Emsal Mahkeme Kararı İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/579 E. 2022/1114 K. 27.12.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/579 Esas
KARAR NO : 2022/1114
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/12/2019
KARAR TARİHİ : 27/12/2022
KAR.YAZ.TARİH : 29/12/2022

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili; Müvekkil banka, davalı … Mühendislik Tesisat Elektrik Elektronik İnşaat Taahhüt Oto Kiralama San. Tic. Ltd. Şti. ile Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye dayalı davalı … nin müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu ve davalı şirkete Taksitli Ticari Kredi kullandırıldığını, müvekkil banka, kredi müşterisi/ davalı şirketin, kendisine açılan ve kullandırılan kredilerden doğan borçlarını ödememesi üzerine, kredi hesapları kat edilerek davalı şirket ve davalı kefile İzmir 25. Noterliğinin 08.10.2019 tarih, …yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edildiğini, müvekkil banka, davalı şirket ve kefil aleyhine kredi borcunun ödenmemesi üzerine haciz yoluyla icra takibi başlattığını, müvekkil banka, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmesine neden olan davalı şirket/ borçluların borca ve ferilerine itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu , müvekkil banka, takipten itibaren işleyecek faiz oranının tamamen yasal ve haklı olduğunu, faizin taraflar arasındaki sözleşmeye ve yasalara uygun olduğunu ,Müvekkil banka, takip konusu alacağın likid ve muayyen olduğunu ,müvekkil banka, davalılar tarafından yapılan itirazın iptalini, duran takibin devamını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; Davalının alacaklı bankaya karşı muaccel bir borcu bulunmadığını, krediler ile ilgili herhangi bir gecikme yaşanmadığını, temerrüt olgusunun da oluşmadığını, takip ile ilgili borcun aslına, işlemiş faize, işleyecek faize, talep edilen faiz oranına ve masrafların tamamına itiraz edip , Kredi garanti fonu hakkında çıkarılan bakanlar kurulu kararları gereğince müvekkil şirkete yapılandırma teklifinde bulunulmadığından itirazın kabulü ve takibin durdurulmasını talep etmiştir.
KANITLAR: Bankacı bilirkişi …’den bilirkişi raporu alınmıştır. ( Bilirkişi raporu sonucu: Dosyanın incelenmesinden, davacı avukat tarafından takip edilen İzmir 27. Icra Müdürlüğü … nolu Dosya üzerinden genel haciz yoluyla icra takibine geçildiği ve davalının 291.640, 65 TL toplam alacak bedelinin olduğu görülmüştür. 04.06.2018 tarihinde genel kredi limitin 500.000 TL tutar ve arttırılan kefalet ile kefil yükümlülüğünün 625.000 tl tutara yükseltildiği görülmüştür. Bu kapsamda kefilin bankanın ilgili tarih için belirtmiş olduğu davalı borcu 291.640,65 TL olan tutarın tamamından sorumlu olduğu ,Kredi ödeme planları ve genel kredi taahhütnamesinin tüm evrakları ilgili bankadan istenmiş olup ödeme planları incelendiğinde;… kredi hesap numaralı kredinin 96 18,65, … kredi hesap numaralı kredinin …, … kredi hesap numaralı kredinin 96 23, 49 olarak belirtilen yıllık maliyet oranları ve ödeme koşullarına, kredileri kullanım aşamasında, firmanın ve kefilin kaşe ve imzaları olduğundan sonrasında itirazının haksız olduğu düşünülmekte , İncelenen evraklar neticesinde; davacı bankanın haklı olduğu ve ilgili tarihte bankanın belirtmiş olduğu davalı borcu 291.640, 65 TL tutarın ödenmesi ve takibin devamı gerektiği konusunda rapor sunmuştur. )
Raporlara yapılan itirazlar nedeniyle itirazlar da irdelenmek suretiyle bilirkişi heyetinden iki defa ek rapor aldırılmıştır.
-İzmir 27. İcra Dairesi’nin … sayılı icra dosyası UYAP üzerinden dosyaya eklenmiştir.
GEREKÇE :
Dava; Genel Nakdi ve Gayri nakdi Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Öncelikle taraflar arasında hukuki ilişki olup olmadığı, varsa hukuki ilişkinin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeble de davacı ve davalının ileri sürmüş olduğu iddialar, vakıalar ve bunları ispat edip etmedikleri ve ispat yükünün kimde olduğu hususuna değinmekte yarar vardır.
HMK 190. maddesi “”İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. ” hükmü mevcuttur.
İleri sürülen bir önermenin doğruluğu hususunda kanaat oluşturmak için bir nedenselliğin ortaya konulması olarak tanımlanabilen ispat, yargılama hukuku açısından dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir.
İspatın konusu olan vakıalar, hukuk açısından doğrudan önem taşıyan veya dolaylı olarak önem taşıyan vakıalar olarak ayrılabilir. Hukuk açısından doğrudan önem taşıyan olaylar; hukuken hakların ve hukuksal ilişkilerin doğumu, değişmesi, işlemez duruma gelmesi, doğumunun engellenmesi veya doğduktan sonra düşmesine yol açan olaylardır. Hukuk açısından dolayısıyla önem taşıyan ve “emareler (belirtiler) ” olarak da tanımlanan olaylar ise; hak ve hukuksal ilişkilerde yukarıda belirtilen durumların meydana gelmiş olduğu, kendilerinden olağan yaşam deneyimleri kuralları uyarınca anlaşılabilen, bir başka deyişle bir eylemsel karine bağının kurulmasına olanak veren olaylardır. Emareler, ancak hâkimin delilleri serbestçe değerlendirme (takdir) serbestisinin bulunduğu (HMK madde 198), bu serbestinin özel kurallar ile sınırlanmamış olduğu (HMK madde 200 ve 201 gibi) durumlarda ispat konusu olabilir.( Bilge Umar; (1980), İspat Yükü, (2. Baskı), Büyükçekmece, Kazancı Matbaacılık Sanayi. sf. 19.)
İspatın, doğrudan delil göstererek ispat ve dolaylı ispat olarak ayrıma tabi tutulup, dolaylı ispatın emareler ile ispat olarak değerlendirildiği, bu kapsamda emareyi bir delil vasıtası olarak değil, ispata yardımcı, kanuni maddi unsura uymayan yabancı vakıalar olarak nitelendirildiği de görülmektedir.( M. Kamil Yıldırım; (1990), Medeni Usul Hukukunda Delillerin Değerlendirilmesi, İstanbul, Kazancı Kitap Ticaret. sf. 120, 121.)
İspat yükü belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden hâkimin aleyhte bir kararıyla karşılaşma tehlikesidir. Bu tanımda asıl davayı kaybetmek tehlikesinden değil, hâkimin aleyhte bir kararı ile karşılaşma tehlikesinden bahsedilmesi dikkate değerdir. Zira yalnızca davanın asıl konusu bakımından değil, aynı zamanda bir ön sorun veya bir ara sorun hakkında da iki tarafın birbirine zıt olarak ileri sürdükleri olayların hiçbirinin ispat edilememesi olasılığı vardır. Bu durunda hâkimin yapacağı iş söz konusu sorun bakımından ispat yükünü taşıyan tarafın, o sorunda ileri sürdüğü istemi reddetmek olacaktır.(Umar; İspat Yükü, sf. 3)
İspat yükü taraflar için bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Bilâkis kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; meselâ, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir.(Kuru; Arslan; Yılmaz; sf. 370.)
Davacı şirket dava dilekçesinde ; davalı … Mühendislik Tesisat Elektrik Elektronik İnşaat Taahhüt Oto Kiralama San. Tic. Ltd. Şti. ile Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye dayalı davalı … nin müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu ve davalı şirkete Taksitli Ticari Kredi kullandırıldığını, müvekkil banka, kredi müşterisi/ davalı şirketin, kendisine açılan ve kullandırılan kredilerden doğan borçlarını ödememesi üzerine, kredi hesapları kat edilerek davalı şirket ve davalı kefile İzmir 25. Noterliğinin 08.10.2019 tarih, …yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edildiğini, müvekkil banka, davalı şirket ve kefil aleyhine kredi borcunun ödenmemesi üzerine haciz yoluyla icra takibi başlattığını, davalı taraf cevap dilekçesinde; Davacı tarafın dosyaya sunduğu delillerden anlaşıldığı üzere davalı şirkete gönderilen Hesap Kat İhtarnamesi tebliğ edilmediğini, dolayısıyla usulüne uygun bir Hesap Kat İhtarnamesi düzenlenmediğini, ödemelerini yasal süresi içerisinde yerine getiren davalı şirkete karşı haksız ve hukuka aykırı olarak İzmir 27. İcra Müdürlüğünün … E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ,Kredi Garanti Fonu hakkında çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararları gereğince davalı şirkete yapılandırma teklifinde bulunulmadığını, davalı şirkete karşı böyle bir yapılandırma teklifinde bulunulmadan, yasal takip işlemleri başlatılamayacağını, usulüne uygun olarak düzenlenmemiş hesap kat ihtarnamesiyle işlemler gerçekleştirildiğini beyan ettiğinden taraflar arasında imzalanan sözleşme konusunda uyuşmazlık bulunmamakla birlikte borcun muaccel olup olmadığı, hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun olup olmadığı, davacının başlattığı takipte haklı olup olmadığı konularında araştırma yapılmış ve bilirkişiden kök ve ek rapor aldırılmıştır.
Raporlara yapılan itirazlar nedeniyle itirazlar da irdelenmek suretiyle bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmıştır.( Hükme esas alınan ikinci ek raporda) Bilirkişi heyeti tarafından aldırılan 2 nolu ek raporda 1) … Hesap No.lu Taksitli Ticari Kredi:04.06.2018 tarihinde, aylık 61,69 (yıllık bazda 420,28) Akdi Faiz oranı ile kullandırılan krediye ilişkin olarak, 09.06.2019 son ödene taksit vadesinden itibaren 14.10.2019 temerrüt tarihine kadar olan dönem için 20,28 Akdi faiz oranı tatbik edilmek suretiyle tespit edilen 13.129,25 TL lık akdi faiz ve 656,46TL’ lik BSMV tutarı 183.514,70 TL”’ lık anapara tutarına eklenmek (Kapitalize edilmek) suretiyle 14109010 tamarrüt tarihi itibarivle takibe esas asıl alacak tutarı 197.300.41 TL olarak tespit edilmiştir.
… Hesap No.-lu Taksitli Ticari Kredi: 23.05.2017 tarihinde, aylık 61,37 (yıllık bazda 416,44) Akdi Faiz oranı ile kullandırılan krediye ilişkin olarak 23.05.2019 son ödene taksit vadesinden itibaren 30.09.2019 temerrüt tarihine kadar olan dönem için 016,44 Akdi faiz oranı tatbik edilmek suretiyle tespit edilen 4.585,96 TL lık akdi faiz ve 229,29 TL”lık BSMV tutarı 78.303,79 TL/” lık anapara tutarına eklenmek (Kapitalize edilmek) suretiyle 30.09.2019 temerrüt tarihi itibariyle takibe esas aşıl alacak tutarı 83.119,04 TL olarak tespit edilmiştir.
30.10.2019 Takip Tarihi İtibariyle,
280.419,45 TL Asıl Alacak (197.300,41 TL +83.119,04 TL)
7.533,84 TL İşlemiş Temerrüt faizi (4.209,08 TL+3.324,76 TL)
* 376.,69 TL BSMV 5 (210,45 TL + 166,24 TL) olmak üzere Toplam 288.329,98 TL alacaklı olduğu, İzmir 27. İcra Müdürlüğünün … sayılı ilamsız takip dosyasıyla, 30.10.2019 takip tarihi itibari ile, 280.419,45 TL Asıl Alacak + 7.533,84 TL İşlemiş Temerrüt faizi + 376,69 TL BSMV olmak üzere toplam 288.329,98 TL alacaklı olduğu, takip tarihinden itibaren geçerli olmak üzere asıl alacağa 48 Faiz talep edilebileceği belirtilmiştir.
Yapılan yargılamada davacının davalılar ile yapmış olduğu kredi sözleşmesi uyarınca alacaklı olup olmadığı konusunda aldırılan bilirkişi raporlarına yapılan itirazlar da irdelenmek suretiyle ek rapor aldırıldığı, hükme esas alınan ek rapordan da anlaşılacağı üzere davacının açtığı davasında haklı olduğu anlaşılmakla itirazın iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK’nun 67/2. Fıkrasına göre ;bir davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Kanuni düzenlemeye göre davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için takip tarihi itibari ile itirazında haksız bulunması yeterlidir. Diğer bir anlatımla kötüniyetli olması alacaklı bakımından getirilmiş bir koşuldur. Ancak itirazın haksızlığı tek başına icra inkar tazminatına hükmedilmesine elverişli değildir. Yani bu tazminata hükmedilmesi için takip konusu alacağın belirli, sabit olması, borçlu tarafından bilinmesi veya tayin ve tahkik edilmesinin mümkün nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. (Yargıtay HGK 13/12/1967 Tarih, 9/1344- 615) Diğer bir anlatımla alacağın likit ve belli olması gerekir.
Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-İzmir 27. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasında davalıların 280.419,45 TL asıl alacak 7.533,84 TL İşlemiş Temerrüt faizi 376,69 TL BSMV olmak üzere Toplam 288.329,98 TL borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile,
Asıl alacağa yıllık % 48 oranında faiz uygulanmak suretiyle takip talebindeki koşullarda TAKİBİN DEVAMINA,
2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğunda asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine
3-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin Reddine
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 19.695,82-TL harçtan peşin alınan 3.522,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 16.173,52-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 43.366,20-TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL’nin davada haksız çıkan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE’ye gelir kaydına,
7-Davacının yapmış olduğu 3.522,30-TL dava açma ilk gideri, 3.600,00-TL bilirkişi ücreti, 175,10-TL tebligat ve posta gideri, olmak üzere toplam 7.297,40 -TL Yargılama giderinin peşin yatırılan 3.522,30-TL harç ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8- Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine
Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır