Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/320 Esas
KARAR NO : 2023/79
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/12/2020
KARAR TARİHİ : 26/01/2023
DAVA :
Davacı vekili Mahkemeye sunduğu 17/12/2020 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; borçlu aleyhine açılan ——- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır.
Uyuşmazlık Konusu:Taraflar arasındaki ihtilaf, temelde davacının takibe konu ettiği faturalarda yer alan malları davalıya teslim edip etmediği, faturalardan dolayı davalının davacıya borcunun bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazının haklı olup olmadığı, iptalinin gerekip gerekmediği noktasındadır.
Davanın Hukuki Niteliği: Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davanın Hukuki Sebebi: İtirazın iptalini düzenleyen 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)’nun 67/1. Maddesindeki “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.” şeklindeki düzenlemedir.
DELİLLER :
—— Asliye hukuk mahkemesinin——Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır.Celp ve tetkik edilen—— Esas sayılı dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından takip talebi ile davalı takip borçlusu hakkında ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı takip borçlusuna tebliği üzerine davalı takip borçlusunun süresi içerisinde, borca ve ferilerine karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin ve/veya takibin durdurulmasına ilişkin kararın davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın 1(bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi 24/11/2022 havale tarihli raporunda özetle; davacı şirketin——-Sayılı dosyası ile takip başlattığı 11.786,73 TL tutarındaki alacağın 2020 yılı ve öncesi cari hesaptan kaynaklandığı, davacı şirketin incelenen 2020-2021-2020 yılları ticari defterlerinde davalı —— 11.786,73 TL alacaklı olduğunu, davalı şirketin defter incelemesine katılmadığını ve defter ibrazından kaçındığını, davacının alacak talebine konu fatura içeriğinin davalının ilgili dönemde esnaf olarak iştigal ettiği büfeye tütünlü mamul tedariki olduğu, bu ürünlerin tesliminin davacı şirket plasiyerleri tarafından alıcısına doğrudan işyerinde teslim edildiği davacı vekil tarafından sözlü beyan edilmiş olmasına karşılık malların davalıya teslimine dair dosya kapsamında somut olarak belge sunulamadığı (irsaliye, teslim fişi vb.), ancak davacının alacak talebine konu faturalara kısmi olarak ödeme aldığı dikkate alındığında icra takibine konu 11.786,73 TL tutarındaki alacağa konu fatura ve içeriği ürünlerin davalıya teslimin gerçekleşmiş olabileceğini beyan ve rapor etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :
Davacı tarafça, davalıya 17/03/2020, 27/05/2020,02/06/2020 ve 06/06/2020 tarihli faturalara konu malların teslim edildiği, davalının kısmi ödeme yapmasına rağmen bakiye fatura bedeli olan 11.786,73 TL’yi ödemediği, bu bedelin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğu iddiasıyla eldeki itirazın iptali davsının açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafa dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.Dava, ticari nitelikli alım-satım ilişkisinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın tespiti için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş ve davacı defterlerine göre; davacının davalıdan 11.786,73 TL alacaklı olduğu anlaşılmış, davalı tarafa usulüne uygun ihtarat yapılmasına rağmen davalı tarafın mazeret bildirmeksizin ticari defterlerini ibraz etmediği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesinde; “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.” şeklinde düzenleme ile taraflardan birisinin defterinde yer alan kayıtların diğer tarafında defterinde yer alması halinde ispatlanmış olacağı, taraflardan birisinin defterinde kayıt bulunması, diğer tarafın mazeretsiz olarak ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde de defteri ibraz eden tarafın defterinde kayıtlı olan hususun ispat edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamından; davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 11.786,73 TL alacaklı olduğu, davalının mazeretsiz olarak ticari defterlerini ibraz etmekten imtina ettiği, bu kapsamda davacının—— esas sayılı takip dosyasına konu ettiği 11.786,73 TL’lik alacağın HMK 222/3.maddesi uyarınca ispat edilmiş olduğu, bu nedenle davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız olduğu, iptalinin gerektiği, takip talebinde faiz türü belirtilmediğinden alacağa yasal faiz işletilmesi gerektiği, alacağın likit ve bilinebilir olması nedeniyle icra inkar tazminatının yasal koşullarının oluştuğu sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalı/takip borçlusunun——- Esas sayılı dosyasına vaki itirazının İPTALİNE, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
3-Kabulüne karar verilen alacağın %20 ‘si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 989,29 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 188,40 TL’nin mahsubu ile bakiye 800,89 TL’nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ——vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan ve 54,40 TL başvurma harcı, 1.200,00 TL bilirkişi masrafı, 237,75 TL posta ve tebligat giderinden oluşan yargılama gideri ile peşin harç olarak alınan 188,40 TL olmak üzere toplam 1.680,55 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 Sayılı Yasa’ nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya ——tarafından ödenen 1.560,00 TL’nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Yatırılan avanstan kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, tarafların yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.