Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2016/1217 Esas
KARAR NO : 2018/623
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
KARAR TARİHİ : 24/05/2018
DAVA :
Davacı vekili Mahkememize sunduğu 16/11/2016 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından, zorunlu mali mesuliyet(trafik) poliçesi ile sigorta edilen ……. Plakalı aracın, 19/09/2015 tarihinde, ……. plakalı araçta %100 oranında kusurlu olarak maddi hasara meydana getirdiğini, mahallinde tutulan tutanağa göre, …….. plakalı aracın olayda %100 kusurlu ve 2.52 promil (aşırı alkollü) alkollü olarak olarak bu hasarı meydana getirdiğini, yaptırılan ekspertiz sonucu 9.000,00-TL hasar miktarının karşı tarafa ödendiğini, ………. 4/D maddesine göne alkollü araç kullanımının, alacağın tahsili için dava açılması zorunluluğu ortaya çıktığını, davalıya ait aracın olayda %100 kusurlu olarak müvekkili şirketin büyük zararına sebep olduğunu beyanla, teminat alınmaksızın H.M.K. 389 ve 392. Maddelerine göre ………. Plaka sayılı aracın Trafik kaydına 3.şahıslara devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, 9.000,00-TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama gideri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili Mahkememize sunduğu 26/12/2016 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle: dava dilekçesini tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 24/05/2018 tarihli duruşmada/esas hakkındaki beyanında; Davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili Mahkememize sunduğu 12/12/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davaya Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinin bakmakla görevli olduğunu, ayrıca ZMMS genel şartlarının yakın zamanda değişmesi ve bir kısım ZMMS genel şartları maddeleri hakkında iptal yahut yürütmenin durdurulması kararları verlmesinin söz konusu olduğunu, bu şartlar altında müvekkili şirketten herhangi bir rücu talebinde bulunulamayacağını, sürücünün alkollü olmasının ağır kusurlu olduğu ve kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediği anlamına gelmeyeceğini, öncelikle bu hususun araştırılması gerektiğini, bu sebeplerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ikinci(2.) cevap dilekçesi vermemiştir.
Davalı hüküm duruşmasına katılmamıştır.
Uyuşmazlık Konusu : Taraflar arasındaki ihtilaf, temelde davaya konu trafik kazası nedeni ile davacı sigorta şirketinin 3. Kişiye yaptığı hasar ödemesini alkollü sürücü iddiası ile sigortalısına rücu edip edemeyeceği ve mahkememizin yetkisi olup olmadığı noktasındadır.
Davanın Hukuki Niteliği: Dava, Alkollü araç kullanma nedeni ile sigorta şirketince ödenen hasar bedelinin sigortalısına rücu davasıdır.
Davanın Hukuki Sebebi: Trafik sigortası genel şartlarının B.4/3-c maddesindeki ” Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar için sigortalıya rücu edilir” şeklindeki düzenlemedir.
DELİLLER :
Celp ve tetkik olunan …….. tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre; ……. sevk ve idaresindeki …….. plakalı araç ile … sevk ve idaresindeki ………… plakalı araçların kaza yaptıkları anlaşılmıştır.
Dosyada mübrez 04/05/2015 tarihinde ……… Türk Sigorta Şti. tarafından tanzim edilen Karayolları ZMSS Poliçesi incelendiğinde; poliçenin 04/05/2015-2016 tarihleri arasında geçerli olduğu, sigortalısının ……….. Ltd. Şti. olduğu, sigortalanan aracın…… plakalı araç, poliçe limitinin ise 29.000,00 TL ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır.
Celp ve tetkik olunan …… Plakalı aracın tescil bilgileri incelendiğinde;………. adına kayıtlı olduğu, … plakalı aracın ise …… adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
19/01/2015 ölçüm tarihli alkol tespit tutanağına göre …… plakalı araç sürücüsü ……. 1,51 promil alkollü olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti 02/12/2017 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu olayda davacı şirkete ZMM sigortalı ve davalı şirkete ait …… plakalı aracın sürücüsü … ………. % 100 (Yüzdeyüz) oranında tamamen kusurlu olduğunu, dava konusu trafik kazasının, münhasıran davalı şirkete ait aracın sürücüsü …..1,51 promil oranında güvenli sürüş kabiliyetini kaybedecek derecede alkollü olması nedeniyle meydana geldiğini, davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceğini toplam maddi zararının 9.000,00 TL olduğunu beyan ve rapor etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :
Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan/sunulan deliller, Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Araç Tescil Bilgileri, Sigorta Poliçesi ve Hasar Dosyası, Kusur Tespiti, Bilirkişi Raporu, Islah/Talep Arttırım, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde;
19/09/2015 tarihinde davalıya ait olan ve ……… sevk ve idaresindeki ……. plakalı araç ile……. sevk ve idaresindeki …….plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde ……… plakalı aracın sürücüsü ……… %100 oranında kusurlu olduğu, bu nedenle dava dışı ………… plakalı araçta meydana gelen hasarın davacı sigorta şirketince ödendiği, sigortalı aracın sürücüsünün diğer araca arkadan çarpmak sureti ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, dosya içerisinde bulunan belgelerden dava dışı sürücünün 1,51 promil alkollü olduğu, bu durumda mahkememizce, bir trafik uzmanı makine mühendisi, hukukçu bilirkişi ile bir nörolog doktordan oluşturulan bilirkişi kurulundan olayın oluş şekli, yol, hava ve trafik durumu, dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı, sürücüde tespit edilen alkol durumu ve kusur durumu birlikte değerlendirilerek, kazanın münhasıran (salt) alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin başka unsurlarında etkili olup olmadığının belirlenmesi için gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alındığı, alınan rapora göre davaya konu trafik kazasının münhasıran davalı şirkete ait …….. plakalı araç sürücüsü ………. 1,51 promil güvenli sürüş kabiliyetini kaybedecek derecede alkollü olmasından kaynaklandığı, dava dışı araçta meydana gelen hasar nedeni ile davacı sigorta şirketinin davalı sigortalısından talep edebileceği zararın 9.000,00 TL olduğu, gerekçeli denetime elverişli ve somut olaya uygun olması nedeni ile bilirkişi heyeti raporunun hükme esas alındığı, davacının ödemiş olduğu hasar bedeli yönünden davalı sigortalısına rücu şartlarıın oluştuğu, buna göre davalı tarafın tacir olması ve tacirin borçlarının ticari olmasının asıl olması nedeni ile hasar bedelinin ödeme tarihi olan 09/12/2015 tarihinden itibaren davacı tarafın talebine uygun olarak rücuya konu alacağa avans faizi uygulanması gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE 9.000,00 TL’nin 09/12/2015 tarihinden itibaren işlenecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Başlangıçta peşin olarak alınan 153,7 TL harcın, alınması gerekli olan 614,79 TL harçtan mahsubu ile bakiye 461,09 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 153,7 TL peşin harç, 136,4 TL tebligat ve posta gideri, 2.100,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 2.390,1 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürülükte bulunan ……. uyarınca 2.180,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca, artan gider avansının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı..