Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2017/887
KARAR NO : 2018/220
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARI VEREN
MAHKEME : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 11/04/2017
DOSYA NUMARASI : 2015/630 Esas – 2017/417 Karar
DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 21/03/2018
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin … Silivri Şubesi’ nden 30.06.2009 tarihinde 200.000,00 TL miktarlı, 60 ay vadeli 74168 nolu taksitli ticari kredi kullandığını, krediyi veren bankanın, müvekkilden kredi işlemleri sırasında yasal dayanağı olmadığı Yargıtay kararlarıyla da sabit olan proje komisyonu, diğer masraf, ekspertiz v.s. nam altında kesintiler yaptığını, ayrıca cari hizmet bedeli adı altında aylık sabit ödemelerden daha fazla tutar tahsil ederek fazla ödeme aldığını, İş bu kredi için müvekkilinden; 30.06.2009 tarihinde proje komisyonu olarak 8.000,00 TL, 30.06.2009 tarihinde ekspertiz masrafı olarak 200,00 TL, 30.06.2009 tarihinde yine ekspertiz masrafı olarak 300-TL, 30.06.2009 tarihinde masraf başlığı altında 600-TL, 31.08.2009 tarihinde masraf başlığı altında 259,60-TL, 31.08.2009 tarihinde ekspertiz masrafı olarak 95,52-TL, 18.09.2009 tarihinde masraf olarak 20-TL, 18.09.2009 tarihinde ekspertiz masrafı olarak 380-TL olmak üzere toplam 9.855,12-TL tahsit edildiğini, Ayrıca Temmuz-Eylül dönemi cari hizmet bedeli olarak 05.10.2009 tarihinde 3,61-TL, Ekim-Aralık dönemi cari hizmet bedeli olarak 01.02.2010 tarihinde 8,89-TL, Ocak-Mart dönemi cari hizmet bedeli olarak 05.04.2010 tarihinde 7,50-TL, Nisan-Haziran dönemi cari hizmet bedeli olarak 12.07.2010 tarihinde 7,50-TL, Temmuz-Eylül dönemi cari hizmet bedeli olarak 04.10.2010 tarihinde 7,50-TI, Temmuz-Eylül dönemi cari hizmet bedeli olarak 04.10.2010 tarihinde 2,35-TL, Ekim-Aralık dönemi cari hizmet bedeli olarak 03.01.2011 tarihinde 12,65-TL, Ocak-Mart dönemi cari hizmet bedeli olarak 04.04.2011 tarihinde 10-TL. Nisan-Haziran dönemi cari hizmet bedeli olarak 11.07.2011 tarihinde 10-TL, Temmuz-Eylül dönemi cari hizmet bedeli olarak 03.10.2011 tarihinde 10-TL, Ekim-Aralık dönemi cari hizmet bedeli olarak 02.01.2012 tarihinde 10-TL, Ocak-Mart dönemi cari hizmet bedeli olarak 05.04.2012 tarihinde 12,50-TL, olmak üzere toplam 102,50-TL nedensiz fazla ödeme tahsil eddiğini, yine müvekkilimin aylık sabit ödemesinin 4.997,44 TL olduğu halde; 26.11.2010 tarihinde 5.098,77-TL, 24.12.2010 tarihinde 5.097,10-TL, 21.01.2011 tarihinde 5.095,41-TL, 25.02.2011 tarihinde102,97-TL, yine 25.02.2011 tarihinde 5,093,69-TL, 24.03.2011 tarihinde 5.091,95-TL, 25.04.2011 tarihinde 5.090,19-TL, 25.05.2011 tarihinde 5.088,40-TL tahsil edilerek toplamda nedensiz olarak 7 aylık dönemde 776,40-TL fazla ödeme alındığını, Yine müvekkilinden ipotek fek masrafı adı altında; 03.07.2014 tarihinde 350-TL ödeme alındığını, dolayısıyla müvekkilimden haksız yere tahsil edilen toplam ödeme tutarının 11.084,02-TL olduğunu, ancak banka almış olduğu bu bedelleri müvekkiliyle müzakere etmediğini, Banka tarafından tek taraflı olarak ve banka menfaatlerini koruyan, önceden hazırlanmış, içeriğine etki edilemeyen, açıkça müvekkilinin aleyhine olan ve kredi faizleri haricinde müvekkilini ayrıca külfete sokan, standart, matbu bir sözleşme amir konumda olan banka tarafından müvekkilinin önüne koyularak imzalattırıldığını, müvekkiline dayatılan niza konusu bu sözleşmenin Türk Borçlar Kanunun 20. maddesinde ifadesini bulan genel işlem koşullarına aykırı olduğunu, bu tip sözleşmelerdeki genel işlem koşullarının kanunun emredici hükümleri karşısında yazılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle müvekkilinden haksız olarak tahsil edilmiş olan toplam 11,084,02-TL’ nin ödeme tarihlerinden itibaren ticari avans faiziyle birlikle davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama harç, masraf ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı …’ın 30/06/2009 tarihinde “arsa” vasfındaki gayrimenkul için bankalarının Silivri Şubesine başvurduğunu, davacı ile Genel Kredi Sözleşmesi ve Ticari Kredi Ödeme Planı imzalanarak kredi kullandırıldığını, bu itibarla davacıdan, ödeme planı kapsamında komisyon, ekspertiz ücretleri, masraflara ilişkin ücretler alındığını, söz konusu krediye ilişkin ödeme planında; davacıya kullandırılan kredi miktarı, toplam burç tutarı, aylık kar oranı, toplam kar, toplam vergi, masraf ve komisyon tutarı ile kredi geri ödeme taksit tutarlarının açıkça yazılı olduğunu, Bankaların, Türk Ticaret Kanunu’ nun 12’nci maddesine göre faaliyette bulunan ticarethaneler olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’ nun “Ücret isteme hakkı” başlıklı 22’nci maddesinde, “Tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir” hükmü bulunduğunu, Bankaların, verdiği her hizmet için bu hükme göre yukarıda belirtildiği şekilde ücret/masraf alma hakkına sahip olduklarını, Bankacılık Kanunu’nun 144. maddesinin verdiği yetkiye istinaden Bakanlar Kurulu, kredi ve mevduat işlemlerinde faiz ve diğer menfaatleri belirleme yetkisini 22.11.2006 tarih ve 26354 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2006/11188 sayılı kararı ile TCMB’ye devrettiğini, T.C.M.B’nin ise, verilen yetkiye istinaden 9.12.2006 tarih ve 26371 tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2006/1 sıra numaralı tebliğinin 4. maddesinde “Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranlan ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir.” şeklinde düzenleme yaptığını, tebliğin ilgili maddesinde görüldüğü gibi, TCMB gerek kredi kullandırma şartlarını, gerekse de masrafların niteliklerini ve sınırlarını tamamen kredi veren banka ile müşterisinin insiyatifine bıraktığını, Kredi İlişkisinin TTK gereğince ticari bir iş olduğunu, müvekkil bankanın ticari işletme sıfatına haiz olması sebebiyle, davaya konu kredi ilişkisinin ticari bir iş olduğunu, Türk Ticaret Kanunu 1. Maddesinin 2. fıkrasında, ticari işlere uygulanacak olan hükümlerden bahsedildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin ticari iş niteliği sebebiyle, işbu ilişkiye uygulanacak maddi hukuk hükümleri TTK’ da tam karşılığı bulunmaması halinde, ticari örf ve adet kuralları, genel hükümlere nazaran öncelikli uygulanması gerekmektiğini,bu sebeple davacı tarafın dayanmış olduğu genel işlem şartlarının somut olaya uygulanamayacağını, tüm açıklanan hususlar muvacehesinde, davacı tarafın hukuka uygun olmayan ve yasal dayanaktan yoksun tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 11/04/2017 tarih ve 2015/630 Esas – 2017/417 Karar sayılı gerekçeli kararı ile; ” … davalı bankanın kullandırdığı krediden dolayı faiz dışında tahsil ettiği masrafların sözleşme kapsamında ve bankacılık usul ve teammüllerine uygun olduğu, haksız şart niteliğinde bir uygulamadan söz edilemeyeceği ve TBK:20 vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerin tacirler arasındaki ticari ilişkide uygulanamayacağı… ” gerekçeleri ile; kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Müvekkilinin tacir olmayıp, işbu davaya bakmakla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple Yerel Mahkeme kararının görevsizlik sebebiyle kaldırılması gerektiğini,
Bankanın almış olduğu bedelleri müvekkili ile müzakere etmediğini, müvekkiline dayatılan sözleşmenin Türk Borçlar Kanunu’ nun 20. maddesinde ifadesini bulan genel işlem koşullarına açıkça aykırı olduğunu,
Müvekkilinin kardeşi …’ ın da aynı bankadan 100.000-TL tutarlı taksitli ticari kredi kullanmış olduğunu, …adına kredi masrafları, komisyon bedelleri vs haksız kesintiler hususunda açtıkları davanın Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 2016/987 E sayılı dosyası üzerinden görülmekte olduğunu, bu dosyada Mahkemenin, diğer bankalardan benzer kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç dolayısıyla uyguladıkları faiz, komisyon, kesinti oranlarını sorarak gelen cevaptan sonra davalı bankanın uyguladığı ve tahsil ettiği komisyon ücreti, masraf vesair başlığı altındaki kesintilerin fahiş olup olmadığı konusunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırmış olduğunu, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/987 E. sayılı dosyasına gelen 29.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda; davalı bankanın 100.000 TL tutarlı bu kredi için 3.006,24 TL fazla komisyon tahsil ettiği ve sözleşme aslı ve onaylı sureti ibraz edilmediği takdirde ekspertiz masrafı ve ipotek fek masrafı toplamı 600-TL’nin de iadesi gerektiğinin belirtilmiş olduğunu, bu bilirkişi raporunu ekte sunduklarını, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesine gelen bu bilirkişi raporu ile davalı bankanın emsal bankalara nazaran fahiş oranda kredi komisyonu, masraf vs kesintiler yaptığının sabit olduğunu,
Huzurdaki dava için temin edilen 30.10.2015 tarihli kök bilirkişi raporuna 12.11.2015 tarihli beyan dilekçemiz ile benzer itirazlarda bulunduklarını, ancak Yerel Mahkemenin itirazları hususunda bir araştırma yapmadığını, Yerel Mahkemenin dosyayı ek rapor için bilirkişilere gönderirken de eksiklikleri tamamlamadığını, Yerel Mahkemenin eksik inceleme ile hüküm verdiğini, dolayısıyla eksik incelemeye dayalı Yerel Mahkeme kararının hakkaniyete aykırı olup kaldırılması gerektiğini,
İleri sürerek ; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/630 Esas 2017/417 Karar Sayılı ret kararının kaldırılarak mahkemenin görevsizliğine; görevsizlik kararı verilmemesi durumunda davanın kabulü ile dosya, ekspertiz, ipotek masrafı, cari hizmet bedeli, fazla ödeme ve sair nam altında alınmış olan toplam 11.084,02-TL’nin ödeme gününden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME:
Dava; taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi kapsamında davacıya kullandırılan kredi nedeniyle davacıdan tahsil edildiği iddia edilen; proje komisyonu, ekspertiz masrafı, ipotek fek masrafı masrafı, cari hizmet bedeli adı altında tahsil edilen miktarlar ile kredi taksit ödemelerinden fazladan tahsil edilen miktarların iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 30/06/2009 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşme kapsamında davalıya 200.000 TL miktarlı kredi kullandırıldığı ve ihtilafında bu sözleşmeden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili kararı veren Ticaret mahkemesinin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin Tüketici mahkemesi olduğunu iddia ederek bu konuyuda istinaf etmiş ise de; davacının, davalı bankadan kullandığı kredinin taksitli ticari kredi olduğu, taraflar arasında tüketici ilişkisi bulunmadığı ve uyuşmazlığın da 6502 sayılı Kanun kapsamında kalmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.
Ancak;davacı vekilince; genel kredi sözleşmesi kapsamında davacının kullandığı taksitli ticari kredi nedeniyle davalı banka tarafından davacıdan tahsil edildiği iddia edilen; proje komisyonu, ekspertiz masrafı, ipotek fek masrafı masrafı, cari hizmet bedeli adı altında tahsil edilen miktarlar ile kredi taksit ödemelerinden fazladan tahsil edilen miktarların iadesi talep edilmesine rağmen; ilk derece mahkemesince genel kredi sözleşmesinin tüm sayfalarını içerir bir örneğinin celbi dahi sağlanmadan sadece davalı vekilince dosyaya sunulan ve ihtilafı çözecek hiçbir madde hükmünü içermeyen 2 sayfalık ( 1. ve 15.sayafa) genel kredi sözleşmesine dayanarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığı,bilirkişi raporununda somut hiç bir veriyi içermediği ( örneğin hesap ekstresine göre; davacının hesabanından tahsil edilen cari hizmet bedellerinin sözleşmenin hangi hükmüne dayanılarak tahsil edildiği, yine geri ödeme planında davacının sabit ödemesinin 4.997,44 TL olmasına rağmen 2010 yılı Kasım ve Aralık ayı ile 2011 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında daha fazla kesinti yapılmasına rağmen bunun gerekçesinin açıklanmadığı, yine ekspertiz giderlerine ilişkin davalı banka tarafından dosyaya sunulan faturalardaki miktarlar ile davacının hesabında ekspertiz ücreti adı altında yapılan kesintilerin bir biri ile tutarsız olmasına rağmen bu konunun hiç irdelenmediği ) ; bilirkişi raporunun genel ve soyut açıklamalar içerdiği ve ilk derece mahkemesince de maddi vakıalar ve deliller hiç değerlendirilmeden soyut nitelikteki bilirkişi raporuna atıf yapılarak karar verildiği, bu durumda HMK’nın 353/1-a/6. maddesinde düzenlenen ” mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması” hükmünün ihlal edildiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi ve öncelikle taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin tüm sayfalarını içerir tasdikli bir örneğinin celp edilerek; taraflar arasındaki sözleşmede; davalı bankanın davacıdan tahsil ettiği, proje komisyonu, ipotek fek masrafı, ekspertiz masrafı, cari hizmet bedeli, adı altında kesintiler yapacağına ilişkin hükümler bulunup bulunmadığının tespiti, bunlara ilişkin hükümler varsa alınan bedellerin sözleşmeye uygun olarak tahsil edilip edilmediği, sözleşmede alınacağı yönünde hükümler olup da alınacak miktarların ne kadar olacağı hususunda sözleşmede açıklık yoksa aynı tür krediler için başka bankalar tarafından tahsil edilen miktarların diğer bankalardan da sorularak ayrıca geri ödeme planına göre davacının aylık taksidinin 4.997,44 TL olmasına rağmen 2010 yılı Kasım ve Aralık ayı ile 2011 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında fazla yapılan kesintilerin sebebinin de davalı vekiline açıklattırılarak, tüm deliller toplandıktan ve bankacılık konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alındıktan sonra bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE;
1-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11/04/2017 tarih ve 2015/630 Esas – 2017/417 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a/6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafça yatırılan 85,70 TL İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 31,40 TL karar harcının talep halinde iadesine,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından sarf edilen 85,70 TL İstinaf Yoluna Başvurma Harcı, dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ ne gidiş – dönüş masrafı 24,00 TL ve istinaf dilekçesinin tebliğ gideri 12,5 TL olmak üzere toplam 122,2 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,
5-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/03/2018 tarihinde HMK’ nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.