Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2015/495 Esas
KARAR NO : 2018/435
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 22/09/2015
KARAR TARİHİ : 17/04/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekilli dava dilekçesinde özetle; davalılardan … ile, davacı …… ortakları iken , bu şirket, şirket yöneticisinin davalı …’un talebi üzerine, İstanbul Anadolu ……. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2002/1147 E. Sayılı dosyasından verilen karar ile tasfiye edildiğini, tasfiye edilen şirkette davalı …’un payı %70 davacı …’ün payının ise %30 olduğunu, 13/11/2003 tarih, 2002/1147 Esas , 2003/1226 Karar sayılı tasfiye kararı örneğinin ekte sunulduğunu, davalarının kabulüne borçluların itirazının iptaline ve takibin devamına, borçluların %20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmelerine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 17/04/2018 tarihli duruşmada dava dilekçesini tekrar ederek, müvekkilinin kendi hissesi olan %30 oranında zarar için davalı … aleyhine açmış olduğu dava neticesinde müvekkilimin hissesine isabet eden %30 luk zararın davalı … tarafından şirkete yatırıldığını, tasfiye memuru olan davalı …’ın diğer davalı şirket ortağı … tarafından yatırılan bu meblağdan öncelikle tasfiye giderini kendi ücretini kesip kalanın %30 unu müvekkiline, %70 ini de davalı … a ödediğini, Müvekkilimin açmış olduğu dava neticesinde mahkemece müvekkilinin hissesi oranında hükmedelin zararın tamamının müvekkiline ödemesi gerektiğini, bu nedenle Davalı … ‘un sebepsiz zenginleştiğini ve şirketi zarara uğrattığı için ödüllendirildiğini, tasfiye memurunun da dava dilekçesinde belirtildiği şekilde ve TTK uyarınca düzenlenmesi gereken bilonçuyu ortaklar kuruluna ve mahkemeye sunmadan kesinleştirdiği ve usulsüz işlem yaptığını, Kadıköy … ATM nin dosyasında müvekkilinin zararının tesbit edildiğini, ve müvekkilinin hissesi oranında hükmedilen zararın tamamının müvekkiline ödenmesi gerektiğini beyan etmiştir.
CEVAP :
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davacının İstanbul Anadolu …… İcra Müdürlüğü’nün 2015/895 Esas sayılı dosyası ile 05/12/2013 tarih ve ……Yevmiye nolu ihtarını dayanak yaparak 102.340,00 TL asıl alacak ve 7.469,42 TL faiz olmak üzere müvekkilden toplam toplam 109.809,42 TL talep ettiğini, kendilerine 10.02/2015 tarihli dilekçe ile borca faize ve takibin tümüne itiraz edildiğini , takeben durdurulduğunu, davacı tarafından da bu davanın açıldığını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddi ile %20 kötüniyet tazminatının , dava masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı … cevap dilekçesinde özetle; Kadıköy …… Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002-1147 Esas, 2003-1226 Karar ile …. ye tasfiye memuru olarak atandığını, şirketin vergi dairesindeki mükellefiyetinin tasfiye memuru olarak atandığı tarihten önce 30/06/2006 tarihinde terkin edildiğinden şirket ile ilgili herhangi bir ticari defterin tasdik ettirilmediğini, tarafına gelen yasal yazılara zamanında aynı yolla cevap verildiğini, davacı vekilinin tasfiye ücretinin müvekkiline ait şirket hesabına bankaya yatırılmış olan paradan aldığını belirttiğini, bu iddianın da yasal olmadığını bankaya yatan paranın şirket adına yatırıldığını, bankaya yatan paradan yapılan ödemelerin mahkemenin izninin olmasının savunulduğunu kendisinin mahkeme izni olmadan para çektiğinin belirtiğinin bunun yanlış olduğunu, bankadan para çekmek için mahkemenin iznini aldığını, yasal dayanağı olmadan açılan davanın reddine, dava masraf ve %20 icra inkar tazminatının davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava yazılı yargılama usulüne tabii olup, usulünce taraf teşkili sağlanmış , dilekçeler aşaması tamamlanmış , HMK 140 maddesi uyarınca ön inceleme duruşmalı yapılıp uyuşmazlıklar tesbit edildikten sonra tahkikat aşamasında deliller toplanıp ticari defterler incelenmiş tahkikat sonlandırılarak HMK 186 maddesi uyarınca sözlü yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır.
İstanbul Anadolu … İcra Dairesinin 2015/895 esas sayılı icra dosyası dosya içerisine celp edilmiş yapılan incelemede davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 102.340,00 TL asıl alacak ve 7.469,42 TL işlemiş faiz alacağı yönünden ilamsız icra takibini başlattığı, davalılar tarafından süresinde verilen itiraz dilekçesinde borcun tamamına itiraz edildiği, itiraz üzerine 26/10/2015 tarihinde takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Kadıköy ……. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/635 Esas, 2009/270 Karar (bozma öncesi 2007/744 Esas) sayılı dava dosyası dosya içerisine celp edilmiş yapılan incelemede; davacının davalı … ve dava dışı şirket hakkında açmış olduğu davada Yargıtay … Hukuk Dairesi’nin pay sahiplerinin yöneticinin zararlandırıcı eylemleri nedeniyle açılacak davalarda hükmedilecek tazminatın şirket adına istenmesi gerektiğinden bahisle bozulması üzerine mahkemece davacı ve davalı …’un ortak olduğu dava dışı ….in davalı …’un ortak olduğu dava dışı ….. ye rayiç bedel altında satışın yapılması sebebiyle şirketin uğramış olduğu 158.514.184,339 TL zararın taleple bağlı kalınarak davacının ıslahı doğrultusunda 47.550,00 TL zarar tazminatın tasfiye halinde dava dışı ……. ye ödenmesine 07/05/2009 tarihinde karar verildiği kararın 07/10/2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Kadıköy …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/605 Esas 2010/938 Karar sayılı dosyası dosya içerisine celp edilmiş, yapılan incelemede; davacının davalı … ve dava dışı ….. hakkında şirket ortağı ve yöneticisi aleyhine 05/08/2010 tarihinde açmış olduğu, sorumluluk davasının TTK 556 ve 209/4 maddesi gereğince zaman aşımı süresinin 08/02/2010 tarihinde dolduğu gerekçesiyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verildiği , kararın Yargıtay …. Hukuk Dairesi tarafından onanması üzerine 12/07/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Küçükçekmece…… İcra Dairesi’nin 2008/853 Esas sayılı icra dosyası dosya içerisine celp edilmiş yapılan incelemede ; dava dışı … …..İ inin davacı hakkında toplam 93.458,56 TL alacak yönünden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yaptığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık ;Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan İstanbul Anadolu ….. İcra Müdürlüğü’nün 2015/895 esas sayılı icra dosyasındaki takibe konu alacağın dayanağı Kadıköy ……. ATM mahk tarafından tasfiyesine karar verilen …. yi zarara uğratması nedeniyle davacı tarafından Kadıköy ………. ATM nin 2004/744 esas sayılı dava dosyasıyla davalı … aleyhine açılan davada davacının yüzde 30 hissesine tekabül eden 47.550 TL zararın şirkete ödenmesine karar verilmesi üzerine davacının diğer davalı tasfiye memuru olan … ın davalı … payına isabet eden zararın tahsili için dava açmasını isteyip istemediği, tasfiye memurunun tasfiye görevini usulüne uygun yerine getirip getirmediği, tasfiye memurunun diğer davalı ile birlikte hareket ederek şirketi ve davacıyı zarara uğratacak şekilde tasfiye görevini yerine getirip getirmediği ve davacının şirkete ödediği payına isabet eden zarar miktarının davacıya hangi oranda ödenmesi gerektiği ve davalıların bu zarardan şahsen sorumluluk olup olmadığı noktasında toplanmaktadır .
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi yönünden uyuşmazlık konusu hakkında resen seçilen üç kişilik bilirkişi heyeti aracılığıyla dosya üzerinden inceleme yaptırılmış bilirkişi heyeti 29/03/2017 havale tarihli kök raporunu ve 18/01/2018 tarihli ek raporunu dosyaya sunmuştur.
Sunulan rapor uyarınca ; Dosya içerisinde celp edilen dava dosyalarından davalı …’un müdür olarak şirketi zarara uğrattığı eylemlerin 13/02/2002 – 08/08/2002 tarihli olduğunu, TTK ‘nın yürürlüğü ve uygulama şekli hakkındaki kanunun 6. Maddesi uyarınca TTK’nın yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri ile hak düşürücü sürelerin eski hukuka tabi olduğunu, bu nedenle eski TTK ‘nın 556. Maddesi hükmünün atfı ile TTK 309/4 maddesine göre davalı …’un müdür olarak sorumluluğunun 2 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerine tabii olduğunu bu nedenle …’un sorumluluğunun ……. tarihlerinde zamanaşımına uğramış olacağını Kadıköy ………. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010 /605 Esas sayılı dava dosyası ile davalı … aleyhine açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğini, davacının Zeytinburnu ……. Noterliğinin 10560 Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tasfiye memuru …’ın diğer davalı … aleyhine sorumluluk davası açması için 29/03/2010 tarihinde gönderdiği ihtarnamenin tarihi itibari ile davalı …’un sorumluluğunun zamanaşımına uğradığı bu nedenle diğer davalı …’ın davalı …’a sorumluluk davası açmamasının kusurlu bir davranış olarak görülemeyeceğini , aksine zamanaşımına uğradığı belli olan bir borç için tasfiye memurunun dava açması tasfiye halindeki şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti külfeti doğuracağını, bu nedenle dava açılmamasının basiretli bir davranış olarak nitelendirilebileceğini ve dava açılmaması sebebiyle tasfiye memurunun sorumluluğunun söz konusu olmayacağı gibi tasfiye memurunun ihtar tarihi 29/03/2010 tarihi itibariyle şirketin zarara uğratıldığından haberdar olduğunun kabul edilmesi halinde TTK 552. Maddesinin ve TTK 452 maddesinin atfıyla TTK 224. Maddesi uyarınca tasfiye memuruna karşı açılacak sorumluluk davasının zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 2 ve her halukarda eylem tarihinden itibaren 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu davalı tasfiye memuru …’ın diğer davalıya karşı sorumluluk davası açmaması suretiyle oluştuğu iddia edilen zarara yönelik davacının dava açma hakkının 29/03/2012 tarihinde zamanaşımına uğradığını tasfiye memurunun diğer davalıya karşı sorumluluk davası açmamasının kusurlu ve basiretsiz bir davranış olmadığını, bunun aksi kabul edilecek olsa dahi tasfiye memuru davalı …’a karşı açılaca sorumluluk davasının takip tarihi ve iddia tarihi itibariyle zaman aşımına uğradığını, tasfiye memurunun mali yönden tasfiye işlemlerini usulüne uygun olarak yaptığını, tasfiye memurunun tasfiye halindeki …… bankada biriken toplam parasından tasfiye dönem ücreti masraflar ve vergiyi alıkoyarak mahsup ettiği kalan 129.400,00 TL nin şirket ortaklarının şirketteki payları oranında, davalı …’un %70 hissesine karşılık 90.580,00 TL davacının %30 hissesine karşılık 38.820,00 TL olarak paylaştırdığı yine Kadıköy …….. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/635 Esas 2009/270 Karar sayılı ilamı uyarınca şirkete ödenmesine karar verilen 47.550,00 TL nin şirket ortaklarına hisseleri oranında paylaştırıldığı ve davacı ve davalı …’un hakkı olan tasfiye bakiyesini edindiğini tasfiye bakiyesinin paylaştırılmasında herhangi bir usulsüzlük yapılmadığını, davalı tasfiye memuru …’ın TTK 542/1-D ve 289/1 maddesi çerçevesinde bilanço düzenlenememesi sebebiyle davacının ödemelere itiraz hakkının engellendiği yönünde itirazda bulunduğunu, tasfiye memurunun yaptığı işlemleri kaleme aldığı 12/11/2003 tarihli yazısının davacı tarafa 18/11/2013 tarihinde tebliğ edildiği, tasfiye memurunun bilanço düzenlememesi ve taraflara tebliğ edilmemesi sebebiyle sorumlu olduğu düşünülse bile davacı tarafın zararın dayanağı ve davacının asıl itirazının mahkeme kararı ile davacının %30 luk hissesine tekabül eden şirket zararının davalı … tarafından şirkete ödenmesi üzerine tasfiye memurunun ödenen bu miktarı ortakların payları oranında tasfiye bakiyesi vermesi yani davacı …’a %70 oranında tasfiye bakiyesi ödemesi ve kalan %70 lik zarar yönünden dava zamanaşımının süresinin kaçırılmış olmasına yönelik olduğunu bu nedenle zararın dayanağı olarak gösterilen paranın tasfiyesinde tasfiye memurunun bir usulsüzlüğünün bulunmadığını ve tasfiye memurunun bilanço düzenlememesi eylemenin davacının herhangi bir zararına yol açmadığını beyan etmiştir.
Bilirkişi kök ve ek raporu denetlenerek dosya içeriğine ve hüküm kurmaya elverişli kabul edildiğinden davacı vekilinin dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdii talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosyanın bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde; Davacı ve davalı …’un tasfiye halindeki….nin ortakları olduğu diğer davalı …’ın bu şirketin tasfiye memuru olduğu, davacının Kadıköy ……. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/635 Esas sayılı dava dosyası ile davalı … aleyhine yöneticinin zararlandırıcı eylemi nedeniyle kendi payı oranında açmış olduğu tazminat davasında mahkemece davalı …’un ortağı olduğu şirketi 158.514.184,339 TL zarara uğrattığı tespit edilerek taleple bağlı kalınarak 47.550,00 TL zararın şirkete yatırılmasına, 07/05/2009 tarihinde karar verildiği bu kararın 07/10/2009 tarihinde kesinleştiği, davacının 05/08/2010 tarihinde davalı … aleyhine açmış olduğu Kadıköy 3……. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/105 Esas sayılı sorumluluk davasında dosyasında mahkemece davanın 08/02/2010 tarihinde zamanaşımına uğradığından bahisle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği kararın 12/07/2013 tarihinde kesinleştiği, davacının tasfiye memuru diğer davalıya mahkeme kararı ile tespit edilen ancak hüküm altına alınmayan …’un şirkete verdiği zarar yönünden dava açması için 29/03/2010 tarihinde Zeytinburnu …… Noterliği ile göndermiş olduğu ihtarname tarihi itibariyle davalı …’un sorumluluğunun zamanaşımına uğradığı bu nedenle tasfiye memurunun diğer davalı hakkında sorumluluk davası açmamasının kusurlu bir davranış olmadığı aksine zamanaşımına uğramış bir alacak hakkında dava açmayarak şirketi yargılama gideri ve vekalet ücreti külfetinden kurtardığı yine tasfiye memurunun şirketin bankada biriken toplam parasından tasfiye dönem ücreti masrafları ve vergileri mahsup ettikten sonra kalan paranın şirket ortaklarının payları oranında tasfiye payı olarak paylaştırmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gibi her ne kadar davacı vekili Kadıköy …….. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı uyarınca davalı … tarafından şirkete yatırılan, 47.550,00 TL nin davacının kendi hissesi oranında açılan dava neticesinde hüküm altına alındığından bahisle tamamının davacıya ödenmesi gerektiğini bu nedenle diğer davalı …’un sebepsiz zenginleştiğini ve tasfiye memurunun diğer davalı ile birlikte hareket ederek şirkete ve davacıya zarar verdiği hususunu iddia etmiş ise de; mahkeme kararı ile hüküm altına alınan zararın şirkete ödenmesine karar verilmiş olup, tasfiye sonucunda şirketin ortaklarına payları oranında tasfiye payı ödenmesi gereklidir.
Bu nedenle ödenen bu meblağın tasfiye memuru tarafından şirket ortaklarına payları oranında tasfiye payı olarak ödenmesi usul ve yasaya uygun olup, davalı …’un tasfiye memuru tarafından yapılan bu ödeme ile davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmediği , her ne kadar tasfiye memurunun tasfiye işlemlerine ilişkin bilanço düzenlemesi gerekli ise de tasfiye memurunun tasfiye işlemlerinde herhangi bir usulsüzlüğünün bulunmadığı ve bu nedenle bilançonun düzenlenmemesinin davacının herhangi bir zararına yol açmadığı kanaatine varılarak, dosya kapsamında usulüne uygun delillerle ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Kötü Niyet Tazminatı Yönünden ; Her ne kadar davacı davaya konu icra takibi yapmakta haksız ise de kötü niyetli olduğu hususu dosya kapsamındaki deliler ile ispatlanamadığından İİK 67/2 maddesinde düzenlenen ve yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-İİK 67 /2 maddesinde düzenlenen yasal koşulları oluşmayan Kötü Niyet Tazminatı Talebinin reddine,
3- Dava açılırken davacı tarafından peşin olarak alınan 1.301,08 TL harçtan alınması gerekli olan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.265,18 TL karar ve ilam harcının davacıya ya da ahzu kabza yetkili vekiline iade edilmesine ,
4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5- Davalılar yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ……. uyarınca 11.534,75 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara müştereken ve müteselsilen verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama sırasında yapılan 150,00 TL tebligat giderinin davacıdan alınarak davalı …’a ya da ahzu kabza yetkisi olan vekiline ödenmesine,
7- Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde taraflara iadesine,
Karar verildi.
Davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı , Gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren HMK 345 maddesi uyarınca yasal iki haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı .