Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2016/1313 Esas
KARAR NO : 2018/907
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/12/2016
KARAR TARİHİ : 13/09/2018
DAVA :
Davacı vekili Mahkememize sunduğu 08/12/2016 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında çeşitli gıda alışverişi olduğunu, alışverişlerin karşılığı faturalar düzenlendiğini ve davalıya gönderildiğini, fatura alacaklarının müvekkile ödenmediğini, alacağın tahsili için İstanbul Anadolu …. İcra Müdürlüğünün 2016/16458 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 13/09/2018 tarihli duruşmada/esas hakkındaki beyanında; Davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili Mahkememize sunduğu 08/02/2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davacı arasında farklı zamanlarda çeşitli gıda alışverişi olduğunu, müvekkilin davacıya fatura bedellerini ödediğini, en son mal alımının 17/04/2016 tarihli fatura ile yapıldığını ve bedelinin ödendiğini, dava konusu faturalar karşılığında müvekkilin mal alımı yapmadığını, faturaların tebliğ edilmediğini, bu faturalardan herhangi bir borcun bulunmadığını, müvekkilin Nisan 2016 ayı sonunda işyerini kapattığını ve dükkanı boşalttığını, fatura tarihlerinden önceki tarih olan 10/05/2016 tarihinde dükkanın …….. tarafından kiralandığını ileri sürerek davanın reddine, davacının %20 den aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili Davalılar vekili 13/09/2018 tarihli duruşmada/esas hakkındaki beyanında; Davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Konusu : Taraflar arasındaki ihtilaf, temelde icra takibine konu faturaların davalıya tebliğ edilip edilmediği, faturalara konu malların teslim edilip edilmediği ve fatura bedellerinin ödenip ödenmediği noktasındadır.
Davanın Hukuki Niteliği: Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davanın Hukuki Sebebi: İtirazın iptalini düzenleyen 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)’nun 67/1. Maddesindeki “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.” şeklindeki düzenlemedir.
DELİLLER :
Celp ve tetkik edilen İstanbul Anadolu … İcra Müdürlüğü’nün 2016/16458 Esas sayılı dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından 25/07/2016 tarihli takip talebi ile davalı takip borçlusu hakkında ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı takip borçlusuna tebliği üzerine davalı takip borçlusunun süresi içerisinde, borca ve ferilerine karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin ve/veya takibin durdurulmasına ilişkin kararın davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın 1(bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, inceleme gününde Mahkememize ibraz edilen ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali Müşavir bilirkişi 05/02/2018 Havale tarihli raporunda özetle; Davacı tarafından icra takibine konu edilen 17.05.2016 tarih ……. fatura nolu 6.275,00 tutarlı, 18.05.2016 tarih ……fatura nolu 7.515,00 tutarlı, 21.05.2016 tarih …. fatura nolu 4.180,00 tutarlı, toplam Bedeli….. olan faturaların davalı işletme defterlerinde kayıtlı olmadığını, ayrıca fatura içeriği malların davacı tarafından davalıya teslim edilmiş olduğunu gösteren somut bir belge dosyaya sunulu bulunmadığını, taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin gösteren her hangi bir borç alacak dökümünün de dosyaya sunulu bulunmadığını, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş üç adet fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü durumunda, davacının icra takip tarihi olan 25/07/2016 tarihi itibariyle davalıdan 17.970,00 TL alacaklı durumda olacağını, fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabul edilmesi durumunda ise davacının icra takip tarihi olan 25/07/2016 tarihi itibariyle davalıdan herhangi bir alacağının olmayacağını rapor etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :
Ticari Defterlerin Delil Kabiliyeti
Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır. (TTK m. 83)
Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir. (HMK m. 199)
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir. (HMK m. 219)
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. (HMK m. 220/1)
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. (HMK m. 222/2-3-5)
Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, faturalar, takip dosyası, bilirkişi raporu, veraset ilamı iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer’ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının işletme esasına göre defter tuttuğu, takibe konu faturaların ticari defterinde kayıtlı olduğu, davalının da işletme esasına göre defter tuttuğu ancak davacı tarafın faturalarının davalı işletme defterinde kayıtlı olmadığı, takibe dayanak faturalardaki malların teslim edildiğine dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı davacının yemin deliline de dayanmadığı, bu hali ile davacı tarafın faturalara konu ürünleri teslim ettiğini ispatlayamaması karşısında dahili davalıların murisi hakkında başlatılan icra takibinin haksız olduğu, ancak davacının takibinde kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle haksız icra nedeni ile kötü niyet tazminatının şartlarının oluşmadığı, sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın şartları oluşmayan kötü niyet tazminatının REDDİNE,
3-Başlangıçta peşin olarak alınan 364,72 TL karar ve ilam harcının işin hitamında ödenmesi gereken 35,9 TL harçtan fazla olduğu anlaşıldığından 492 sayılı harçlar kanunun 31. maddesi gereğince fazla alınan 328,82 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya ödenmesine,
4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan …. uyarınca 2.562,8 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6- Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca, artan gider avansının davacıya; artan delil avansının davalıya iadesine,
7- Karar kesinleştiğinde, İstanbul Anadolu …. İcra Müdürlüğü’nün 2016/16458 Esas sayılı dosyasının merciine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.