Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/238 E. 2018/430 K. 17.04.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/238 Esas
KARAR NO : 2018/430

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ : 17/04/2018

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkil ile … plakalı aracın ruhsat sahibi olan …. arasında araç değer kaybı ve kazanç kaybı hususunda temlik sözleşmesi imzalandığını, temliğe konu ….. plakalı araç 11/01/2016 tarihinde …. plakalı aracın şoförünün % 100 kusurlu olması sebebiyle oluşan kazada hasar gördüğünü, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında görüleceği üzere trafik kazası tespit tutanağı sürücü beyanları incelendiğinde davalı sürücü yazılı ve imzalı beyanıyla kazaya tam kusuruyla sebebiyet verdiğini açıkça ikrar ettiğini, işbu kaza sebebi ile temliğe konu araçta maddi hasar meydana geldiğini, ortaya çıkan hasar sebebi ile temliğe konu araç 7 gün onarımda kaldığını, bu süre içerisinde ticari işlevini yerine getiremediğinidn kazanç kaybına ilişkin alacak oluştuğunu, müvekkilin temlik alacaklısı olduğu araçta sonradan mağdur olmaması adına davalı yan üzerine araç var ise teminatsız ihtiyati tedbir talebi şerhinin konulmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dilekçesinde özetle; oluşan kaza neticesinde kazanç kaybı olduğunu iddaa edilen dava tarafın bu iddasının tamamıyla gerçekten uzak olduğunu, davacı tarafa ait aracın kasko poliçesinin bulunup bulunmadığının taraflarınca bilinmediğini, davacı tarafın trafikte yaşanabilecek her türlü riske karşı kasko poliçesinin bulunmasının gerektiğini, zira yaşanabilecek kaza sonucunda kasko tarafından ikame araç verilmekte ve tamir sürecinde ikame araç kullanılabileceğini, kasko poliçesinin varlığı halinde davacı tarafın kazanç kaybından söz etmesinin mümkün olmadığını, bununla birlikte aracın kasko poliçesi olmaması durumunda dahi müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, davacı taraf kasko poliçesi yaptırmayarak tüm riski kendi üzerine almış bulunduğunu, davacı tarafın aracın 7 gün serviste kaldığını belirttiğini ve bu hususun araştırılması gerektiğini, davacı tarafın ne tür bir ticari iş yaptığı ve aracından nasıl bir ticari kazanç elde ettiğinin taraflarınca bilinmediğini, davacının davayı açmakta hukuki bir yararının bulunmadığı ve tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava, …. tarihinde meydana gelen kaza sonucu davacının aracında oluşan hasarın tamirine ilişkin oluşan zararın tahsili için girişilen İstanbul Anadolu …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı icra takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir(HMK m.307). Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği gibi, hüküm ifade edebilmesi de karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir, ancak feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır(HMK m.309). Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir(HMK m.310) ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK m.311).
Vekilin davadan feragat etmesi halinde, bu konuda vekaletnamesinde özel yetki bulunmalıdır(HMK m.74).
Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan deliller, feragat, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin uyaptan gönderdiği 06/04/2018 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirdiği, davacı vekilinin dosya kapsamındaki vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu böylece davacı vekilinin feragat beyanının yasal şartları taşıdığı sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yazılı gerekçe ile ;
1-Davanın DAVADAN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer almadığına,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı … yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 2.180,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı …’ne verilmesine,
5-Dava açılırken davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştikten sonra ve talep edilmesi halinde davacıya ya da ahzu kabza yetkili vekiline iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.