak sureti ile 289.171,00 TL ödeme yapıldığını, söz konusu kazada kusurundan dolayı ödenen tazminata rücuen müvekkili şirket tarafından sigortalı araç sahibi davalı aleyhine———sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi sonucunda icra takibinin durduğunu, icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu savunarak davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptalini, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı uhtesinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı sürücü müvekkilinin kaza anında alkollü olduğunu ancak kazanın alkol etkisi altında meydana gelmediğini,———- sürücüsü——- ehliyetinin olmadığını, kaza anında 0,03 promil alkollü ve hızlı olduğunu, kaza mahallinde yeterli aydınlatmanın bulunmadığını, kusur ve zararın bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini, davacının icra inkar tazminatı talep edemeyeceğini ancak yasal faiz talep edebileceğini açıklayarak davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava; —— poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Celp edilen ——— Esas sayılı dosyasının incelenemesinde; davacı tarafın alacağına istinaden 387.782,27 TL alacağının tahsili için icra takibi başlattıkları, davalının süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 16/08/2022 tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda; Davalı sürücü —– yasal sınırların çok üzerinde alkollü olduğu halde otomobil kullandığı; idaresindeki —– plakalı otomobili ile kavşakta sola dönerken karşıdan gelen —-önce geçmesini beklemediği ve çarpıştığı; kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymadığı, doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yaptığı ve sürücü ———- sürekli sakat kalacak şekilde yaralanmasına neden olduğu için KTK 48 – 53/b/5 – 57İb — Bâ/f – 84/h ve KTY 97 – 102/b/7 — 109/b/8 — 157/a/6 – 157/a/8 maddelerinde açıklanan kusurları münhasıran alkol etkisi altında işlediği; yaralanmalı ve maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; Dava dışı sürücü—- idaresindeki —- plakalı motosikleti ile kavşakta normal ileri yönde seyrederken kontrolsüzce dönen —-plakalı —- çarpması sonucu sürekli sakat kalacak şekilde yaralandığı için yaralanmalı ve maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı; Davacı —– hazırlatılan raporda —-olarak hesaplandığı halde sigorta şirketi tarafından —– ödendiği; eksik ödeme nedeninin bilinmediği ve heyette aktüerya uzmanı olmadığı için aktüerya raporunun denetlenemediği; Kazaya karışan —— tarihinde, yaklaşık 7 yıl kullanıldıktan sonra kazaya karışmış, —- adına tescilli motosikletin hasar tutarının—-Tarafından —- ödenmişse talep edilemeyeceği; —- hasar tutarının ödenme belgesinin dosyada olmadığı; ayrıca motosiklet hasar tutarı ile ilgili icra takibi yapılmadığı için işbu davanın konusu olmadığı;——- dosyası ile sadece 289.171 TL bedensel zarar tutarının kaza tarihi 08.07.2018 itibariyle işlenmiş avans faizi ile tahsili için 22.06.2020 tarihinde icra takibi yapıldığı; Kazaya karışan araçlar hususi ve sahipleri de gerçek kişi olduğu için —–sigortalısına ödeme tarihi — itibariyle yasal faiz talep edilebileceği; — bedensel zarar tutarı için ödenme tarihi — takip tarihi —- arasındaki süreye denk işlenmiş yasal faiz tutarının 4.492 TL ve bedensel zarar tutarı ile toplamının 293.663 TL olduğu; Davacı— sayılı——- tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği —-tarihini de kapsayacak şekilde, Bedensel zararlar için kişi başına 390.000 TL, Maddi zararlar için araç başına 39.000 TL limitine kadar sigorta teminatı altında olduğu; bedensel zarar için ödenen 289.171 TL tazminatın teminat limiti içinde kaldığı; Genel şartların A.3 maddesi gereğince mağdur tarafın zararının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitine kadar sigorta teminatı altında olduğu, Davacı ——- tarafından ———- tarihinde karıştığı kazada sürücü———-promil alkollü olması ve kazanın münhasıran alkol etkisi altında meydana gelmesi nedeniyle mağdur sürücünün bedensel zararı karşılığı ödenen tazminatın sigortalısı —–rücu edilebileceği; —– dosyası ile mağdur —- bedensel zarar tutarı ile ödenme tarihi ——- işlenmiş yasal faizin toplamı 293.663 TL tazminatın takip tarihi 22.06.2020 itibariyle talep edilebileceği bildirilmiştir.
Dava dosyasının aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, dosyada mübrez 21/11/2022 tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda; Kazanın münhasıran—- sürücüsünün alkollü olmasının etkisi altıda meydana gelmesi sebebiyle 2918 Sayılı Yasa m.95/f.2 ve kezâ Trafik Poliçesi Genel Şartlar B.4.c hükümleri uyarınca, davacı sigortacının, sigorta mukavelesi genel şartlarına aykırı davranış nedeniyle davalıya rücü hakkı bulunduğu, Davacının ödeme yaptığı dava dışı——- %38 ile %46 arasında maluliyet oranı bulunduğu iddiasını ileri sürmekle beraber, raporun örneğinin biraz edilmediği, kaza tarihini kapsayan yönetmelik kapsamında maluliyet oranını gösterir raporun ibrazı gerekip gerekmediği takdirinin mahkemeye ait olduğu, işaret edilen hususlar saklı kalmak kaydıyla, itirazın iptaline ilişkin takip dosyasındaki alacak kalemlerinin yapılan inceleme sonunda: İbraz ettirilecek maluliyet raporunun yöntemine uygun olduğunun anlaşılması halinde, ister %38 ile %46 aralığında olsun davacının ödediği tutarın aşkın bulunmadığı; davacı talebi gibi 289.171,00 TL’nin davalıya rucusunun istenebileceği; Davacının ödeme yaptığı tarihten itiharen halef olmasına göre, ödeme tarihi olan 20.04.2020 ile takip tarihi olan 22.06.2020 arasında 63 günde biriken faiz tutarının (289.171,00 Tt x 963 gün /365000=) 4.492, 05 TL olduğu; (Talep : 98.611,27 TL) Davacının takip tarihinden itibaren asıl alacağına talebi gibi yasal faiz yürütülmesini isteyebileceği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Davacı sigorta şirketi sigortalı araç sürücüsünün kaza esnasında alkollü olduğunu belirtilerek meydana gelen çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası sonucunda dava dışı —— %38-46 oranında sürekli maluliyete uğradığı rapor dikkate alınarak kendilerince hak sahibine ödenen miktarın rücuan davalı araç işletenden (sigortalı) tahsilini talep etmektedir.2918 sayılı KTK’nın 48. Maddesi ile, uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmıştır.Yine Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97/1. Maddesi ile”…kanlarındaki alkol miktarı 0.50 promilin üzerinde olan hususi otomobil sürücülerinin ve kanlarındaki alkol miktarı 0.20 promilin üstünde olan diğer araç sürücülerinin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmıştır.
KTK’nın 85/5. Maddesinde; ” İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.”
KTK’nun 95. maddesinde; “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir” hükümlerine yer verilmiştir.
——- maddesi uyarınca; aracın ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce kullanılması sırasında meydana gelen kaza sonucunda üçüncü kişiye ödenen tazminatın sigortalıya rücu edilebileceği düzenlenmiştir.
Buna göre yapılan değerlendirme sonucunda; Mahkemece öncelikle aralarında nöroloji uzmanı bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden kusur dağılımı ve kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelip gelmediği hususunda rapor aldırılmış olup, bilirkişi heyetinin — tarihli raporları ile; davalıya ait ve işleteni olduğu —- plaka sayılı aracın davacı sigorta şirketi nezdinde——- sigortalı bulunduğu, söz konusu araç sürücüsü 1,88 promil alkollü olarak ———kullandığı, kavşakta sola dönerken karşıdan gelen———- önce geçmesini beklemediği ve çarpıştığı; kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymadığı, doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yaptığı meydana gelen olayda % 100 oranında tam kusurlu bulunduğu ve dava konusu trafik kazasına anılan şahsın münhasıran alkolün etkisi altında iken sebebiyet verdiğinin, dava dışı sürücü——— kusursuz olduğu belirtilmiş ve bu kusur durumu mahkememizce dava konusu olaya ve bilimsel verilere uygun bulunarak kabul ve takdir edilmiştir. Somut olayda davacı sigorta şirketi tarafından hasar dosyası açılmış ve———– raporu baz alınarak hesaplanan aktüerya raporu doğrultusunda başvurucu lehine 289.171,00 TL ödeme yapıldığı belirtilmiş olduğundan, davacı sigorta şirketinin talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için aktüerya uzmanı bilirkişiden aldırılan 21.11.2022 tarihli rapor ile davacı sigorta şirketinin rücuan talep edebileceği tazminat miktarı tespit ettirilmiş ve davacı talebi gibi 289.171,00 TL’nin davalıdan rücusunun istenebileceği, ancak biriken faiz tutarının 4.492,05 TL olduğu hesaplanmış olup; davacı sigorta şirketinin ödediği tazminatı sigortalısından kusur ve gerçek zarar oranında rücuan talep hakkı bulunduğu, kusur yönünden aldırılan bilirkişi heyet raporu ile aktüerya uzmanı bilirkişice düzenlenen raporlar yöntemine ve yasaya uygun bulunmuş ve hükme esas alınmasında bir aykırılık görülmemiş olmakla, hesap bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile; Davalının——– sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 289.171,00 TL asıl alacak, 4.492,05 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 293.663,05 TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde istenilen faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan davacı vekili dava dilekçesinde her ne kadar icra inkar tazminatı talebinde bulunmuşsa da, rücu alacağına ilişkin başlatılan icra takibine konu edilen uyuşmazlık konusu alacak yargılamayı gerektirip likit alacak olmadığından davacının yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin ise reddine——- karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
1-Davalının ——— esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 289.171,00 TL asıl alacak, 4.492,05 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 293.663,05 TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde istenilen faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak aynen devamına,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Davacının icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,.
4-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 20.060,12 TL harçtan, peşin alınan 6.622,36 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13.437,76 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 6.622,36 TL peşin harç toplamı 6.703,06 TL’nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
6-Davacı tarafça sarf edilen 4.117,80 TL(Bilirkişi ücreti: 4.000,00 TL+Posta/Teblgat gideri: 117,80 TL) yargılama giderinin kabul ve red oranı (K:%75,73-R:%24,27) nazara alındığında 3.118,40 TL’sinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, bakiye 999,40 TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf yararına, kabul edilen miktar yönünden AAÜT uyarınca 44.112,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
9-Davalı yararına, red edilen miktar yönünden AAÜT uyarınca 15.059,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
10-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
11-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 800,00 TL ara buluculuk ücretinin davalı tarafından tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ———– Adliye Mahkemesi’ ne istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/05/2023