Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2017/1101 E. 2018/771 K. 17.05.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
ESAS NO : 2017/1101
KARAR NO : 2018/771
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 06/09/2016
NUMARASI : 2015/645 E.- 2016/635 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ: 17/05/2018
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine heyetçe yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı sigorta şirketince kasko poliçesiyle sigortalı bulunan … plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan dava dışı sürücü …. sevk ve idaresindeki … plaka sayılı aracın 23/09/2013 tarihinde karıştığı kaza nedeniyle meydana gelen hasar bedeli olan 8.320 TL nin davacı şirketçe karşılandığını, TTK nın 1472. maddesi gereğince davacı şirketin sigortalısının halefi durumuna geçtiğini, kazada dava dışı sürücü … % 100 kusurlu olması nedeni ile ödenen hasar bedelinin ödeme tarihi olan 16/01/2014 tarihinden itibaren işlemiş faizleri ile birlikte, aracın trafik sigortasını temin etmiş bulunan davalı sigorta şirketinden rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; … plaka sayılı aracın müvekkili şirket tarafından 24/08/2013-2014 arası 1 yıl süreyle …. poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin karayollarında meydana gelen trafik kazalarından 3. Kişilere karşı doğacak sorumlulukları teminat altına aldığını, davaya konu kazanın fıstık tarlasında meydana geldiğinden ve taş ocağı faaliyet sahasının karayolu tanımına girmediğinden tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin sorumluluğunun sigorta poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile 8.320,00 TL nin ödeme tarihi olan 16/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara davalı …. Şirketi vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davalı … Şirketi vekili istinaf başvurusunda; dava konusu trafik kazasının, karayolu tanımına uymayan trafiğe kapalı, özel mülkiyet niteliğinde olan taş ocağı yükleme sahasında meydana geldiğinden tazminat talepleri teminat dışı olduğu, bu nedenle davanın reddi gerekmekte iken davanın kabulüne karar verilmesi yasaya aykırı olduğu, temerrüt süresinin ödeme tarihinden itibaren değil; delillerin (tamamlanmış olması halinde) tümünün müvekkili şirkete tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başlayacağı, dava konusu olayın haksız fiilden kaynaklanması ve ticari iş niteliğinde olmadığından davacı vekilinin avans faizine yönelik taleplerinin de reddi gerektiği, bilirkişi raporunun hüküm tesisine elverişli olmadığı yönlerine ilişkindir.Dava, trafik kazası nedeniyle sigortalısının zararını ödeyen davacı sigorta şirketinin, karşı taraf aracının zorumlu mali sorumluluk sigortasından, ödediği tazminatın rücuen tahsili isteminden ibarettir.Bir rizikonun meydana getirdiği zararın sigorta kapsamına girebilmesi için, o rizikonun motorlu araç tarafından karayolunda meydana getirilmiş olması zorunludur. Karayolları Trafik Kanunu’nun tanımlarla ilgili 3. maddesinde, karayolu; trafik için kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlar olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa’nın 2/2. maddesinde, aksine hüküm bulunmadığı hallerde, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık alanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj yolu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile erişme kontrolü kara yollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımları da bu yasa uygulaması bakımından karayolu olarak kabul edilmiştir. Somut olayda mahkemece, dosyada mevcut hasar tespit tutanağı ve soruşturma evrakı kapsamında kazanın, taş ocağı faaliyet sahası içerisinde hafriyat kamyonlarının yükleme yaparak ana yola çıkmakta kullandıkları yol üzerinde gerçekleşmiş olması nedeniyle, olay yerinin karayolu ile bağlantılı olduğu kabulü ile zararın rizikonun teminatı kapsamında görülmesi ve bu nedenle talebin kabulüne karar verilmesinde ve kazaya sebebiyet veren aracın ticari nitelikte olması nedeniyle tazminata ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçe uyarınca ;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası’na göre alınması gereken 568,33 TL harçtan peşin alınan 75,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 493,33 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf isteminden bulunan üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK.’nın 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/05/2018