Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/172 Esas
KARAR NO : 2018/869
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
KARAR TARİHİ : 16/08/2018
DAVA :
Davacı vekili Mahkememize sunduğu 13/02/2018 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili …’ ün 05/04/2017 tarihinde davalı … tarafından tanzim edilen …….. nolu ZMMS Poliçesi ile temin olunan ……. plakalı araç içerisinde yolcu konumunda iken meydana gelen tek taraflı yaralanmalı maddi hasarlı kazada ağır yaralanarak malul olduğunu, kaza ile ilgili ihbar yapılarak gerekli hasar dosyası oluşturulduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ve genel şartları kapsamında kaza nedeniyle meydana gelen maluliyet dolayısıyla KTK. 91 ve devamı maddeler kapsamında zarardan poliçede bulunan teminat limiti ile davalının sorumlu olduğunu,………. Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2017 tarihli 2017/14824 sayılı Bilirkişi raporunda sürücü …………….’ ün Asli kusurlu olduğunun sabit olduğunu,müvekkil gerçekleşen maddi hasarlı ve yaralamalı kaza sonucunda yaralanmış dava dilekçesi ekinde mübrez………. Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu’nun 24/01/2018 tarihli Raporuna göre müvekkilenin Engel Durumuna göre vücut Fonksiyon Kaybı Oranı’nın % 14 olduğu tespit edildiğini, kaza sonrasında müvekkilinin bu trafik kazasına bağlı olarak ömrünün sonuna kadar taşıyacağı cismani zararları oluştuğu ve hem bedenen hem de ruhen yıprandığını, müvekkilinin sakatlığının geçici olmadığını, bu nedenle maddi tazminat alması gerektiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 14/03/2018 havale tarihli dilekçesi ile sulh olduklarını ve davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir.
SAVUNMA :
Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Davanın Hukuki Niteliği: Haksız fiil nedeniyle maddi tazminat, davasıdır.
Davanın Hukuki Sebebi: Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nun 49. Maddesindeki “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :
Sulh, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan ve görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir(HMK m.313). Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir(HMK m.314) ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur(HMK m.315).
Sulh halinde Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir(HMK m.315).
Vekilin aracılığı ile sulh halinde, bu konuda vekaletnamesinde özel yetki bulunmalıdır(HMK m.74).
Sulh sözleşmesinde yargılama masrafı ve vekalet ücreti de düzenlendiğinden bu hususta ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.
Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan deliller, sulh, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; tarafların yargılama sırasında sulh oldukları ve davanın konusuz kaldığını beyan ettikleri, sulh sözleşmesinin yasal şartları taşıdığı sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Alınması gereken harç başlangıçta peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4- Sulh sözleşmesi gereğince taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.