Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/908
KARAR NO: 2023/49
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 15/11/2022
KARAR TARİHİ: 25/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İhyası talep edilen şirket işçilerinden —– geçirdiği iş kazası nedeniyle maluliyetinin oluştuğunu, bu nedenle —— dosyası ile rücuen alacak davası açıldığını, dava safahatında şirketin tasfiyesinin sona ererek ————- kapatıldığının anlaşılması üzerine —— tarihli ara karar ile müvekkiline ihyası istenen —— ile kayıtlı ———– canlandırılması için yetki ve süre verildiğini iddia ederek ihyasi istenen şirkete karşı müvekkilini kurum alacağının tahsili amacıyla açtıkları davaya devam edebilmeleri için—— tüzel kişiliğinin ihyasına, gerekir ise şirkete tasfiye memuru tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin TTK 32 m. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34.maddesi uyarınca işlem yaptığını, şirketin sermayesini artırmayarak münfesih duruma düştüğünü, ihyası istenen şirketin bunu ortadan kaldırarak buna ilişkin belgeleri müvekkiline sunması gerektiğini, şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde bunu müvekkiline yazılı olarak bildirilmesi gerektiğini, ihyası istenen şirketin müvekkiline 2 ay içinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğini ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirmesi gerektiğini, bildirilmemesi ya da——– bildirilmemesi halinde söz konusu şirketin unvanının —— silineceğini, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra ———- intikal edeceği ve bunun kesin olduğunun ihyası istenen şirkete ihtar edildiğini, ihtara rağmen söz konusu şirketin yukarıdaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin resen terkine ilişkin eksik işlem yapmadığını, şirketin sermaye arttırım yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle şirketin faaliyetlerine tekrar devam edebilecek şekilde ihyasına karar verilemeyeceğini, davacının terkinin usulsüz olduğu gibi bir iddiası olmadığı gibi şirket bakımından 3.kişi durumunda olduğundan böyle bir iddianın ileri de sürülemeyeceğini, taleple bağlı kalınarak dava konusu şirketin ihyasına karar verilebileceğini ve tasfiye memuru atanması gerektiği hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, davanın açılmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dilekçeler aşaması tamamlanmış, mahkememizin ——– ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenerek uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilmiştir.
———- getirtilmiş, ihyası talep edilen ————- mahkememiz yetki sınırları içinde kaldığı, şirketin ——- tarafından TTK Geçici 7. maddesi uyarınca sermaye arttırımını yapmaması nedeniyle madde kapsamına alındığı, —- tarihinde re’sen terkin işleminin yapıldığı görülmüştür. —— tarafından şirkete gönderilen ihtarnamenin adreste tanınmadığından bahisle iade olduğu, şirket yetkilisine ise ihtarnamenin tebliğine ilişkin herhangi bir evrakın sunulmadığı anlaşılmıştır.
TTK Geçici 7/15 fıkrasının son cümlesi uyarınca ———–kaydı silinen şirketin alacaklıları veya hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde mahkemeye başvurmak suretiyle şirketin ihyasını talep edebilirler. Mahkememizdeki dava—-tarihinde açılmış olup şirketin sicilden re’sen terkin edildiği —– tarihinden itibaren dava tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu anlaşılmıştır.
6102 Sayılı TTK’nın geçici 7. maddesinde anonim ve limited şirketlerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca —-tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen ——– tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler, 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK’nın yürürlük tarihinden önce veya 1.7.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait ——— yapılamaması, TTK’nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması sebebiyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ——– terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Anılan maddenin 4. fıkrasına göre; —— kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ——— kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere ——– aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, ——- göre yapılmış tebligat yerine geçer. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen ——— şirketlerin unvanı ise ———- re’sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler. Somut olayda ise davalı ——- içinde ihyası istenen şirketin temsil ve ilzamı ile yetkilendirilmiş kişilere ihtarat yapıldığına ilişkin bir tebliğ evrakı bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda terkin işleminin usulsüz olduğu ve usulsüz olarak yapılan terkin nedeniyle TTK Geçici 7.maddesinin 15.fıkrasında belirtilen 5 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılması şartının uygulanamayacağı sonucuna varılmıştır.———-
Davacı mahkememizde açtığı davada ihyası talep edilen şirket hakkında—— esas sayılı dosyada devam eden dava bulunduğunu, mahkemenin şirket hakkında ihyası davası açmak üzere —–tarihli duruşmada yetki ve süre verdiğini belirterek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. Getirtilen ———sayılı dosyada davacının ihyası talep edilen şirket aleyhine alacak davası açtığı, mahkemece —— tarihli duruşmada davacı vekiline ihya davası açmak üzere yetki ve süre verildiği görülmüştür.
Yapılan yargılama, toplanan deliller uyarınca davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, sicilden terkin edilen şirketin ——- devam eden dava nedeniyle ek tasfiyesinin gerektiği, davacının talebinin TTK Geçici 7. maddesi koşullarını taşıdığı görülmekle davanın kabulüne —–numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin olan ———–sayılı dosyada devam eden yargılama ile sınırlı olarak ihyasına, şirketin ——– tesciline, şirketin sermaye arttırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü sicilden terkin edildiği gözününde bulundurularak tasfiye işlemleri içinde şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğinden tasfiye işlemlerinin yapılması için şirkete tasfiye memuru olarak resen ————atanmasına, kararın ——– tescil ve ilanına karar verilmiş, yapılan terkinin usulsüz olması göz önünde bulundurularak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜNE,
—– sicil numarasında kayıtlı iken resen terkin olan——– sayılı dosyada yürütülen yargılama ile sınırlı olarak ihyasına,
Tasfiye memuru olarak resen ——– atanmasına,
Kararın ——— tescil ve ilanına,
Yapılacak ilan ve diğer masraflarla aylık 750,00 TL tasfiye memuru ücretinin tasfiye esnasında şirket hesabından tahsil edilmesine,
2-Karar harcı 179,90 TL.ile başvuru harcı 179,90 TL.nin davalı ———— tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 104,00 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/01/2023