Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/720 E. 2023/392 K. 18.05.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/720 Esas
KARAR NO: 2023/392
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)
DAVA TARİHİ:11/11/2021
KARAR TARİHİ:18/05/2023

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı borçlu ———— imzalanan sözleşmeler çerçevesinde müvekkili bankadan kredi kartı tahsis edildiğini ve davalının kredi kartı ile gerçekleştirdiği alışverişler nedeniyle müvekkil bankaya borçlandığını, kredi kartı ile yapılan harcamaların ödenmemesi üzerine, borçlulara hesabın kat ile borcun ödenmesini ihtar edildiğini, ihtara rağmen borç ödenmediğini, borçlular aleyhine —–sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, borçlular tarafından icra takibine itiraz edildiğini, borçluların haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini, davalı borçluların——- Esas sayılı dosyasına ilişkin itirazların iptalini, takibin devamını, alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkili bankaya icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: yasaların emredici hükmü gereği, davacı dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olup, delillerini sunması gerektiği halde, dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge ve evrakları sunmadığını, davacı ile müvekkiller arasında imzalandığı iddia olunan ve alacağa dayanak gösterilen kredi sözleşmesi üzerinde bulunan imzanın müvekkilin eli ürünü olmadığını, müvekkilin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde borcu bulunmadığını, işleyecek ve işlemiş faizin ve faiz oranının fahiş olduğunu, ——-kefilin sorumlu olduğu bedelin ne kadar olduğunun açıklanmadığını ve kefaletin düzenlemesine dair maddenin M.K. 2. maddesi ve Borçlar Kanunu 484. maddesi ve Yargıtay kararları gereğince geçerliliğinin bulunmadığını, davacının ispat edemediği haksız ve mesnetsiz davasının reddine, davacı yan aleyhine % 20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, davalı şirkete tahsis edilen kart borcu nedeniyle davalı asıl borçlu şirket ve davalı kefil aleyhine başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 11/11/2021 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Aynı Yasa ile 6325 sayılı Kanuna dava şartı arabuluculuk başlığı ile 18/A maddesi de eklenmiş olup bu madde uyarınca yapılan incelemede davacının arabulucuya başvurduğu, toplantı neticesinde tarafların anlaşamadıklarına ilişkin arabuluculuk son tutanağının da düzenlenmiş olduğu görülmüştür.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
——- sayılı dosyası —– sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalılar aleyhine;
—-(İstenen yıllık % 27,36)
—- (İstenen yıllık % 27,36)
+ 258,12 Masraf
6.537,68 Toplam alacağın
Asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren % 27,36 oranından gecikme tazminatı talep edilerek takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalıların süresinde takibe itiraz ederek borcunun bulunmadığını bildirdiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, mahkememizde açılan davanın süresinde olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce banka kayıtları ve defterleri bizzat banka şubesinde incelenmek suretiyle davacı bankanın kredi kartı sözleşmesinden bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, hesap kat ihtarlarının incelenmek suretiyle davalıların varsa bakiye alacaktan sorumlu olup olmadıkları, faiz oranının kanunlara uygun olup olmadığı, davacı bankanın takip tarihi itibariyle alacak miktarının hesaplanması bakımından bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır.
Bankacı bilirkişi —- tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; “Taraflar arasında imzalanan —- Maddesi delil sözleşmesi niteliğinde olduğundan, ihtilafın çözümünde —— ticari defter kayıtları ve belgeleri esas alınmıştır. Davalı ——-tarafından düzenlenen ——- adı geçen şirket ile davacı —– tutarlı — imzalandığı, —- istinaden, davalı asıl borçlu şirkete —- verildiği ve söz konusu kart limitine bağlı, kullanıcısı davalı —— kartın verildiği, söz konusu kredi kartına ait hesap özetleri incelendiğinde, kredi kartına ait —- dönem borcunun ödenmediği ve davacı banka tarafından kredi hesabının — tarihinde kat edildiği— davacı banka tarafından, davalı asıl borçlu —— yevmiye no.lu ihtarnamesi keşide edilerek, —- tarihi itibariyle kredi hesabının kat edildiği ve kat tarihi itibariyle… detayı verilen toplam —– saat içinde ödenmesi, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir. Davalılara gönderilen ihtarnamenin E-Tebligat mazbataları incelendiğinde, —- tarihinde ihtarnamenin muhataplara tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, ihtarnamede verilen 24 saatlik sürenin dolmasıyla, davalı asıl borçlu ve —–tarihinde temerrüde düştükleri değerlendirilmektedir. Dava konusu alacak tutarı, davalı asıl borçluya verilen —- kaynaklanmaktadır. Dava konusu kredi kartının ——- tutarlı dönem borcunun, 05.04.2021 son ödeme tarihinde ve sonrasında ödenmediği tespit edilmiştir. Kredi hesabı ise 06.07.2021 tarihinde kat edilmiştir. Dava konusu kredi kartının anapara alacak tutarına kat öncesindeki 25.06.2021 hesap kesim tarihinden 06.07.2021 kat tarihine kadar,—-tarafından yayımlanan duyurusu uyarınca yıllık % 27,36 (= Aylık % 2,28 x 12) oranından gecikme tazminatı hesaplanmıştır. —– tarafından yayımlanan duyurular uyarınca, 01.05.2021 tarihinden itibaren kredi kartlarına uygulanacak azami gecikme faiz oranı yıllık —– olarak belirlenmiştir. Dava konusu kredi kartından kaynaklanan asıl alacak tutarına, kat tarihinden 08.09.2021 takip tarihine kadar, yıllık % 27,36 oranından aşağıda gecikme tazminatı hesaplanmıştır. Taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek yapılan hesaplama sonucunda, takip tarihi itibariyle davacı bankanın toplam 6.525,39 TL talep edilebilir alacak tutarının bulunduğu hesaplanmıştır.
Alacağın Türü Hesaplanan Tutar – Davacı Talebi – Talep Edilmesi Gereken Tutar
Asıl Alacak 5.701,22 TL 5.701,22 TL 5.701,22 TL
Gecikme Cezası+BSMV 633,06 TL 578,34 TL 578,34 TL
Masraf 245,83 TL 258,12TL 245,83 TL
Toplam 6.580,11 TL 6.537,68 TL 6.525,39 TL
Davalı kefilin sorumluluk tutarının tespiti; ——- tarihinde düzenlenen —- Formu ile, davalı asıl borçlu şirkete —- ve aynı limite bağlı olarak —-kullanıcısı olacağı —–talep edilmiştir. Söz konusu başvuru formuna istinaden davacı banka ile davalı —-arasında —– Sözleşmesi imzalandığı ve davalı şirkete —- ve söz konusu kredi kartı limitine bağlı olarak ——–verildiği görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan—-davalı —— kefalet imzası bulunmadığından, söz konusu sözleşmeye istinaden verilen şirket kredi kartından doğan borçtan, adı geçenin sorumlu tutulamayacağı, ancak Mahkeme tarafından, davalı —– sorumluluğunun bulunduğu görüşünün benimsenmesi durumunda ise; davalı — asıl borçlu ile birlikte aynı gün temerrüde düştüğünden, hemen yukarıda davalı asıl borçlu yönünden hesaplanan toplam 6.525,39 TL borçtan, davalı ——- da sorumlu tutulabileceği” şeklindedir.
Tüm dosya kapsamından; dava konusu alacak tutarının, davacı banka ile davalı asıl borçlu —–arasında imzalanan—–istinaden, davalıya verilen ——- kaynaklandığı, her ne kadar davalılar vekili, davacı ile müvekkiller arasında imzalandığı iddia olunan ve alacağa dayanak gösterilen kredi sözleşmesi üzerinde bulunan imzanın müvekkili —- eli ürünü olmadığını ileri sürmüşse de mahkememizce davalı ——- imza örnekleri toplanmış ve imza incelemesi için bilirkişi incelemesine yönelik ara karar kurulmuş, davalılar vekiline bilirkişi ücretini yatırması için kesin süre verilmiş olmasına rağmen davalılar vekilince bilirkişi delil avansı yatırılmadığından söz konusu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilerek davalı tarafın imzaya yönelik itiraz savunmasını ispatlayamadığı anlaşılarak yargılamaya devam edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporundaki hesaplama gerekçeli ve denetlenebilir olması nedeniyle hükme esas alınmıştır. Bilirkişi taraflar arasında imzalanan —-davalı ——- kefalet imzası bulunmadığından, söz konusu sözleşmeye istinaden verilen şirket kredi kartından doğan borçtan, adı geçenin sorumlu tutulamayacağına yönelik tespitte bulunmuşsa da davacı vekili tarafından sunulan — müteselsil kefil ve müşterek borçlu olarak davalı —- imzasının bulunduğu, kefalet tarihi ve kefalet miktarının el ile yazılı olduğu, dolayısıyla davalı —– kefaletinin geçerli olduğu anlaşılmakla söz konusu hesaplanan tutardan hem asıl borçlu davalı şirketin hem de davalı kefil —– sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak takip tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonucunda, taleple bağlılık ilkesi gözetildiğinde, davacı bankanın 5.701,22 TL asıl alacak, 578,34 TL gecikme cezası+ BSMV, 258,12 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 6.537,68 TL alacağının olduğu anlaşılmış ve davalıların takibe yönelik itirazının iptali ile takibinin aynen devamına karar vermek gerektiği, —– tarafından yayımlanan duyurular uyarınca, dava konusu kredi kartına ait asıl alacak tutarına, takip tarihinden itibaren yıllık % 27,36 oranından gecikme tazminatı talep edilebileceği ve söz konusu alacak tutarı likit ve belirlenebilir olmakla hüküm altına alınan 6.537,68 TL alacağın takdiren % 20 oranında inkar tazminatına hükmetmek gerektiği anlaşılarak davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalıların ——–esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazların iptali ile takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmakla, hüküm altına alınan 6.537,68 TL’nin % 20’si oranında inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 446,59 TL ‘den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 78,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 367,63 TL harcın davalılardan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 78,96 TL başvurma harcı ve 59,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 138,26 TL harcın davalılardan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 89,25 TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.589,25 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T’deki esaslara göre belirlenen ve kabul edilen miktarı geçmemek üzere 6.537,68 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin mütesaviyen davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
9-Mahkememiz kasasına alınan evrak asıllarının karar kesinleştiğinde ilgili birimlere iadesine,
10-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, kararın KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/05/2023