Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
ESAS NO : 2017/1152
KARAR NO : 2018/776
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 27/02/2017
NUMARASI : 2014/1444 E- 2017/122 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 17/05/2018
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine heyetçe yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı … şirketine … numaralı ZMM poliçesi ile sigortalı olan … plakalı aracın 26/08/2009 tarihinde sürücüsü … sevk ve idaresindeyken kusurlu olarak …’in sevk ve idaresindeki … plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sebebiyle … plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanarak sürekli olarak sakat kaldığını, öncelikle maluliyet oranının tespiti için müvekkilinin en yakın Adli Tıp Kurumuna sevkini talep ettiklerini, kazadan sonra müvekkilinin uzun süre tedavi görmek zorunda kaldığını ve aylarca hastanede kaldığını, tedavi süresince de çalışamadığını, bu sebeple yapılacak aktüerya hesaplamasında müvekkilinin tedavi süresi boyunca sakatlığının %100 olarak hesaplanmasının gerektiği, iş bu nedenle fazlaya ilişkin talepleri ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkili için 2.000-TL sürekli sakatlık tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu kazaya karışan … plalakalı aracın müvekkili şirkete ZMM sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bedeni zararlar halinde maddi tazminat talepleri için şahıs başına azami poliçe teminat limitinin 150.000-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat talebinden doğan sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sürücülerin kusur durumunun, davacının sakat kalıp kalmadığı ve sakatlık oranı hakkında Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, sakatlık tazminat hesabının uzmanlık gerektirdiğini ve hesaplamanın Hazine Müşteşarlığınca kabul gören aktüer uzmanı tarafından yapılmasının gerektiğini, müvekkil şirketin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, bu sebeple müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderileri ve faize karar verilmemesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının davasının kabulü ile 13.173,35-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 26/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı tarafın istinaf başvurusu, faizin başlangıç tarihinin, dava tarihi yerine olay tarihi olarak belirlenmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu yönüne ilişkindir.
Dava; yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.
Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte zarara sebebiyet veren aracın ZMSS’nı temin eden sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen KTK.nun 98/I. maddesi hükmü uyarınca, sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır.
Somut olayda; ( mahkemenin gerekçesinde de açıklandığı üzere) dava tarihinden önce temerrüt oluştuğuna dair belge sunulmadığından, faiz başlangıcı dava tarihi olması gerekirken olay tarihi olarak hüküm kurulmuş olması nedeniyle, davalı tarafın istinaf başvurusu haklı bulunmakla, hüküm HMK’nın 353/1-b/2.maddesi gereğince fazi başlangıcı açısından düzeltilerek yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçe uyarınca;
A-HMK’nun 353/1-b/2 maddesi gereğince, davalının istinaf başvurusunun KABULÜNE, kararın kaldırılarak ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
1-Davanın KABULÜ ile 13.173,35-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 24/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 899,87-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 25,20-TL harcın ve 38-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 836,67-TL harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.180-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 88,40-TL ilk gider, 650-TL bilirkişi, 203-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 941,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine,
B- İSTİNAF BAŞVURUSU AÇISINDAN;
1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
2-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
3-Davalı tarafça yatırılan 85,70 TL. istinaf başvuru harcı ile 17,00 TL. posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK’nın 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/05/2018