Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2017/909
KARAR NO : 2018/214
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARI VEREN
MAHKEME : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 16/05/2017
DOSYA NUMARASI : 2015/1253 Esas – 2017/542 Karar
DAVA : Tazminat ( Bankacılık Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 21/03/2018
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekili şirketin davalı ile 2009 yılında Üye İşyeri ve Eki Sanal Pos Sözleşmesi imzalanarak post/e-mail order alanında çalışmaya başladığını, düzenlenen ürün fiyatlama ve hesap bilgileri başlıklı belge ile 28 gün bloke, 0 komisyon şartları ile çalışacaklarının kararlaştırıldığını, meblağların davacı şirket hesabına geçişi ile ilgili taksit ön görülmediğini, bu hususun davalı banka tarafından 15/03/2009 tarihli yazı ile davacı şirkete yazılı olarak ayrıca teyit edildiğini, bilahare 11/04/2013 tarihinde davalı bankaya e-mail yoluyla yazılı olarak post çalışma koşullarının güncellenme şeklinin belirlendiğini, gerek peşin gerekse taksitli alışverişler için 28 gün bloke ve 0 komisyon ve taksitli işlem komisyonunun da %0 olarak uygulanacağının bildirildiğini, yine meblağların davacı şirket hesabına geçişi ile ilgili taksit öngörülmediğini, 2014 Ağustos ayında ise davalı tarafça alışverişlerde müşteriler için post/mail order sisteminde 9 taksit uygulamasına geçildiğini, davacı şirketçe hesapların birbiri ile örtüşmediğinin tespit edilmesi üzerine yapılan incelemede Ağustos 2014 yılından itibaren, bloke gününün dolması sonrası davacı şirketin hesabına peşin olarak geçirilmesi gereken meblağların da bloke sonrası 9 taksitle intikal ettirildiğinin anlaşıldığını, bunun üzerine gerek bankanın ilgili Bursa Organize Sanayi Şubesi gerekse Genel Müdürlük makamlarıyla yapılan görüşmede konunun incelendiğini, muhtemel sistemsel bir hata olduğu, uygulama değişikliğinin banka bünyesinde kaynaklanan bir hata olduğu şeklinde davacı şirket yetkililerine bildirimde bulunulduğunu, sonuçta yeterli bildirimler yapıldığından bahisle sözleşmeye aykırı bu uygulamadan geri dönülmeyeceğinin kendilerine bildirildiğini, bunun üzerine Bursa . Noterliği’ nin 14/05/2015 tarih… yevmiye nolu ihtarnamesi ile ana para tutarının ayrıca faiz zararının davacıya ödenmesi hususunda davalı bankadan talepte bulunulduğunu, davalı tarafın faiz zararı talebinden vazgeçilmesi ve feragat beyanı verilmesi halinde ana para tutarının defaten ödeneceğinin bildirildiğini, teklifin davacı şirket tarafından kabul edilmediğini, komisyon, taksit v.s fiyatlandırmaya ilişkin değişikliklerin davacı şirkete önceden yazılı ve resmi anlamda bildirilmediğini, Sanal Post Sözleşmesinin 7. maddesinde komisyon oranlarının üye işyerine hesap özeti veya noter kanalıyla iadeli taahhütlü mektupla veya telgrafla yada güvenlik elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile bilgi verilerek arttırılıp eksiltilebileceğinin düzenlendiğini, davalı tarafa gönderilen ihtarname sonrasında davacı tarafça sözkonusu değişikliklerin tekrar e-mail yoluyla gönderilmeye başlandığını, bu nedenle davalı bankanın sözleşmeye aykırı tutumu sebebiyle hesaba geç geçen bakiyelere, hesaba geçmesi gereken tarih ile hesaba geçtiği tarih aralığında işleyecek işletme kredisi faizi tutarında davacı zararı doğduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 2007 yılından itibaren imzaladığı Yapı Kredi Üye İşyeri Sözleşmesi, Üye İşyerine Ek Sanal Post sözleşmesi ve Ticari Müşteri Sözleşmesi ile davalının banka müşterisi olduğunu, bu kapsamda davacıya POS cihazları tahsis edildiğini, davacının müşterilerinden POS cihazlarıyla tahsilat yaptığını, bu sistem sayesinde müşterilerine taksit olanağı sağlayarak satış cirosunu arttırdığını ve tahsilat garantisi sağladığını, davacı bankanında müşterisine sağladığı bu hizmetlere karşılık hesaba yatan POS bedellerinin belli bir süre blokesi ve komisyon olarak hizmet bedeli tahsis ettiğini, sözleşmeye göre bankanın bu işlemlerle ilgili bloke ve komisyon tutar ve sürelerinin bankaca günün şartlarına, çalışma durumu ve taksit sayılarına göre yeniden berilleneceğinin yeniden karar altına alındığını, davacının bu durumu bilmesine rağmen; müvekkilinin kötüniyetli olarak 11/04/2013 tarihinden itibaren taksitli ve peşin işlemlerde 28 gün bloke ile çalıştığını, Ağustos 2014 tarihinden itibaren bankanın buna aykırı hareket ettiğini iddia ettiğini, gerek kendilerine gönderilen ihtarnamede, gerekse dava dilekçesinde ” 11/04/2013 tarihinden itibaren banka bize e-maille 28 gün karşılığı bloke karşılığı olarak çalışacağımızı bildirdi, buna rağmen Ağustos 2014 tarihinde bu ücreti arttırdı” şeklinde iddia da bulunduğunu, oysaki bu süreçte fiyatlamaların bir çok kez değiştiğini, davacının bunu bildiğini, davacıya 11/04/2013-30/09/2013 tarihleri arası 28 gün bloke, 30/09/2013- 12/02/2014 tarihleri arası 30 gün bloke, 12/02/2014 tarihinden itibaren ise 6 taksit 40 gün bloke uygulaması yapıldığını, 06/08/2014 tarihinde ise, davacı bankanın POS cihazları vasıtasıyla duyuru yayınlayarak isteyen müşterilerine 9 taksit yapabileceğini, bunun ücretini şubeleri ile görüşülmesi gerektiğini bildirdiğini, davacının bu durumları bilmesine rağmen sadece 28 gün bloke anlaşması yapılmış ve öyle devam ediyormuş gibi iddiada bulunulmasının kötüniyetli olduğunu, davalı bankanın 6 Ağustos tarihinden itibaren POS günü sonu sliplerinde 5 gün süre ile bilgilendirme mesajı çıktığını, binlerce müşterisine aynı şekilde ” 8 Ağustos tarihinden itibaren 9 taksite kadar işlem yapabileceksiniz, taksitli fiyatlarınız güncellenecektir. Şubenizden bilgi alınız.” mesajı gönderilerek bilgi verildiğini, davacının bu durumdan 6-7 ay sonra böyle bir hususu dile getirmesinin kabul edilebilir olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 16/05/2017 tarih 2015/1253 Esas 2017/542 Karar sayılı gerekçeli kararı ile; ” … Toplanan delillere dosya kapsamına ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacı işyerinin 2007 yılından bu yana davalı bankanın müşterisi olduğu, taraflar arasında 2009 yılında Üye İşyeri ve Eki Sanal Pos Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye göre 28 gün bloke %0 komisyon şartlarıyla çalışılacağının kararlaştırıldığı, davacının iddiasının 28 gün bloke ve %0 komisyon ile çalışılacağı ön görülmesine rağmen Ağustos 2014 yılından itibaren bloke gününün dolması sonucu şirket hesabına peşin geçirilmesi gereken meblağların bloke sonrası 9 taksitle intikal ettirildiği ve zarara uğradığını bu zararın tazminini talep ettiği; sözleşmenin 7.maddesinde bankanın komisyon oranlarının günün koşullarına göre üye işyerine hesap özeti veya noter aracılığıyla veya iadeli taahhütlü mektupla veya telgrafla yada elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sisteminde bilgi vererek arttırıp eksiltmeye yetkili olduğunu ve bu hususu üye işyeri tarafından sözleşmeyle kabul edildiğini; 3. maddesinde üye işyerine her ayın sonunu takip eden 10 gün içerisinde aylık düzenlenecek üye işyeri hesap bildirim cetveli yollanacağını, üye işyerinin de tebliğden itibaren 10 gün içinde cetveli almadığını veya içindeki borç alacak hareketlerini itirazlarını yazılı olarak bankaya bildirmediği takdirde hesap bildirim cetvelini aynen kabul etmiş sayılacağının; 10. maddesinde bankanın komisyon oranlarını günün koşullarına göre tek taraflı olarak üye işyerine daha önceden haber verme gereği olmadan arttırıp eksiltmeye yetkili olduğunu bu artırım ve eksiltmeye yürürlük tarihinden itibaren uyacağınının üye işyeri tarafından kabul ve taahhüt edildiği, dosya içerisinde bulunan belgelere göre davacı üye işyerinin kendisine gönderilen hesap ekstrelerine 10 günlük yasal süre içerisinde itiraz ettiğine dair bilgi belge olmadığı gibi davacınında böyle bir iddiasının olmadığı, davacının konu ile ilgili Bursa 19. Noterliği’ nin 15/04/2015 tarih 5366 yevmiye nolu ihtarnamesi ile itirazda bulunduğu, davacının bu tarihe kadar olan hesap özetlerine itirazı olmadığından hesap özetlerinin kesinlik kazandığı, sözleşmenin 10. maddesine göre sözleşmeyi imzalamakla davacı üye işyerinin komisyon oranlarının günün koşullarına göre davalı banka tarafından tek taraflı olarak arttırılmasına ve eksiltilmesini peşinen kabul ettiği, davalı banka tarafından davacı şirkete verilen POS cihazlarının gün sonu kapama işlemleri esnasında şirket kullanıcısı tarafından görülebilir şekilde yazılı bildirilmelerin olduğu, bu bildirimlerin 06/08/2014 tarihinde POS cihazlarına gönderilerek ” 08/08/2014 tarihinden itibaren 9 taksite kadar işlem yapabileceksiniz. Taksitli fiyatlamalarınız güncellenecektir. Şubenizden bilgi alınız” şeklinde bildirimde bulunulduğu, bu tarihten sonra da ” üye işyeri bildirimlerinin sonraki farklı tarihlerde de bu şekilde yapıldığı, davalı banka tarafından davacının POS cihazlarına da aynı bildirim mesajlarının gönderildiğini, banka tarafından şirket yöneticisi adına ilki 12/01/2013 olmak üzere 03/05/2016 tarihine kadar 28 defa günlük hesap hareket ekstreleri gönderildiği, buna ilişkin belgelerin kayıtlarının olduğu, davacı şirketin hem bu şekilde hemde internet bankacılığı kullanması dikkate alındığında gerek hesabındaki valör ve bloke süresini gerekse hesaba geçen tahsilatların gününü aynı anda öğrenebilme imkanının olduğu, davalı bankanın yaptığı bildirimlerin ve tek taraflı olarak komisyon oranlarını ve bloke süresini arttırma ve eksiltmeye ilişkin yetkisinin sözleşmeye uygun olarak kullanıldığı, davacı şirkete POS cihazlarının gün sonu kapama işlemleri esnasında şirket kullanıcısı tarafından görülebilir şekilde yapılan yazılı bildirimlerin sözleşmeye uygun olduğu, davalının uhdesinde davacının herhangi bir alacağının olmadığı, davacının iddia ettiği şekilde haksız bir geç ödeme bulunmadığından geç ödemeden kaynaklanan zararında olmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine, … ” karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile; ” Davanın REDDİNE, … ” karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Davalı bankanın, müşterisine usulüne uygun bildirim yapmadığını, hesap özetlerini dahi doğru adrese yönlendiremediğini,
Usul ve yasaya uygun herhangi bir bildirim yapılmamış olduğundan, davacının gerek internet üzerinden hesabına erişim olanağının mevcut olması, gerekse POS cihazından günlük hesap ekstresi ve gün sonu bakiyesi alma olanağının mevcut olması sebebiyle değişiklikleri derhal görme imkanı olduğunun zikredilmesinin de hiçbir hukuki geçerliliği olmadığını,
Her ne kadar banka tarafından davacı şirkete POS cihazlarının gün sonu kapama işlemleri esnasında şirket yöneticisi tarafından görülebilir yazılı bildirimlerin yapıldığı ve bunun taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu kararda zikredilmiş ise de yazılı ve resmi anlamda kabul gören bir şekilde bildirim yapılması gerekirken, geçerli bir bildirim yapılmadığını,
Davacı müvekkil şirketin, davalı bankaca usulüne uygun yöntemlerle bildirim yapılmadığından, bloke günü sona erdiğinde ilgili meblağın şirket hesabına defaten değil, 9 taksitte geçirilmeye başlanması dolayısıyla zarara uğradığının açık olduğunu, davalı tarafın sözleşmeye aykırı bu tutumu sebebiyle, müvekkil şirketin, hesaba geç geçen bakiyelere, hesaba geçmesi gereken tarih ile hesaba geçtiği tarih aralığında işleyecek işletme kredisi faizi tutarında zarar söz konusu olduğunu, davacı müvekkil şirketin talebinin de bu yönde olduğunu, oysa yerel mahkemece bu hususta müvekkil şirketin uğradığını iddia ettiği zararın miktarının tespit edilmediğini, hakim yerine geçerek zarar talep edilemeyeceğine ilişkin görüş bildiren bilirkişi heyetinin raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, oysa ki muhtemel zararın miktarının bilirkişilerce hesaplanması ve hukuki açıdan davacı müvekkil şirketin söz konusu zararı talep etme hakkı bulunup bulunmadığının Mahkemece takdir edilmesi gerektiğini beyanla; tehir- i icra taleplerinin kabulü ile Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 16/05/2017 tarih ve 2015/1253 Esas – 2017/542 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi sonucu müvekkil lehine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacı tarafından açılan dava; davalı banka ile 13/07/2007 tarihinde imzalanan Üye İşyeri Sözleşmesi ve Üye İşyerine Ek Sanal Post Sözleşmesine göre; usulüne uygun olarak bildirim yapılmadan 2014 yılı Ağustos ayından itibaren, bloke gününün dolması sonrası davacı şirketin hesabına peşin olarak geçirilmesi gereken meblağların bloke sonrası 9 taksitle intikal ettirildiği gerekçesiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Taraflar arasında imzalanan Üye İşyeri Sözleşmesine Ek Sanal Pos Sözleşmesinin 7.maddesinde bankanın komisyon oranlarının günün koşullarına göre üye işyerine hesap özeti veya noter aracılığıyla veya iadeli taahhütlü mektupla veya telgrafla yada elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sisteminde bilgi vererek arttırıp eksiltmeye yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki Üye İşyeri Sözleşmesi’ nin 3. maddesinde ise; üye işyerine her ayın sonunu takip eden 10 gün içerisinde aylık düzenlenecek üye işyeri hesap bildirim cetveli yollanacağı, üye işyerinin de tebliğden itibaren 10 gün içinde cetveli almadığını veya içindeki borç alacak hareketlerine itirazlarını yazılı olarak bankaya bildirmediği takdirde hesap bildirim cetvelini aynen kabul etmiş sayılacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Yine Üye İşyeri Sözleşmesi’ nin 10. maddesinde “bankanın komisyon oranlarını günün koşullarına göre tek taraflı olarak üye işyerine daha önceden haber verme gereği olmadan arttırıp eksiltmeye yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Davacının Pos ve Mail-order tahsilat kalemlerine,
11.04.2013-30.09-2013 arasında satış bedeline 28 gün bloke ve sıfır komisyon
30.09.2013-12.02.2014 arasında satış bedeline 30 gün bloke ve sıfır komisyon
12/02/2014-06.08.2014 arasında satış bedeline 6 taksit 40 gün bloke ve sıfır komisyon
06/08/2014 sonrası için satış bedeline 9 taksit 40 gün bloke ve sıfır komisyon uygulandığı bilirkişi heyeti tarafından tespit edilmiştir.
Davacının iş bu davadaki iddiası; 2014 yılı Ağustos ayından itibaren bloke gününün dolması sonrası davacı şirket hesabına peşin geçirilmesi gereken meblağların bloke sonrası 9 taksitte intikal ettirildiği ve bu nedenle zarara uğratıldığı olup, davalı bankanın böyle bir uygulamasının olmadığı, satış bedellerinin 40 gün blokaj süresinden sonra net tutar olarak davacının hesaplarına intikal ettirildiği bilirkişi raporuyla tespit edildiğinden davacı vekilinin Üye İşyeri Sözleşmesine Ek Sanal Pos Sözleşmesinin 7.maddesine göre usulüne uygun bildirim yapılmadığı yönündeki iddiası sonuca etkili olmadığı gibi; 12/01/2013 tarihinden itibaren 03/05/2016 tarihine kadar günlük hesap ekstrelerinin davacı şirket yetkilisi Yıldıray Çamlık’ın e posta adresine gönderildiği, yine davalı banka tarafından davacı şirkete POS cihazının gün sonu kapama işlemleri esnasında ” 06/08/2014 tarihinden itibaren 9 taksite kadar işlem yapabileceksiniz. Taksitli fiyatlarınız güncellenecektir. Şubenizden bilgi alınız ” şeklinde yazılı bildirim yapıldığı da anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin gerekçesine göre yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’ nun 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan 85,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL harçtan, davacı tarafından yatırılan 31,40 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 4,50 TL’ nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK’ nın 361/1. maddesi gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay’ da temyiz yolu açık olmak üzere 21/03/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.