Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1024
KARAR NO : 2023/441
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ : 22/01/2016
KARAR TARİHİ : 06/06/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı yan ile müvekkili banka arasında 20/07/2012 tarihinde ticari müşteri sözleşmesi, bireysel müşteri sözleşmesi ve üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, sözleşme hükümleri gereğince çıkacak ihtilafların ticari nitelikte olduğundan ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı yan ile imzalanan 18/07/2012 tarihli üye işyeri ön bilgi formunda banka nezdinde ticari bir hesap açılarak üye işyeri işlemlerinin yapılacağı, sözleşme tahtında doğacak borçların ticari nitelikte olacağı ve TKHK hükümlerine tabi olmayacağı, ön bilgi formunda sözleşmenin 11.maddesinde bankanın komisyon-ücret alacakları ve tahsiline ilişkin hükmünde üye işyeri hizmeti ile ilgili bankaya ödenmesi gereken ücret ve komisyonların sözleşme ekinde açıkça belirtildiğini, haksız olduğu ve iadesi talep edilen ücretlerin tamamının bu sözleşmeler gereğince davacı yanın hesabından banka tarafından alındığını, davalı yanın imzaladığı ticari müşteri sözleşmesinin 7.maddesi gereğince her türlü komisyon, ücret, masraf, fon ve giderlerin kendisine ait olacağını kabul ve beyan ettiğini, müvekkili bankada uygulanan komisyon, masraf ve ücret tutarlarının yapılan hizmetlerin bedeli olarak belirlendiğini, operasyonel işlem gerektirdiğinden verilen hizmet karşılığında yürürlükte bulunan hizmet komisyonları çizelgesine istinaden söz konusu ücretlerin tahsil edildiğini, iadesi talep edilen ücretlerin bankacılık işlemlerinden kaynaklandığı ve davacı tarafın ticari işletmesi kaynaklı olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kesintilerin bankacılık işlemlerinden kaynaklandığını, davacı tarafın tacir sıfatını taşıması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı ve müvekkil banka arasında 20.07.2012 tarihinde Ticari Müşteri Sözleşmesi, Bireysel müşteri Sözleşmesi ve Üye İşyeri Sözleşmesi imzalandığını ve … numaralı ticari işletme tipi hesap açıldığını, haksız olduğu ve iadesi talep edilen ücretlerin tamamının bu sözleşmeler gereğince alındığını, davacının haksız olduğunu iddia ettiği kalemlerin … üye işyeri aylık ücreti-üye işyeri hizmet bedeli, hesap işletim ücretinin sözleşmenin 7.maddesi gereği alındığını, müvekkil bankada uygulanan komisyon , masraf ve ücret tutarlarının yapılan hizmetlerin bedeli olarak belirlendiğini, operasyonel işlem gerektirdiğinden verilen hizmet karşılığında yürürlükte olan hizmet komisyon çizelgesine istinaden tahsil edildiğini, bu nedenlerle öncelikle huzurdaki davanın bankacılık işlemlerinden kaynaklı olması nedeniyle Tüketici Mahkemelerinin görevsizliğine, haksız ve mesnetsiz olarak açılmış bulunan huzurdaki davanın iadesi talep edilen ücretlerin bankacılık işlemlerinden kaynaklanması ve davacı tarafın ticari işletmesi kaynaklı olması nedeniyle reddi ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Finansman Öğretim Üyesi Prof. Dr. …’in 06/03/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Yargıtay … Hukuk Dairesi’nin … E. … K. sayılı kararında yazılı hususlar da dikkate alınarak, davacı tarafından davalı bankaya ödenen 3.036,75 tutarındaki komisyonun, 759,50 TL nin uygun olduğu, 2.277,25 TL’ nın fazla olduğu, iade edilmesi gerektiği, davacı’dan tahsil edilen 189,83 TL tutarındaki BSMV ve Değerli Kağıtlar vergisi nin davacı banka tarafından vergi idaresine aktarıldığı, bu miktarın bankanın uhdesinde olmaması nedeniyle, davalı banka tarafından davacıya iade edilemeyeceği tespit edilmiştir.
Yargıtay ….Hukuk Dairesi’nin … Esas, … Karar sayılı kararında; “Mahkemece, TBK’nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra imzalanan ticari kredi sözleşmelerinden önce her bir sözleşme yönünden ön bilgilendirme formu ile bilgilendirilip bilgilendirilmediği değerlendirilerek, yukarda açıklanan 6098 sayılı TBK’nın m. 20 vd.’daki genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına dair ilkeler doğrultusunda sözleşmenin genel işlem koşulu denetimine tabi tutulması ve sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğunun tespiti halinde, bu hükmün yazılmamış veya kesin hükümsüz sayılması ile ortaya çıkacak boşluğun gerektiğinde miktar ve tahsis tarihi itibariyle emsal krediler için alınan kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, üye işyeri hizmet bedelinin diğer bankalardan sorularak davacıdan talep edilebilecek ortalama miktarın belirlenmesi, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, Bakanlar Kurulu’nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının çıkarmış olduğu 09.02.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2006/1 sayılı tebliğin 4. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle, Merkez Bankasına yapılan bildirim oranları varsa bu oranlar aşılmamak suretiyle doldurulması ve varsa davacıya iadesi gereken üye işyeri hizmet bedeli ve kredi tahsis değerleme ücreti kesintisi olup olmadığının bilirkişi raporu alınmak suretiyle tespit edilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerekmiştir. ” şeklinde karar verilerek mahkememiz 19/07/2016 Tarihli 2016/79 Esas, 2016/750 Karar sayılı kararı kaldırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Yargıtay … Hukuk Dairesi … Esas ,… Karar sayılı ilamı ile mahkememizce verilen 19.07.2016 tarihli hükmün bozulmasına ilişkin ilamda bildirilen şekliyle alınan bilirkişi raporu neticesinde banka tarafından 3.036,75 TL komisyonun 759,50 TL sinin alınmasının uygun olduğu, 2.277,25 TL nin fazladan alındığının tespit edildiği, vergi dairesine aktarılan tutar için davacıya iadenin mümkün olmadığının tespiti ile dosya kapsamına uygun olarak alınan rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile fazladan alınan miktarın davacıya iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
2-)2.277,25 TL’nin davalıdan alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya VERİLMESİNE,
3-)Alınması gerekli olan 179,90 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 54,67 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 125,23 TL nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-)Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 1.850,00 TL bilirkişi ücreti ve 403,60 TL posta-tebligat gideri olmak üzere toplamda 2.334,30 TL yargılama giderinin kısmen kabul kısmen red oranına göre 1.657,35 TL’nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.277,25-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 924,33-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren on beş günlük kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/06/2023
Katip …
e-imzalı
Hakim …
e-imzalı