Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2020/1238 E. 2023/188 K. 23.02.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1238
KARAR NO: 2023/188
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/11/2019
NUMARASI: 2019/353 Esas – 2019/1168 Karar
TALEP: Zayi Belgesi Verilmesi
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/02/2023
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait pay defterinin 03.05.2019 tarihli genel kurul hazırlıkları öncesindeki işlemler sırasında, yapılan tüm aramalara rağmen bulunamadığını, Bu nedenle Müvekkil Şirketin 03.05.2019 tarihli genel kurulunun pay defteri olmadan yapılmaya çalışıldığını ancak genel kurul sırasında pay defterinin hazır edilememesine bağlı olarak bazı sorunlar, itirazlar söz konusu olduğunu bu nedenle müvekkili …’nin pay defterinin zayiine karar verilerek, yeni bir pay defteri oluşturulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki talep hakkında yapılan yargılama sonunda, “Dava TTK 82/7 madde de yer alan bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin zayisine dair karar talebine ilişkindir. TTK 82/7 maddesi gereğince, tacirin ilgili belgelerinin ziyaa uğraması halinde, bu durumu öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden talepte bulunması gerekmektedir. Mevcut belgelere ve davacı vekili beyanına göre davacı 13.03.2019tarihinde ortaklar pay defterinin kaybolduğunu öğrenmiş 16.05.2019 tarihinde dava açılmış olmakla; resen dikkate alınması gereken 15 günlük hak düşürücü süre geçtiği anlaşıldığından davanın reddine,” karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLER: Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçeli kararda kısaca davanın TTK 82/7 madde gereğince 15 günlük hak düşürücü süre içinde açılmadığından resen dikkate alınarak davanın reddine karar verildiğini, oysa ki; kararın dayanağı olan 18.10.2019 tarihli beyanda kaybolma tarihinin ne olduğunun bilinmediğini açıkladıklarını, 13.03.2019 tarihinde … San. Ve Tic. Ltd. Şti. Pay defterine ortak olarak kayıt yaptırmaya geldiğinde defterin kayıp olduğu ortaya çıkmışsa da, defterin mali müşavirde olduğunun zannedildiğini, mali müşavirinde şirket merkezinde olduğunu düşündüğünü, pay defterinin kati olarak kaybolduğunun 03.05.2019 tarihli genel kurulda anlaşıldığını, 15 gün içerisinde 16.05.2019 tarihinde süresi içinde davayı açtıklarını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep, tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğradığı iddiasına dayalı zayi belgesi verilmesi istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, zayi belgesi verilmesine konu defterlerin TTK’nın 82/7. Maddesinde sayılan veya bu sayılanlara benzer nedenlerden dolayı zayi olup olmadığı, zayi belgesi verilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, hak düşürücü sürenin geçip geçmediği noktasındadır.Talep eden tarafça, genel kurul hazırlıkları sırasında pay defterinin aramalara rağmen bulunamadığı iddiasıyla zayi belgesi verilmesi istemli olarak eldeki dava açılmıştır. 6102 sayılı TTK’nın 82/7. Maddesinde; Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Anılan kanuni düzenleme gereğince hak düşürücü sürenin tacirin zıyaı öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı açıktır. Mahkemece verilen süre üzerine davacı vekili 18/10/2019 tarihli dilekçesinde, müvekkili şirketin ortakları ile davaları olduğundan ticari defterleri ara ara mahkemeler tarafından incelenmekte, pay defterinde bazı ortakların hisseleri üzerinde tedbir veya haciz olduğundan işlem yapılmakta olduğu, şirket merkezine 13/03/2019 tarihinde pay defterine ortak olarak kayıt yaptırmak isteyen … San. Ve Tic. Ltd. Şti. geldiğinde pay defterinin aramalara rağmen bulunamayınca kayıp olduğunun ortaya çıktığı, şirket yetkililerinin Mali müşavir’de olduğunu, mali müşavirinde şirket merkezinde olduğunu düşündüğünden kaybolduğu o güne kadar anlaşılamadığı beyan edilmiştir. Davacı tarafça, pay defterinin 13/03/2019 tarihinde ortak olarak kayıt yaptırmak isteyen … San. Ve Tic. Ltd. Şti. geldiğinde kayıp olarak ortaya çıktığı, ancak defterin mali müşavirde olduğunun zannedilmesi nedeniyle pay defterinin kati olarak kaybolduğunun 03/05/2019 tarihli genel kurulda anlaşıldığı ve davanın 15 günlük süre içerisinde açıldığı ileri sürülmüştür. Davacı tacir olup, TTK’nın 18/2. Maddesine göre her tacir basiretli bir iş adamı olarak hareket etmekle yükümlüdür. Bu kapsamda şirketin pay defterinin 13/03/2019 tarihinde pay defterine ortak olarak kayıt yaptırmak isteyen … San. Ve Tic. Ltd. Şti. geldiğinde, defterlerin bulunduğu düşünülen mali müşavirden istenmesi gerekirken, pay defterinin kayıp olduğunun ortaya çıkmasına rağmen genel kurul tarihi olan 03/05/2019 tarihine kadar mali müşavir ile iletişime geçilmemiş olması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu halde pay defteri ortak olarak kayıt yaptırmak isteyen … San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin geldiği 13/03/2019 tarihinde bulunamadığına göre davacının pay defterinin kaybolduğunu 13/03/2019 tarihi itibariyle öğrendiğinin kabulü gerekir. Bu durumda davanın açıldığı tarih itibariyle dava hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmıştır. Bu nedenle mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK’nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362(1)ç maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.23/02/2023