Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: … Esas – … Karar
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : …
KARAR NO : ….
HAKİM : …
KATİP : …
DAVACI :…
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …
VEKİLİ : Av….
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : …
KARAR TARİHİ : …
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/04/2022
Mahkememize açılan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen kurumsal işte paketler kampanya taahhütnamesi gereğince, müvekkil şirket çalışanları tarafından davalı şirketin sunmuş olduğu kampanya kapsamındaki, çeşitli paketler kullanıldığını, ilgili taahhütnamede, sunuları paketlerin içerikleri ve taahhütname kapsamındaki fiyatlarının açıkça gösterilmediğini, ancak davacı şirketin çalışanları tarafından kullanılan tarife ve paket ücretlerinin taahhütname ile belirlenmiş olsa da davacının her ay, davalının nasıl belirlediği anlaşılamayan, taraflar arasındaki fatura miktarlarıyla ilgili taahhütlerine aykırı ve taahhütler ile arasında fahiş fiyat farkı olan fatura bedellerini ödemek zorunda kaldığını ancak davacıya herhangi bir izah verilmediğini, fatura özeti incelendiğinde, tarife ve paket ücreti olarak her ay farklı miktarların faturaya yansıtıldığını ancak davacının davalı şirket ite yapmış olduğu taahhütnamede paket içerikleri ve paket fiyatlarının sabit bir şekilde gösterildiğini, tarife ve paket ücretlerinin kullanılan tarife ve pakete bağlı olup, her ay bu tutarların değişkenlik göstermesinin kabul edilebilir bir durum olmadığını, ayrıca faturada görünen “telsiz kullanım aylık taksit” tutarının da olması gerekenden farklı ve fazla bir tutar olarak yansıtıldığını, davalı şirketin internet sitesinde yer aldığı üzere “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu kararı gereğince 2021 yılı Telsiz Kullanım Ücreti 37,26 TL olarak belirlendiğini, davalının bu ücreti aboneleri adına devlete sene başında toplu ödeyip abonelerine ödeme kolaylığı sağlamak için bu tutanı aylık olarak tahsil edeceğini, telsiz kullanım ücretinin ne kadar olduğu ve abonelerden ne şekilde tahsil edildiğinin açıkça ifade edilmediğini, davacının hizmet faturaları detaylı bir şekilde incelendiğinde telsiz kullanım aylık taksit tutarı olarak faturaya yansıtılan tutarın davalının internet sitesinde yer alan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu kararı ile 2020/2021 yılı için belirlenen tutar olmadığı, davacıdan fahiş bir tutar tahsil edildiğini, ayrıca paket içeriğini aşan kullanımlara bağlı yapılacak ödemelerin de fatura özetinde “kullanım ücreti” adı altında açıkça yer aldığını, paket içeriğini aşan kullanımların da “kullanım ücreti” adı altında yer alacağından davalı şirket tarafından faturaya yansıtılan, taahhütname gereğince sabit olması gerektiği halde her ay değişen tarife ve paket ücretlerine yönelik farklı tutarların sebebinin anlaşılamadığını, davacı şirkette, kapsama alanının yetersiz olduğunu ve buna bağlı olarak hatların çekmediğini, fazlaca kör nokta mevcut olduğunu, aynı sorunun, davacı şirketin çevresinde bulunan, farklı şirketlerde de mevcut olduğunu, bu sorunun abonelik sözleşmesi gerçekleşmek üzereyken, davalı şirket yetkililerine iletildiğini, davalı şirket yetkililerinin ise en kısa zamanda mini baz istasyonu kurarak bu sonunu çözeceklerini taahhüt ettiklerini ancak aradan uzunca bir süre geçmesine rağmen davalının taahhüt ettiği gibi mini baz istasyonu kurulumu için herhangi bir girişimde bulunmadığını belirterek … müşteri numaralı davacının davalı şirket nezdinde tanzim edilen tüm dönem faturalarında yer alan ve davalı şirket davacı arasında imzalanan taahhütnameye aykırı fahiş tutarlardaki fiyat farklarının faizleri ile birlikte iadesi ve kurulması taahhüt edilen mini baz istasyonunun kurulumunun yapılmaması sebebiyle uğranılan zararın faizi ile birlikte tazmini için şimdilik 100,00 TL’nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 06.04.2018 ve 29.10.2018 tarihli ”… Mobil Telefon Hizmetleri Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesi”nin 3. sayfası 7 numaralı ”Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri” başlığında ”..Kurumsal aboneler için İstanbul Mahkemeleri ve icra daireleri yetkili olacaktır…” hükmünün düzenlendiğini, mahkememizin yetkili olmadığını ve İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı davacı tarafından faturalara yönelik herhangi bir itirazın davalı şirkete ulaşmadığını, söz konusu faturalara süresi içerisinde itiraz edilmemesinin faturanın kabul edilmesi sonucunu doğurduğunu, davacı tarafça talep edilen bedellerin zamanaşımına uğradığını, davacının zarar iddiasının belirlenebilir olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının dava dilekçesinin içeriğinde yer alan iddiaları kanıtlar bilgi ve belgeler sunmadığını, davayı somutlaştırma yükünü yerine getirmediğini, taraflar arasında düzenlenen … Mobil Telefon Hizmetleri Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesi gereğince davacı şirkete 28 adet hat tahsis edildiğini, davacı firmaya ait 23 adet aktif kullanılan hat bulunduğunu, ilgili taahhütnamede gösterilen ve davacı şirkete bildirilen fiyatlandırmalarda imzalanan taahhütnameye aykırı bir fiyatlandırma söz konusu olmadığını, davalı tarafından davacı şirkete sunulan paket bilgisi ve içeriği incelendiğinde taahhüde aykırı bir fiyatlandırmanın söz konusu olmadığını, davacı şirketin iddia ettiği fiyatlandırma arasındaki farkların paket dışı kullanımlardan kaynaklandığını, tramer sorgulama, yurtdışını arama, yurt içi data kullanımı, Beşir Derneği, yurt dışını arama, yurtiçi data kullanımı, yurtiçi data kullanımı, yurt içi data kullanımı, özel hizmet numaraları – yönlendirme, yurt içi data kullanımı, yurtiçi data kullanımı, kim arıyor, yurt içi data kullanımı, … içi – yönlendirme, yurt dışını arama, yurt içi data kullanımı, … içi – Yönlendirme, yurtdışını arama, yurtiçi data kullanımı, kim arıyor, gecikme bedeli gibi kullanımların paket dışı kullanımlar olduğunu, davalının söz konusu paket dışı kullanımlarının her ay değişkenlik gösterdiğini, telsiz kullanım ücretinin “Telekomünikasyon Hizmeti” için devlete ödenmesi gereken bir tutar olduğunu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu kararına göre her yılın başında abonelerden tahsil edilecek tutar olarak belirlendiğini, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu kararı gereğince 2022 yılı için 50,75 TL (2021 yılı için bu tutar 37,26TL) olarak belirlendiğini, davalının bu ücreti aboneleri adına toplu olarak devlete ödeyip, abonelerine ödeme kolaylığı sağlamak için taksitlerle hattından tahsil ettiğini, BTK tarafından yayımlanan telsiz ücret tarifesinde 2021 yılı ücretinin paylaşıldığını, davalı tarafından belirlenen tarifeye aykırı bir faturalandırma yapılmadığını, davalı tarafından davacıya mini baz istasyonu kurulacağına dair taahhüt verilmediğini, bu hususta taraflar arasında imzalanan baz istasyonu veya mini baz istasyonu sözleşmesi bulunmadığını, network ekibi tarafından davacının lokasyonunda yapılmış bir testin de olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
… İletişim Hizmetleri A.Ş’ye müzekkere yazılarak … müşteri numaralı davacıya ait tüm fatura dönemlerine ait faturalarının gönderilmesi istenilmiş, davalı vekili 26/02/2022 tarihli cevap dilekçesinin ekinde faturaları ve taraflar arasında imzalanan özleşme örneğini sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi nedeni ile davacının, davalı tarafça tarifeden farklı fiyatlandırma yapıldığı iddiası ile uğradığını iddia ettiği zararların tazmini davasıdır. Taraflar arasında kurumsal abonelik sözleşmesinin kurulduğu çekişmesizdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde süresi içinde usulüne uygun bir şekilde mahkememizin yetkisine yönelik itirazda bulunmuş ve İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür.
Kanunen, her mahkemenin yargı çevresi belli bir coğrafi bölge ile sınırlı olup, yetki bir davada hangi yerdeki mahkemede bakılacağını ifade eder. HMK’nın 6. maddesindeki genel yetki kuralına göre dava, davanın açıldığı tarihteki davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Ancak bu genel yetki kuralından başka, kanun koyucu bazı davalar için (örneğin HMK’nın 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edildiği yer mahkemesinde de dava açılabileceği) özel yetki kuralı koymuş olup, davacıya yetkili mahkeme konusunda seçimlik hak tanınmıştır. Buna göre davacı genel yetki kuralı gereği davayı davalının yerleşim yerinde veya sözleşmenin ifa edildiği (sözleşmedeki edimlerin (borçların) ifa yeri) yer mahkemesinde de dava açılabilir. Diğer taraftan taraflar arasında yetki sözleşmesi yapılması halinde yetki sözleşmesine ilişkin hükümlerin tartışılması gerekir.
HMK’nın 17. maddesine göre taraflar sözleşmede yetkili mahkemeyi belirleyebilirler. Ancak bu yetki şartının geçerli olması tarafların tacir veya kamu tüzel kişi olmasına bağlıdır, aksi halde bu düzenleme geçersiz olur. Somut olayda taraflar arasında yapılmış bir yetki sözleşmesi mevcut olup, sözleşmenin 7.maddesinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığı görülmüştür. Davanın her iki tarafının tacir olması nedeni ile yetki sözleşmesi tarafları bağlamaktadır. Yetki sözleşmesinin içeriği incelendiğinde, sözleşmenin ifa yeri mahkemesinin yetkisinin devam edeceği yönünde hüküm bulunmadığı, HMK’nun 17/2 maddesi uyarınca İstanbul mahkemelerinin münhasır yetkili olduğu anlaşılmıştır.
İzah edilen nedenlerle mahkememizin yetkisizliğine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, HMK’nun 114/1-ç ve 115/2 maddelerince davanın USULDEN REDDİNE, yetkili Mahkeme’nin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip HMK’nun 20.maddesi gereğince yasal süresinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine,
3-Yargılama harçları, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
…
Katip … Hakim …
e-imzalıdır e-imzalıdır
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.