Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2018/307
KARAR NO : 2018/1497
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/10/2017
NUMARASI : 2015/752 Esas 2017/731 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/11/2018 ( 28/12/2018 yazım tarihli )
Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA : Davacı vekili; müvekkilinin sağlık sektöründe faaliyet gösteren tanınmış bir firma olduğunu, davalı …’in servis müdürü olarak müvekkili şirkette çalışmakta iken kendi isteği ile 31/5/2011 tarihinde ayrıldığını, 13.06.2011 tarihinde eşi …’i ortak olarak gösterip diğer davalı şirketi kurduğunu, kendisini şirket müdürü olarak gösterdiğini, 31.05.2011 tarihli protokol ile rekabet etmemeyi kabul ettiği halde protokolün 1.2. maddesine aykırı davrandığını, eski çalışanlardan …, … ve …’u, eşlerinide davalı şirkette ortak göstermek suretiyle çalıştırmaya başladığını, davalı şirketin müvekkilinin teklif verdiği ihalelere girdiğini, haksız rekabet içerisinde olduğunu, protokolün III.1 maddesi kapsamında yapılan ödemelerin müvekkiline iadesi gerektiğini, davalı şirkete 212.400- TL ödeme yapıldığından bunun anılan protokol hükmü gereğince müvekkiline iadesi gerektiğini, bu kapsamda bu bedelin ve 120.000-usd cezai şartın tahsili için yasal takibe geçildiğini, davalıların haksız ve dayanaksız itirazları ile takibi durdurduklarını, belirterek itirazlarının iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Davalı … yönünden İş Mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye aykırı bir davranışının bulunmadığını, diğer davalı şirketin davacı ile iş yaptığını ve bu durumu davacının da bildiğini, davalı şirketten danışmanlık ve teknik hizmet satın aldığını, bedelini ödediğini,…’a yapılmış bir ödemenin bulunmadığını, davalı şirketin faaliyetlerinin davacıdan gizlenmediğini, kesilen faturaların yapılan iş ve hizmet karşılığında düzenlendiğini, sözleşme uyarınca ödemelerin … ve davadışı …’a yapıldığını, bu nedenle…l’ında davalı olarak gösterilmesi gerektiğini belirterek davanın haksız olduğunu savunarak reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, sözleşme bir bütün olarak değerlendirildiğinde yapılan ödemelerin doğrudan … ile ilişkisi bulunmadığı, protokolün tarafı olmayan diğer davalı şirket tarafından verilen hizmete ilişkin düzenlenen faturalar kapsamında ödeme yapıldığı sonucuna varıldığı, bu durumda protokolün III.1 maddesi kapsamında iadesi gereken bir bedelin söz konusu olmadığı, davacı şirketin 04.07.2011 tarihinden itibaren davalı şirketten hizmet satın aldığı, davalı … ile birlikte doğrudan bir ticari ilişkinin bulunmadığı, taraf şirketler arasındaki ticari ilişkinin kapsamı değerlendirildiğinde davalı şirketin diğer davalı … ile bağlantısının davacı tarafından da bilinmesi gerektiği, bu konudaki davacı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, saptanan ve hukuksal durum bu olunca, takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalılardan isteyebileceği istirdatı gereken bir alacağın bulunmadığı, protokol kapsamında ceza koşulu ödemesini gerektirecek şekilde davalı …’un protokole aykırı davranışının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; mahkemece protokole aykırılığın açık delillere rağmen değerlendiremediğini, davalı …’in 13.06.2011 tarihinde eşi …’i ortak olarak göstererek davalı şirketi kurduğu, davalının da bu şirketin müdürü olduğu, davacı şirketin eski çalışanlarını ve onların eşlerini de şirkette ortak olarak göstermek suretiyle çalıştırmaya başladığını, protokolün I.2. Maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı davrandığını, protokol kapsamında yapılan ödemelerin, protokole aykırı davranış durumunda iadesi gerektiğini,davalı şirkete yapılan ödemelerin protokol kapsamında yapılan ödemeler olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiğini, davalı şirketin protokol kapsamında kendisine ödenen tutarları, protokole aykırılık durumunda müvekkiline iade etmekle yükümlü olduğunu, mahkeme kararının 3.sayfasındaki gerekçe bölümünde “..Ödemeler davalı şirket tarafından düzenlenen faturalara ilişkin olup, sözleşme uyarınca, davalı … ve dava dışı …’e yapıldığı tespit edilmiştir.” denildikten sonra, bir sonraki cümlede “… Yapılan ödemelerin doğrudan … ile ilişkisi bulunmadığı..” ifadesinin kullanıldığını, mahkeme kararının kendi içerisinde de çelişkili olduğunu belirterek davanın reddine ilişkin hükmün kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Davalı …’in davacı şirketin 1.2.1999 tarihinden itibaren yetkili servis müdürü iken 31.5.2011 tarihinde işten ayrıldığı akabinde davacı dayanağı protokolün akdedildiği anlaşılmaktadır. 31.5.2011 tarihli protokol başlıklı rekabet yasağı hükümlerini içeren sözleşme ile davacı şirket ile davalı … ve … tarafından imzalanan ve kapsamının “… ve … tarafından veya kuracakları şirketin ” verecekleri Radyasyon Onkolojisi cihazlarının bakım onarım ve teknik hizmetlerinin kapsam ve koşullarını belirlemek amacı ile düzenlendiği yazılıdır. Sözleşme de kararlaştırılan rekabet yasağı hükümleri;1-…ın… ile haksız rekabet içeren bir davranış içine girmeyeceği…ürünlerinin Türkiye ,Romanya,Bulgaristan ve Moldova dahil …ın faaliyet gösterdiği ülkelerde ve coğrafi sınırlar içinde pazarlayamaz ,satamaz ve teknik servis faaliyetini yürütemez ,aksi halde 120.000-usd tazminat ödeyecektir.
2-Sözleşme süresi içerisinde geçmişte veya halen…’ta çalışan hiç bir elemanı bünyesinde çalıştıramayacağı ,aksi halde 120.000 usd ceza ödeyeceğini ,
3-Sözleşme süresinin sözleşme imzalandıktan sonra 10 yıl olduğu , bu süre içerisinde destek amacı ile birinci yıl ayda 10.000-TL+kdv ,ikinci yıl 5.000-TL+kdv ,3.yıldan itibaren kendi gayretleriyle hayatlarını idame ettirecekleri ,… sözleşmeye aykırı herhangi bir davranışları tesbit edildiği takdirde ilk 2 yıl içinde yapılan aylık hizmet bedeli ödemeleri derhal durdurulur ve yapılan ödemeler iade edilir.
Metnin sonunda …l’ın teknik servisin değerli iki elemanı olup evvelce yaptıkları teknik servis hizmetini bu defa farklı sınırlar dahilinde tamamen kendi adlarına yapmak ve …ın ticari sahasına girmemek koşulu ile isterse kendileri,isterse kuracakları şirket marifetiyle verecekleri teknik hizmetlerin düzenlemesi amacıyla sözleşme yapıldığı ve yapılacak ödemelerin de maddi olarak desteklenmeleri amacıyla yapılacağı ve Varinak hizmet talep ederse bunun bir mutabakata bağlanacağı kararlaştırılmıştır.
Davacı ile davalı … arasında imzalanan sözleşme 31.5.2011 tarihli olup 818 sayılı Borçlar Kanununun 348 ve devamı maddeleri hükümlerine tabiidir. BK nun 349.madde uyarınca rekabet memnuiyeti ancak işçinin iktisadi istikbalinin hakkaniyete muhalif olarak tehlikeye girmesini men edecek surette ,zaman ,mahal ve işin nevi noktasından hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise muteberdir.
Dava, sözleşmedeki haksız rekabet yasağı hükmünün ihlal edildiğinin tespiti ile cezai şart ve sözleşme ile ödenen bedellerin iadesi istemlerine ilişkin olup, taraflar arasındaki protokol hükümlerine göre, davalının sözleşmenin imzasından itibaren 10 yıl süre ile tüm Türkiye ile bir kısım Balkan ülkelerinde davacının faaliyet alanına girmeyeceği , teknik servis bakım hizmeti vermeyeceği ,ilk 2 yıl için birinci yıl aylık 10.000-TL ,ikinci yıl aylık 5.000-TL hizmet bedeli ödeneceği,rekabet yaratacak faaliyetlerden kaçınacağı belirtilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerine göre herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu ve BK.’nun 19. maddesinin ilk fıkrasında, bir akdin mevzuu, kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunacağı belirtilmişken, 2. fıkrasında ise bu serbestinin sınırları gösterilmiş ve 20. maddesinde de, bir akdin mevzuu gayrimümkün veya gayrimukik yahut ahlâka (adaba) mugayir olursa, o akit batıldır hükmü getirilmiştir. Bu bağlamda, taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağına ilişkin hükmün de, makul bir coğrafi sınır içermemesi tüm Türkiye’yi ve bir kısım Balkan ülkelerini de kapsaması ve 10 yıl gibi uzun bir süre öngörmesi nedeniyle Anayasa ve yasaların açık hükmüne rağmen korunması mümkün olmayıp geçersiz bulunmaktadır.
Davacının somutlaştırdığı haksız rekabet iddiaları ise 13.6.2011 tarihinde davalı …’un şirket kurması ,bu şirkette eski çalışanların eşlerinin ortak olması ve eski çalışanlardan … adına yapılan 3.11.2014 tarihli maaş ödemesi ve 25.12.2014 tarihinde Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna davalı şirketinde teklif vererek ihaleye katılması olarak gösterilmiş,dürüstlük kuralına aykırı başkaca davranış ileri sürülmemiştir.
Davacı şirketin protokol imzalanır iken davalı …’in şahsen veya kuracağı şirket vasıtasıyla teknik servis ve bakım hizmeti vereceğinin bilindiği ve ilk 2 yıl için şirkete destek olunacağı vaad edilmiş 4.7.2011 tarihinden itibaren 15.2.2013 tarihine kadar aylık düzenli ödemelerin yapıldığı doğru olup ;ödemelerin yapıldığı döneme ilişkin haksız rekabet iddiası olmadığı,bu sebeble 2 yıla yakın süre ödeme yaptığı şirkete sözleşme ile destek vermeyi taahhüt eden davacının davacı şirketin eşi vasıtasıyla muvazaalı olarak şirket kurduğu iddiaları dinlenemez.Rekabet yasağı içeren sözleşme hükümleri işçinin iktisadi hayatını sona erdirecek noktada coğrafi sınırlara sahip olması ve 10 yıl süreli öngörüldüğü dikkate alındığında sözleşmenin bütünüyle geçersiz olduğu ; davalı …’in rekabet yasağı sözleşmesini ihlal etmesi nedeniyle şirkete ödenen bedellerin iadesi ve cezai şart istemi yerinde değildir.Davalı şirketin ihaleye katılması ,eski bir çalışanın çalıştırılması ,başlangıçta onay ve destek verilen şirketin kuruluşu olarak gösterilen sebeblerde başlı başına haksız rekabet teşkil eden davranışlar olmadığından davacının davasının reddine ilişkin hükme yönelik ileri sürülen istinaf sebebleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK ‘nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davalı yan gider avansından karşılanan 26,50- TL posta giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK ‘nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 29/11/2018