Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2017/1376 Esas
KARAR NO : 2018/2202
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/11/2016
NUMARASI : 2014/1279 2016/772
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 19/10/2018
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili asıl davada, müvekkilinin oğlu ….’nın 08/05/2014 tarihinde sevk ve idaresindeki … plakalı … adına kayıtlı motosikletle tek taraflı trafik kazası yaptığını ve kaza sonucu vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir müvekkili için 1.000 TL’den 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 500,00 TL cenaze ve defin giderinin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile toplam 44.563,88 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davacılar vekili, birleşen 7.ATM’nin 2016/476 Esas sayılı dosyasında iddialarını tekrar etmiş, ayrıca aynı mahkemede açtıkları davanın devam ettiğini, daha önce ıslah talebinde bulunduklarından asgari ücrettik artıştan doğan aradaki fark için yeniden dava açmak ve birleştirme talep etmek durumunda kaldıklarını belirterek davacı ..için 5.081,90 TL, davacı Kızılgül için 6.087,60 TL destek tazminatının 14/08/2014 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın daha önceden müvekkili kuruma başvurduğunu, ancak o zaman verdikleri cevapta da belirttikleri üzere olayın tek taraflı kaza sonucu meydana gelmesi nedeniyle alacaklı borçlu sıfatının birleşmesi durumunun ortaya çıktığını ve bu nedenle davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacıların …’nın mirasını reddettiklerini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulüne karar verilmiş, kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir.
Davacılar vekili istinaf sebebi olarak; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, bu nedenle asıl davada sadece 1.000’er TL yönünden 14/08/2014 tarihinden , diğer kısımlar için ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiğini, oysa hüküm altına alınan miktarın tamamına temerrüt tarihi olan 14/08/2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, avans faizine hükmedilmesi gerektiği halde yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, her iki davada müvekkilleri lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, asıl davadaki peşin harç 177,41 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmediğini, yine birleşen davadaki 38,15 TL peşin harcın davalıdan tahsiline karar verilmediğini, birleşen davada her iki davacı için hükmedilen toplam tutarın 11.169,50 TL ettiği halde, mahkemece 11.149,50 TL şeklinde maddi hata yapıldığını bildirmiştir.
Davalı vekili istinaf sebebi olarak; TRAMER kayıtlarında dava konusu kazaya karışan …plakalı motosikletin …Sigorta A.Ş tarafından ZMMS’nin düzenlendiğini ve poliçenin 29/10/2013 ve 29/10/2014 bitiş tarihli olup, kaza tarihi olan 08/05/2014 tarihini kapsadığını, buna göre müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davanın …Sigorta’ya ihbarı gerektiğini bildirmiş, istinaf dilekçesi ekinde sunduğu TRAMER kaydında söz konusu aracın 29/10/2013 – 29/10/2014 tarihleri arasında …Sigorta tarafından trafik poliçesi bulunduğunu gösterir liste sunulmuştur.
Davacılar vekili, davalının istinafına karşı verdikleri beyan dilekçesinde; söz konusu aracın kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi olmakla birlikte malikin sigortalının … gözüktüğünü, Iğdır Trafik Tescil Şubesinden gönderilen belgelerde bu aracın 14/04/2014 tarihinde … adına tescil edildiğinin görüldüğünü, kazadan 24 gün önce malikin, işletenin değiştiğini, ZMMS Genel Şartları C.4 maddesi uyarınca sigortalının değiştiği her durumda sözleşmenin değişim tarihi itibariyle kendiliğinden sona ereceğini, bu tarihten itibaren 15 gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve pirim ödemeksizin yeni işleten sözleşme yapılana kadar geçerli olduğunu, bu nedenle söz konusu poliçenin malikin değişmesi nedeniyle geçerliliğini yitirdiğini, 15 günlük sürenin de dolduğunu, dolayısıyla davalının sorumlu olduğunu bildirmiştir.
Iğdır Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/446-385 E.K sayılı ilamının incelenmesinde; ..ve … tarafından ölen …’nın mirasın reddi talebinde bulundukları ve mahkemece adı geçen davacılar tarafından mirasın kayıtsız şartsız reddedildiğinin tespit ve tesciline karar verildiği, kararın 13/06/2014 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin giderlerinin tahsili istemine ilişkindir. Davacıların oğlu olan …’nın 08/05/2014 tarihindeki sevk ve idaresindeki motosikletle tek taraflı olarak yapmış olduğu kaza sonucunda vefat ettiği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan ve usulüne uygun olan bilirkişi raporlarında anlaşılacağı üzere davacıların destekten yoksun kalma zararına uğradıkları, ayrıca 500,00 TL defin ve cenaze giderinin de yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı vekili istinaf sebebi olarak kazaya karışan aracın kaza tarihinde ZMMS’nin bulunduğunu iddia etmiş ise de, dosyada bulunan kazaya karışan … plakalı motosikletin 14/04/2014 tarihinde dava dışı … adına tescil edildiği, kazanın ise 08/05/2014 tarihinde gerçekleştiği, buna göre aracın malikinin kazadan 24 gün önce değiştiği, buna göre … tarafından bu araç için yapılan ZMMS poliçesinin ZMMS Genel Şartları C.4 maddesi uyarınca kendiliğinden sona ereceği, poliçenin 15 gün daha devam edeceği gözetilse bile bu sürenin de dolduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talepleri yerinde değildir.
Davacılar vekilinin istinaf taleplerine gelince; dava destekten yoksun kalma tazminatı olup belirsiz alacak davası olarak açıldığından, faizin başlangıcı yönünden tüm alacağa aynı tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği halde, ıslah edilen kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi isabetsizdir. Yine davacı tarafından asıl davanın ıslahı nedeniyle yatırılan harcın davalıdan tahsiline karar verilmemesi doğru değildir. Davacılar vekili asıl davada yatırdıkları toplam 177,41 TL peşin harcın davalıdan tahsili gerektiğini ileri sürmüş ise de, 177,41 TL’nin içindeki 25,20 TL’lik kısmın davanın ilk açılışındaki peşin harç olduğu ve asıl dava ile ilgili 4.bentte davalıdan tahsiline karar verilen kalemler içinde bulunduğu anlaşılmış olup davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde değildir. Yine davacılar vekili birleşen dava yönünden yatırmış oldukları 38,15 TL harcın davalıdan tahsiline karar verilmediğini belirtmiş ise de, bu miktar harcın birleşen dava ile ilgili hüküm fıkrasının 4.bendinde davalıdan tahsiline karar verilen 71,65 TL’nin içinde olduğu anlaşıldığından bu yöndeki istinaf talebi de yerinde değildir.
Öte yandan birleşen davada davacılar için hüküm altına alınan tutarlar toplamı 11.169,50 TL olduğu halde maddi hata sonucu 11.149,50 TL olarak gösterilmesi doğru değildir.
Davacılar vekilinin her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yolundaki istinaf talebi ise her bir davadaki toplam tutar üzerinden davacılar yararına vekalet ücretine hükmedildiğinden yerinde değildir. Davacılar vekili hüküm altına alınan tutara avans faizi işletilmesini talep etmiş ise de, kazaya karışan aracın motosiklet olduğu gözetildiğinde bu talebi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar gözetildiğinde davalı vekilinin istinaf talebinin reddi, davacılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabul kısmen reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2-Davalı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE,
3-İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 24/11/2016 gün, 2014/1279 Esas, 2016/772 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
4-İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1279 esas sayılı asıl dosyası yönünden ;
A) DAVANIN KABULÜNE,
B )Davacılardan…. için 21.607,38-TL ve … için 24.956,50-TL olmak üzere toplam 46.560,88-TL destekten yoksun kalma tazminatının … için 21.607,38 TL tazminatın 14/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve ayrıca .. . için 24.956,50-TL tazminatın 14/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
C) 500-TL cenaze ve defin masraflarından oluşan maddi tazminatın 14/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
D) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 3.180,57 TL nispi karar harcından peşin alınan 177,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.003,16 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
E) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 5.471,70 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
F) Davacı tarafından yapılan 54,20 ilk masraf, 152,21 TL ıslah harcı, 1.300,00 TL bilirkişi ücreti ve 277,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.783,41 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5) İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/476 esas ve 362 karar sayılı birleşen tazminat dosyası yönünden;
A)DAVANIN KABULÜNE,
B)Davacılardan … için 5.081,90-TL ve … için 6.087,60-TL olmak üzere toplam 11.169,50-TL destekten yoksun kalma tazminatının 14/08/2014 tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
C)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 762,99 TL nispi karar harcından peşin alınan 38,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 724,84 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
D)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 1.800,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
E)Davacı tarafından yapılan toplam 71,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- İstinaf aşaması yönünden;
A)İstinaf peşin harcının talebi halinde davacılara iadesine,
B)Davalı vekilince her iki dava yönünden istinaf talebinde bulunulduğundan ve her iki dava yönünden de istinaf talebi reddedildiğinden, alınması gereken 3.943,56 TL nisbi istinaf harcından peşin yatırılan 987,00 TL nisbi istinaf harcının mahsubu ile bakiye 2.956,56 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
C) İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 85,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 43,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 128,70 TL’nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
D)İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
E)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde yargıtay yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/10/2018