Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/226 Esas
KARAR NO : 2023/333
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 27/03/2023
KARAR TARİHİ : 02/05/2023
Mahkememizde görülen Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekilinin 27/03/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı—–parsel sayılı arsanın maliki olduğunu, diğer davalı —–Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi ile aralarında bu arsada bir Ticaret Merkezi inşaa edilmesini ve inşaa edilen bağımsız bölümlerin satışı ile hasılatlarının paylaşılmasına ilişkin olarak—–. Noterliğinden 26.03.2018 tarihli ve ——yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve / Hasılat Paylaşım Esaslı İnşaat Sözleşmesi / Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” imzalandığını, davalı firmalar arasında akdedilen iş bu sözleşmeye göre arsa üzerinde yüklenici tarafından bir proje inşa edileceğini ve projedeki bağımsız bölümlerin satışının arsa sahibi adına yine yüklenici tarafından gerçekleştirileceğini, bu satışlardan gelen hasılatın %58’inin arsa sahibi —– % 42’sinin yüklenici olan —— ait olacağını, inşaat ruhsatının alınmasından itibaren 48 ay sonra halen satışı yapılmamış olan bağımsız bölümlerin ise aynı oranlarda taraflar arasında paylaştırılacağını, işbu sözleşmeye göre —– satış yetkisi alan —–Adi Ortaklığı davalı —– arsa sahibi olduğu—– parselde” kayıtlı taşınmaz üzerindeki —-Projesi kapsamında—– sayılı bağımsız bölümlerini iyi niyetli 3. kişi olan müvekkili şirkete —–. Noterliğinden 26/02/2021 Tarih ve —– Yevmiye numaralı düzenlenme şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi ile KDV hariç 4.000.000,00 TL bedel karşılığında satıldığını, müvekkinin işbu sözleşme gereği yüklendiği ödeme yükümlülüklerini, ödeme planına göre eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini, sözleşmenin tüm hükümlerine uyulduğunu ve taksit ödemelerinin belirlenen vadelerde yapıldığını, dava tarihi itibari ile müvekkilinin sadece vadesi gelmemiş taksit ödemeleri bulunduğunu, tapu mülkiyetinden doğan hakkını haksız ve kötü niyetli kullanan davalı —– ödemesi tamamlanan bağımsız bölümlerin tapu devirlerini yapmaktan açıkça kaçındığını, ödemeleri devam eden bağımsız bölümleri de ödemeleri tamamlansa dahi devretmeyeceğini açıkça dile getirdiğini, yapı kullanım ruhsatı çıkan ve kat irtifakları kurulan dava konusu bağımsız bölümlerin davalı arsa sahibi tarafından 3.kişilere satılmasının muhtemel olduğunu, müvekkilinin bu konuda hiçbir güvencesinin bulunmadığını, arsa sahibi —– kredi alacakları bulunan dava dışı Bankalar ile arsa sahibi arasında —–Noterliğinin 06.04.2018 tarih ve —– yevmiye numarası ile “Hasılat Payı Alacağının Temliki Sözleşmesi” imzalandığını, bu sözleşmenin tapuya şerh edildiğini, davalı Arsa Sahibinin Yüklenici ile arasındaki sözleşme gereği satış bedellerinin kendi payına düşen kısmının (%58) %5’ni kendisinin alması ve kendi payının kalan kısmını ise banka borçları için bankalara temlik ettiği hususları göz önüne alındığında, müvekkili ile yüklenici arasındaki satış vaadi sözleşmesinden haberdar olduğunu, müvekkilinin ödediği satış bedellerini tahsil eden ve bundan kazanç sağlayan arsa sahibi —– yükleniciye satış için yetki vermediği ve müvekkile yapılan satışa onayı bulunmadığından bahisle satışı yapılan bağımsız bölümün ödemeler tamamlansa dahi tapu devrini yapmayacağını bildirmesinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, müvekkilince yapılan ödemelerin tamamının arsa sahibi —– bilgisi dahilinde yapıldığını, satışı yapılan bağımsız bölümlerin her ne kadar tapu devirleri yapılmamış ise de anahtar teslimlerinin yapılmış olduğunu, bu bağımsız bölümlerin aidatlarının, elektrik ve su faturalarının müvekkili tarafından ödendiğini, fiziki teslimi yapılan bağımsız bölümün arsa sahibi tarafından 3. Kişiye devri halinde müvekkilinin yaşayacağı mağduriyetin daha da büyük olacağını, müvekkili şirketin, inşaat alanında bulunan satış ofisine giderek ve satış yetkilisi kişilerle görüşerek dava konusu bağımsız bölümü iyi niyetli olarak ve tapu kayıtlarına güvenerek satın aldığını, tapuda malik olarak kayıtlı olan kişinin taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazı devretmeyi vaat etmesi halinde tapuya sözleşme şerhinin mümkün olduğunu, somut olayda ise yüklenici —— Adi Ortaklığının arsa sahibi —-ile arasındaki Hasılat Paylaşım Esaslı İnşaat Sözleşmesi’nden doğan yetkisini kullanarak müvekkili ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesi akdettiğini, her ne kadar taraflardan birinin talebi üzerine sözleşmenin şerhi mümkün ise de, somut olayda taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tarafı ile tapu maliki firmanın aynı olmamaları nedeni ile sözleşmenin tapuya şerh ve tesciline karar verilmesini, yargılama neticeleninceye kadar yine aynı nedenlerle herhangi bir hak kaybı yaşanmaması adına bağımsız bölümün tapu sicili üzerine “Davalıdır” şerhi işlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekili 17/04/2023 tarihli dilekçesi ile dosyanın—-. Asliye Ticaret Mahkemesinin —–. Sayılı dosyası arasında tarafları ve dava sebepleri aynı olmasından dolayı hukuki ve fiili irtibat nedeniyle HMK 166. Md. kapsamında birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin —– Esas sayılı dosyası ile —–. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin—— Esas sayılı dosyası arasında fiili irtibat bulunduğu ve davanın halen derdest olduğu anlaşılmakla; Mahkememiz dosyasının HMK 166/1 md. Gereğince—-Asliye Ticaret Mahkemesi’nin —–Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılamanın —-. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin —– Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
G.D: (Gerekçesi yasal 1 aylık süre içinde açıklanmak üzere;)
1-HMK 166/1 maddesi gereğince, mahkememiz dosyasının —–. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin —–Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Mahkememizin —– Esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına,
3-Yargılamanın bundan sonra—–Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ——-Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine,
4-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin esas kararla birlikte hüküm altına alınmasına,
Dair; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kesin olarak verilen karar tarafların yokluğunda açıkça okunup anlatıldı.