Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2018/2909 Esas
KARAR NO : 2018/2048
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/04/2018
NUMARASI : 2018/356 2018/359
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 05/10/2018
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili ile borçlulardan …. hizmetleri arasnıda düzenlenen faktoring sözleşmesi uyarınca keşidecisi borçlu ….. A.Ş olan , topla m tutarı 262.000,00 TL olan iki adet çek nedeniyle müvekkilinin alacaklı olduğunu, keşideci şirketin 20/03/2018’den 04/04/2018’e kadar olan dönemde 38 adet çekinin karşılıksız çıktığını, şirket yetikilisi …. ise yurt dışına kaçtığını, bu şirketin kurucu ortağı ve … eşi olan İbrahim ……da yurt dışına kaçmaya hazırlandığını ve adı geçenlerin tek celsede boşandıklarını belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. Mahkemece, İİK’nun 257 vd. maddeleri gereğince %15 teminat mukabilinde iki adet çekle ilgili olarak 262.000,00 TL alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilmiş, karara borçlulardan …..vekili itiraz etmiştir……. vekili itirazında; müvekkilinin ihtiyati haciz isteyene herhangi bir borcunun bulunmadığını, kararın hatalı olduğunu, ihtiyati haciz kararında senetlerin vadesinin geçtiği şeklinde bir gerekçeye yer verilmiş ise de, bunun doğru olmadığını, zira ihtiyati hacze konu çeklerin vade tarihlerinin 29/05/2018 ve 14/06/2018 olduğunu, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı ancak kaçma şüphesi ve hileli işlem bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebileceğini, müvekkilinin mal kaçırma hazırlığında bulunmadığı gibi 6 adet de taşınmazı olduğunu bildirmiştir.Mahkemece, duruşma açılarak yapılan inceleme sonunda ; sehven çeklerin vadesi geldiği yazılmış ise de, çeklerin kanun gereği emre muharrer senetlerden olup çekte vade olmayacağını, ibraz edildiğinde ödenmesi gerektiği, ayrıca ihtiyati haciz isteyenin dilekçesi ekinde sunduğu haber nüshalarnıda görüldüğü ve kamuoyu tarafından da bilindiği üzere şirket yetkilisi ve borçlu olan ………yurt dışına gittiği, sunulan çek raporlarında bu borçluların birçok çekinin karşılıksız çıktığının anlaşıldığı gerekçeleriyle itirazın reddine karar verilmiş, kararı itiraz eden …… vekili istinaf etmiştir. …. vekili istinaf sebebi olarak; mahkemenin diğer borçlular yönünden dosyada bulunan deliller doğrultusunda hatalı karar verdiğini, çeklerde ibraz yasağı bulunduğunu, 7061 Sayılı Kanunun 100.maddesi ile 5941 sayılı Çek Kanununda yer alan ve keşide tarihinden önce muhatap bankaya ibrazının geçersiz sayılacağına ilişken düzenlemenin 31/12/2020 tarihinde kadar uzatıldığını, dolayısıyla bir anlamda çekte vadenin kabul edildiğini, İİK’nun 257/2 maddesindeki şartların müvekkili yönünden oluşmadığını, diğer borçlular ile müvekkilinin de bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkili ile ilgili olumsuz bir haber bulunmadığını, …………….. ise müvekkilinin eski eşi olduğunu, müvekkili hakkında verilen ihtiyati haciz başvurularının başka mahkemelerce reddedildiğini ya da müvekkilinin itirazı üzerine kaldırıldığını, mahkemenin daha önceden kendi vermiş olduğu kararlarıyla çeliştiğini bildirmiştir. İstanbul …İcra Müdürlüğü’nün …. esas sayılı dosyası ile ihtiyati haciz isteyenin aralarında itiraz edenin de bulunduğu borçlular aleyhine 06/04/2018 tarihinde iki adet çeke dayalı olarak icra takibi başlattığı anlaşılmıştır. Çeklerin 29/05/2018 tarihli ve 130.000,00 TL ve 14/06/2018 tarihli ve 132.000,00 TL bedelli oldukları, keşidecisinin … A.Ş, lehtarının ….Ltd. Şti, daha sonra ise ihtiyati haciz isteyen şirkete geçtiği görülmüştür.İhtiyati haciz talebinin 06/04/2018 tarihinde yapıldığı görülmüştür.
GEREKÇE: Talep, çeklere dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise ihtiyati hacze itirazın reddi kararına yöneliktir. İhtiyati hacze konu çekler 29/05/2018 ve 14/06/2018 tarihli olup henüz çeklerdeki tarih gelmeden ihtiyati haciz istendiği anlaşılmıştır. Her talep yapıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir. İhtiyati haczin talep tarihi itibariyle çeklerin tarihi gelmediğinden alacağın vadesinin geçtiği ve ödenmediği gerekçeleriyle ihtiyati haciz kararı verilmesi doğru değildir. Öte yandan mahkemece, 05/12/2017 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7061 Sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 100.maddesi ” 14/12/2009 tarihli ve 5941 sayılı Çek Kanununun geçici 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “31/12/2017” ibaresi “31/12/2020” olarak değiştirilmiştir.” şeklindeki düzenleme gözden kaçırılarak yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yine ihtiyati haciz talebine ekli sunulan belgeler itiraz edenin kaçma hazırlığı içinde bulunduğunu göstermeye yeterli değildir.Hal böyle olunca itiraz eden…….. vekilinin istinaf talebinin kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İtiraz eden …… vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 23/05/2018 tarihli ve 2018/356 D.İş, 2018/359 Karar sayılı itirazın reddine dair kararın KALDIRILMASINA, 3- İtiraz eden…… vekilinin itirazının kabulü ile; İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 06/04/2018 tarih, 2018/356 D.İş, 2018/359 Karar sayılı ihtiyati haciz kararının İtiraz eden …… yönünden KALDIRILMASINA, 4- İtiraz eden ……. tarafından yatırılan istinaf peşin harcının isteği halinde kendisine iadesine,5- İtiraz eden ……. tarafından istinaf aşamasında yapılan 98,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 31,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 129,60 TL’nin davacıdan alınarak … verilmesine,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına 7-Kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile 6100 sayılı HMK’nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.05/10/2018