Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/134 Esas – 2021/56
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/134
KARAR NO : 2021/56
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI : …
VEKİLİ :
DAVALI : …
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 26/02/2018
BİRLEŞEN DAVADA
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 12/01/2018
KARAR TARİHİ : 27/01/2021
KAR. YAZIM TARİHİ : 01/02/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali ve birleşen Alacak davalarının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İddia ve savunmaların özeti;
Asıl davada davacı vekili 26/02/2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalının 27/02/2014 tarihinde mekanik tesisat işçilik ve malzeme sözleşmesini imzaladığını, işbu sözleşmenin 3.maddesi gereğince Samsun Atakum Yeni Mah. 3116 Sokakta bulunan tapuda 3797 ada ve 18 parselde kain arsada yapılacak konut inşaatının mekanik tesisat, sıhhi tesisat, merkezi sistem tesisatı, daire içi kalorifer tesisatı, doğalgaz tesisatı, otopark yangın söndürme tesisatı ve bina yangın tesisatlarını yapmayı üstlendiğini, davalı yanın bu edimler karşılığında davacıya 387.000,00 TL ödemeyi kabul ettiğini, ilgili ödemenin 245.000,00 TL’sini kat karşılığı sözleşmesinde belirtilen B Blok 4. Kat 7 nolu bağımsız bölümün tapusunu vererek, kalan kısmı ise nakit olarak ödenmesi hususunda anlaştıklarını, davacının üzerine düşen edimi yerine getirdiğini ve işi teslim ettiğini ancak hak ettiği ücreti alamadığını, bunu üzerine Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2018/14244 Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu, bu nedenlerle davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili 02/04/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşmeye konu işçilikleri yapması gereken parça ve işçilik bedelinin toplam 247.999,00 TL olduğunu, ancak davacının 118.708,00 TL’lik iş yaptığını, davacının sözleşmeye göre müvekkilinden sözleşmeye göre alması gereken ücretin tamamını hatta fazlasını aldığını, davacının sözleşmeye konu işi yaparken bir çok malzemeyi eksik kullandığını, yapılan bu eksikliklerin tespit edilmesi amacıyla Samsun 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/65 D-iş sayılı dosyası ile tespit davası açtığını, bu tespitte sözleşme ve projelere göre yapılması gereken ancak uygulamada yapılmayan malzeme ve işçilik bedelinin 129.291,00 TL olduğunun tespit edildiğini, sözleşmenin 4. Maddesine göre davacının müvekkilinden alması gereken bedelin 387.000,00 TL olduğunu, oysa müvekkilinin davacıya bugüne kadar 417.500,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin davacıya karşı Mahkememizin 2018/29 Esas sayılı dosyasıyla dava açtığını, davacınında işbu dosyaya karşı bu davayı açtığını, bu nedenlerle öncelikle Mahkememizin 2018/29 Esas sayılı dosyasıyla işbu dava dosyasının birleştirilmesine, açılan davanın reddine, davacı aleyhine %20den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Asıl davada davacı vekili 24/04/2018 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalının yaptığını iddia ödemelerin dava konusu sözleşmeye istinaden yapılan ödemeler olmadığını, cevap dilekçesinde geçen d-iş dosyasındaki bilirkişi raporunu kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, müvekkilinin işi tam ve eksiksiz yaptığını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili 12/01/2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili …’ın Samsun İli, Atakum İlçesi Yenimahalle Mahallesi 3136. Sokakta bulunan … isimli üç bloktan oluşan sitenin müteahhiti olduğunu, müvekkilinin bu sitenin inşası sürecinde sitenin mekanik tesisatının, sıhhi tesisatının, merkezi sistem tesisatının, daire içi kalorifer tesisatının, doğalgaz tesisatının, otopark yangın söndürme tesisatının, bina yangın tesisatının yapım işini malzeme dahil olarak yaptığını, taraflar arasında bu hususta 27/02/2014 tarihli sözleşme imzalandığını, davalı şirketin sözleşmede belirlenen yükümlülüklerini binanın onaylı tüm projelerine uygun olarak yerine getirmesi gerekmesine rağmen bu yükümlülüklerine uymadığını, davalının sözleşme ve projeler uyarınca yapması gereken ancak eksik yaptığı parça ve işçilik fiyatlarının toplam bedelinin 247.999,00 TL olduğunu, davalının ise uygulamada sadece 118.708,00 TL’lik iş yaptığını, davalının işi sözleşmeye ve binanın onaylı projelerine uygun yapmaması sebebiyle Samsun 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/65 d.iş sayılı dosyasından tespit yaptırdıklarını, tespite göre sözleşmeye uygun yapılmayan malzeme ve işçilik bedelinin 129.291,00 TL olduğunu, davalıya sehven 30.500,00-TL fazla ödeme yapıldığını, davalı ile 27/02/2014 tarihli sözleşmedeki işin yapılan kısmlarının garanti altına alınması için 23/01/2017 tarihli garanti sözleşmesini imzaladıklarını, garanti sözleşmesine ve Samsun 1. Noterliğinin 12/09/2017 tarihli ihtarnamesine rağmen davalının ayıpları gidermediğini, ayıpların davacı tarafından 23.463,22 TL masraf yapılarak giderildiğini, belirterek eksik ve ayıplı yaptığı işler sebebiyle fazla ödenen 129.291,00-TL, sehven ödenen 30.500,00-TL ve ayıplı işlerin giderilmesi masrafı olan 23.463,22-TL olmak üzere toplam 183.254,22-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili 05/02/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının ayıpları süresinde ihbar etmediğini, davacının tüm kontrolleri yaparak işi teslim aldığını ve teslime dair garanti sözlemesi ile de işi açıkça kabul ettiğini, Samsun 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/65 d.iş sayılı dosyasındaki tespit raporuna itiraz ettiklerini, tespit raporunda eksik veya ayıplı yapıldığı bildirilen hususların davalının kusuru ile değil davacı mütahitin beyanı doğrultusunda yapıldığını, davacı tarafından ihtarname gönderilmiş ise de makine ekipmanlarının garantili olup servis çağrılması gerektiğini, davalının tüm kontrollerini yaptığını, kontrollerde davacının iddia ettiği gibi su kaçağı olmadığını, garanti sözleşmeye göre yükümlülüklerini yerine getirdiğini, tarafların önceden beri ticari ilişki içinde olup davacının ödediğini bildirdiği bir kısım ödemelerin önceki borçlara karşılık olduğunu, davacının bildirdiği ödemelerin …’ya yapıldığını, ödemelerin şirkete yapılmayıp … ya yapılmasına dair talimatlarının olmadığını, iş tam yapılmadan tüm bedelin ödendiği iddiasının kabul edilemez olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkememizin 2018/29 Esas 2019/207 Karar sayılı 28/02/2019 tarihli kararıyla mahkememizin 2018/134 Esas sayılı dosyasıyla iş bu dava dosyasının dava konusunun aynı olması sebebiyle delillerin birlikte değerlendirilmesinde hukuki yarar bulunduğundan birleştirilmelerine, yargılamanın mahkememizin 2018/134 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verildiği görülmüştür.
Toplanan deliller.
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde 23/01/2017 tarihli Garanti Sözleşmesini ve 27/02/2014 tarihli Mekanik Tesisat İşçilik ve Malzeme Sözleşmesini ibraz ettiği, davalı vekilinin de cevap dilekçesi ekinde 27/02/2014 tarihli sözleşmenin onaylı suretini Samsun 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/65 D-İş sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunu, ödemeleri gösterir dekontları ve cari hesap hareketlerini, 23/01/2017 tarihli sözleşmenin onaylı suretini, Samsun 1.Noterliği’nin 12/09/2017 tarih ve 024141 yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ şerhli suretini sunduğu anlaşılmıştır.
Davalı Yusuf Kosan’ın tacir olup olmadığına ilişkin Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne, Samsun Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’ne, Gaziler, 19 Mayıs ve Zafer Vergi dairesine yazılan müzekkere cevaplarının geldiği, Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2018/14244 Esas sayılı dosyasının suretinin UYAP’tan çıkartılarak dosya arasına alındığı, Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalıya ait firmaya ilişkin ticaret sicil gazetesi suretinin gönderildiği görülmüştür.
Samsun SGK İl Müdürlüğünden …’ya ait aktif hizmet dökümü, işe giriş-işten ayrılış bildirgeleri, işyeri ünvan dökümünün celp edildiği anlaşılmıştır.
Birleşen dosyada Makina Mühendisi bilirkişi Osman Badur’dan 02/11/2018 tarihli raporun alındığı görülmüştür.
Asıl davada davaya konu taşınmazın başında İnşaat Mühendisi …, İnşaat Mühendisi Saffet Çetin ve Makine Mühendisi …’ten oluşan heyetle 22/11/2018 tarihinde keşif yapılmış ve bilirkişi heyetinden 18/02/2019 tarihli rapor alınmış, davacı vekilinin rapora karşı 20/03/2019 tarihli ve 20/03/2019 tarihli beyan itiraz, davalı vekilinin rapora karşı 25/02/2019 tarihli beyan dilekçesi sundukları görülmüş, tarafların beyan itirazları doğrultusunda aynı bilirkişi heyetinden 12/09/2019 havale tarihli rapor alınmış, taraf vekillerinin ek rapora karşı beyan itiraz dilekçeleri sundukları anlaşılmıştır.
Davacı … Malzemeleri Tic. ve San. A.Ş.’nin ticaret sicil kayıtları dosya arasına getirtilmiş, Atakum Tapu Müdürlüğünden Atakum ilçesi Alanlı Mahallesi 3797 ada 18 parsel B Blok 7 nolu bağımsız bölüme ait tapu kaydı ve taşınmaz akit tablosu celp edildiği görülmüştür.
Davalı … vekilinin 22/10/2018 tarihli dilekçesi ekinde müvekkiline ait 20104, 2015 ,2016 ,2017 yılı ticari defterlerini ibraz etmiş, davalının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla Mali Müşavir …’dan 29/01/2020 tarihli rapor alınmış, taraf vekillerinin rapora karşı beyan itiraz dilekçeleri sundukları anlaşılmıştır.
Dosyadaki keşif sonrası alınan rapor ve ek raporun hüküm kurmaya yeterli olmadığından dosyanın bulunduğu aşama nazara alınarak bu kez Makina Mühendisi …, İnşaat Mühendisi … ve Nitelikli Hesap Uzmanı …’tan 09/10/2020 tarihli rapor alınmış, taraf vekillerinin rapora karşı beyan dilekçeleri sundukları görülmüştür.
Delilerin tartışılması, değerlendirilmesi ve gerekçe;
Asıl dava itirazın iptali, birleşen dava alacak talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından; davacı ile davalı arasında davacının mütahit, davalının işveren olduğu 27/02/2014 tarihli mekanik tesisat işçilik ve malzeme sözleşmesi imzalandığı, davacının sözleşme gereğini yerine getirerek işi teslim ettiğini, ancak davalının üzerine düşen edimi yerine getirmediğinden bahisle Samsun 9.İcra Müdürlüğünün 2018/14244 Esas sayılı dosyasından 387.000,00 TL’nin tahsili amacıyla takip başlattığı, ödeme emrinin davalıya 10/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 13/02/2018 tarihli dilekçeyle takibe itiraz ettiği, itirazın yasal 1 haftalık süresinde olduğu, davacı tarafında itirazın iptalini sağlamak amacıyla süresi içinde işbu davayı açtığı tespit edilmiştir.
İşbu davadan önce mahkememizin 2018/29 Esas sayılı dosyası ile işveren davacı olarak davalı mütahit aleyhine aynı sözleşme kapsamında eksik iş bedeli, ayıplı iş bedeli ve fazla ödeme sebebiyle toplam 183.254,22 TL’nin tahsili amaçlı dava açıldığı, yargılama aşamasında mahkememiz dosyasının heyet halinde görülmesi sebebiyle usul ekonomisi gereği 2019/207 Karar sayılı ilam ile işbu davayla birleştirildiği görülmüştür.
Asıl davada yapılan değerlendirme; davacı mütahit taraflar arasındaki 27/02/2014 tarihli sözleşme hükümlerine uygun olarak işi bitirip davalı işverene teslim ettiğini ancak bedelini alamadığını iddia etmiş ise de, yapılan keşif sırasında davacı şirket ortağı ve yetkilisi Serdar Arif Bayramkaya iş bedelinin 387.000,00 TL olup, 142.000,00 TL ödemeyi davalının yaptığını, sözleşmeye göre verilmesi gereken dairenin verilmediğini bildirmiş, davalı ise sözleşme kapsamında tüm borcunu ödediğini beyan etmiş olmakla ihtilafın daire veya bedeline yönelik olduğu görülmekte birlikte, davacı mütahitin iş bedelini talep edebilmesi için gerekli şartların tespitiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacı yüklenicinin iş bedelini talep edebilmesi için öncelikle eseri sözleşme hükümlerine uygun olarak tamamlayıp davalı iş sahibine teslim ettiğini ve iş sahibinin bedeli ödemeyerek temerrüte düştüğünü kanıtlaması gerekmektedir. Bu şart altında ise alacağın muaccel olması, borçlu davalıya ödeme miktarı da belirtilerek gönderilecek ihtarla alacağın ödenmesinin talep edilmesi (kesin vade bulunması halinde bu vadede borcun ödenmemiş olması), iş sahibinin bedel ödeme borcunun bulunması, borcun ödenmemesi ve borcu ödememekten kaçınmayı haklı gösterecek sebebin bulunmaması hususlarının ispatı gereklidir.
Taraflar arasındaki 27/12/2014 tarihli sözleşmenin 2.maddesine göre sözleşme ”anahtar teslimli” olup, işe başlama ve teslim tarihi hususunda açık hüküm bulunmamaktadır. İşin sözleşmeye uygun olarak yapılıp teslim edildiği hususunu davacı yasal delillerle ispatlamalıdır. Teslim bir vakıa olmakla tanıkta dahil ispatı mümkündür. 21/11/2018 tarihli keşifte davalı asil … bir kısım eksik ve ayıplarla da olsa işin tarafına teslim edildiğini bildirdiğinden teslimin sabit olduğu kanaatine varılmıştır. Teslim tarihi yönünden sözleşmede bir hüküm bulunmamaktadır. Sözleşmenin TBK 480. maddesinde düzenlenen götürü bedelli olarak düzenlendiği nazara alındığında yapı kullanım izin belgesinin alındığı 23/09/2016 tarihinin teslim tarihi olarak kabulü gerekmiştir.
Eserin tamamlanıp iş sahibine teslim edildiği, bu şekilde alacağın muaccel olduğu görülmektedir. Dava tarihi öncesi davacı mütahit arasında davalı iş sahibine ödenecek miktarda belirtilerek alacağın ödenmesi hususunda herhangi bir ihtarnamenin gönderilmediği görülmekte ise de, dava tarihi öncesi davacının Samsun 9.İcra Müdürlüğünün 2018/14244 Esas sayılı dosyasıyla takip yaptığı anlaşılmakla bu şartın gerçekleştiği tespit edilmiştir.
İş sahibi davalının bedel ödeme borcu bulunup bulunmadığı ise sözleşme hükümlerine göre eksik ve ayıplı iş olup olmadığı tespit edilerek hesaplanmalıdır. Eksik ve ayıplı iş bedelinin bulunduğunun tespiti halinde davalı iş sahibinin borcu ödemekten kaçınmayı haklı gösterecek sebebin bulunduğu anlaşılacak olup, bu hususta iş sahibinin temerrüde düşmesini engellemektedir. Davacının alacağının tespiti için gerçekleştirilen imalatın eksik ve kusurları dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti ile bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hak edilen bedelin bu şekilde tespit edilmesi gerekir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2019/2630 Esas 2020/308 Karar sayılı ilamı).
Davacının hak ettiği iş bedelinin tespiti için öncelikle eksik ve ayıplı iş bedelinin belirlenmesi gerekmektedir. Davalı 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/65 D-İş sayılı dosyası ile tespit yaptırmış, mahkememizce yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporları ile de bu hususta değerlendirmeler yapılmıştır. Eksik işler yönünden makul dava açma süresi tespiti yapılarak bu tarihteki rayiçlere göre hesaplama yapılmalıdır. Eserin teslim tarihi yapı kullanım izin belgesinin alındığı 23/09/2016 olarak kabul edildiğine göre, makul dava açma süresi 2017 yılı olabilir. Ayıplı işler yönünden ise davalı tarafın 12/09/2017 tarihli ihtarına göre eklenecek makul süre ve 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/65 D-İş sayılı dosyasındaki 06/11/2017 talep tarihi ve 19/12/2017 havale tarihli rapor tarihine göre makul dava açma sürenin 2017 yılı olacağı anlaşılmakla hem eksik iş hemde ayıplı işler bedelinin 2017 yılı rayiçlerine göre tespit edilmesi gerekmektedir. 18/02/2019 ve 09/10/2020 tarihli bilirkişi raporlarından 2017 yılı rayiçlerine göre eksik iş bedeli 73.720,00 TL, ayıplı iş bedeli 44.987,50 TL tespit edilmiş, raporların aynı nitelikte olması nazara alınarak eksik ve ayıplı iş bedeli bu raporlardaki hesaplamalara göre tespit edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Öte yandan yapılan işin fiziki gerçekleşme seviyesi ise 2017 yılı rayiçlerine göre yapılan tespit nazara alındığında 09/10/2020 tarihli raporda %69,32 tespit edilmiştir. İşin toplam bedeli 387.000,00 TL olup, fiziki seviyenin %100 olması halinde ödenecek bedel olduğuna göre fiziki seviyenin %69,32 olduğu zaman ödenecek iş bedeli 268.268,40 TL olarak tespit edilmektedir.
Davalı iş sahibi tarafından yapılan ödemelerin tespiti yönünden tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Mali Müşavir … 29/01/2020 tarihli raporunu ibraz etmiştir. Gerek bilirkişi raporu, gerekse davalı tarafından sunulan ödeme dekontları birlikte incelendiğinde davacı mütahitin ticari defterinde toplam 330.000,00 TL ödemenin kayıtlı olduğu sabittir. Bu ödemelerden 265.000,00 TL dekont dışındaki diğer dekontlarda ”mekanik, sis. malzeme ve işçilik bedeli” ibaresinin bulunduğu görülmektedir. Gerek davacı tarafın ticari defterinde kayıtlı olması gerekse dekontlardaki açıklamanın taraflar arasındaki sözleşmeyi kastetmesi sebebiyle söz konusu ödemelerin işbu davaya konu sözleşme sebebiyle yapıldığı anlaşılmıştır. 265.000,00 TL bedelli faturanın açıklama kısmında ”fatura bedelleri” ibaresi yer almakla birlikte, her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlıdır. Davacı müteahhit söz konusu faturanın malzeme karşılığı olduğunu ileri sürmektedir. Ancak taraflar arasında başkaca ticari ilişki bulunduğuna dair iddia ve ispat bulunmamaktadır. 27/02/2014 tarihli sözleşmenin 3.maddesinden malzeme dahil olduğu görülmektedir. Öyleyse yapılan 265.000,00 TL’lik ödemenin de bu sözleşme kapsamında kabul edilmesi gerekmektedir. Bu hususta ispat yükü esasen davalıya ait olup, davalı dekont, sözleşme ve davacı tarafın ticari defterindeki kayıt delilleriyle ödemeyi ispatlamış, davacı vekiline ise yapılan ödemelerin başka bir hukuki ilişki sebebiyle yapıldığına ilişkin davalı tarafa yemin teklif hakkı olduğu hatırlatılmasına rağmen yemin teklifinde bulunmamış, toplam 330.000,00 TL ödemenin davalı işveren tarafından davacıya ödendiği hususu sabit olmuştur.
Böylece sözleşme kapsamında davacı işverenin hak ettiği iş bedelinin 268.268,40 TL olduğu, yapılan ihtilafsız ödemenin ise 330.000,00 TL olup, hak edilen bedelden daha fazla ödeme yapıldığı, dolayısıyla davacının herhangi bir alacağının kalmadığı anlaşılmakla davanın reddi gerekmiştir.
Davalı işveren kötüniyet tazminat talebinde bulunmuş ise de, İİK 67.maddesi gereği davacının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunun sabit olması halinde işbu tazminata hükmedilebilecektir. Davacı taraf aralarındaki sözleşmeye göre işbedelini alamadığını ileri sürerek takip başlatmış, yargılama sırasında yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporları ve toplanan delillere göre davanın reddine karar verilmiş, bu şekilde davacının haksız olduğu anlaşılmış ise de, kötüniyetli olduğu hususunda kanaat verici şekilde delil elde edilemediğinden bu talebin reddi gerekmiştir.
Birleşen davada yapılan değerlendirme; davacı işveren birleşen dava ile yaptığı fazla ödemeyi, eksik iş bedelini ve ayıplı iş bedelini talep etmektedir. Fazla ödenen iş bedelinin tahsili talebi yönünden öncelikle davacı işverenin tüm ödemelerinin tespiti, davalı müteahhidin hak ettiği iş bedelinin belirlenmesi ve karşılaştırma yapılarak fazla ödeme olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Davacı işveren toplam 417.500,00 TL fazla ödeme yaptığını ileri sürmektedir. Buna göre ispat külfeti davacı işverene aittir. Asıl davada toplam 330.000,00 TL ödemenin yapıldığı kabul edilmiş olmakla, davacı işveren kalan 87.500,00 TL’yi daha ödediğini yasal delillerle ispatlamalıdır. 29/01/2020 tarihli Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda bu miktar 50.000,00 TL ve 37.500,00 TL olarak kayıtlı olmasına karşın, davacı defterinde kaydı bulunmamaktadır. Davacı işveren bu bedeli davalı müteahhidin çalışanı …’ya Garanti Bankası hesabından çekmek suretiyle ödediğini ileri sürmektedir. Bu kişi SGK kayıtlarına göre sözleşme tarihleri itibariyle davacı işverenin çalışanıdır. Ancak davacı, …’nın kendisi adına para çekme yetkisinin bulunmadığını bildirmiş, ticaret sicil kayıtları da bu hususu doğrulamıştır. … ise 04/05/2018 tarihli ifadesinde davacı işverenin … Ticaret’e verilmek üzere 20.000,00 TL ve 15.000,00 TL verdiğini, kendisinin de bu paraları … Ticaret’e ödediğini ileri sürmüş ise de, defter kayıtlarında gözükmemektedir. Davacı işverenin dava dilekçesinde yemin delilide bulunmamaktadır.
Davacı işveren tacir olup, basiretli bir tacir gibi hareket ederek ödemeleri yaptığı kişinin bu ödemeleri almaya yetkisinin bulunup bulunmadığını tespit etmesi, buna göre ödemesini yapması, yahut kabul edilen diğer ödemeler gibi açıklama yazarak eft yoluyla ödeme yapması gerekirken bu şekilde davranmamış, para alma yetkisi olmadığı ticaret sicil kayıtlarıyla da sabit olan davalı işveren çalışanı …’ya elden ödeme yapmış olup, yemin delilide bulunmadığından yapılan bu ödemelerin davacı adına yapıldığını ispatlayamadığından 87.500,00 TL yönünden fazla ödeme iddiası yerinde görülmemiştir. Ancak davalı mütahitin toplam hakettiği iş bedeli 268.268,40 TL olup, davacı işverenin ispatladığı ödeme miktarı 330.000,00 TL arasındaki fark olan 61.731,60 TL fazla ödeme niteliğinde olmakla birlikte taleple bağlılık gereği fazla ödemenin 30.500,00 TL olarak kabul gerekmiştir.
Her ne kadar davalı müteahhit çalışanı … hakkında 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/460 Esas sayılı dosyasında dava açılmış ise de, yargılama sonucunda tespit edilecek maddi vakıanın mahkememizi bağlayıcı olacağı, …’nın bu davada mahkumiyetine karar verilmesi halinde davacı iş sahibinin ayrıca kendisine dava açarak yaptığı ödemeyi talep edebileceği gibi mahkememizce talepten fazlaya hükmedilemeyeceğinden ve fazla ödenen iş bedeli yönünden karar tarihi itibariyle talebin arttırılmadığı da değerlendirildiğinde ceza yargılamasının sonucunun beklenmesinin gerekmeyeceği kanaatine varılmıştır.
Eksik iş bedelinin talep edilebilmesi için eserin teslim alınırken ihtirazi kayıt konulması gerekmez. Teslim ile istenebilir hale geldiğinden iş sahibi teslimden itibaren makul sürede eksiklikleri tespit ettirip talep etmesi gerekir. Ayrıca işbedeli ödenmiş olmalıdır. Davalı mütahitin yaptığı iş bedeline göre davacı iş sahibinin daha fazla ödeme yaptığı yukarıda açıklanmış olup, iş bedelinin ödendiği kabul edilmiştir. Teslim tarihi yönünden mesken yapı ruhsatının alındığı 23/09/2016 tarihi kabul edildiğine ve davacı iş sahibinin 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/65 D-iş sayılı dosyasıyla 06/11/2017 tarihinde eksik ve ayıplı işlerin tespitini talep etmesi, 12/09/2017 tarihli ihtarnameyle de bu hususu davalıya bildirmesi sebebiyle makul dava açma süresinin 2017 yılı olacağı kanaatine varılmış ve gerek 18/02/2019, gerekse 09/10/2020 tarihli bilirkişi raporuyla 2017 yılı rayiçlerine göre tespit edilen 71.730,60 TL eksik iş bedelinin davalı mütahitten tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Ayıplı iş bedelinin talep edilebilmesi için eserin açık/gizli ayıplı olması ve TBK 474.maddesi gereği ihbarda bulunulması şartıyla TBK 475.maddesindeki hakların kullanılması mümkündür. Bilirkişi raporlarıyla eserde ayıp olduğu sabittir. Davacı iş sahibi 12/09/2017 tarihli ihtarnameyle ayıbı ihbar etmiş olup, dava tarihine göre dava açma süresinin geçtiği değerlendirilebilir ise de, taraflar arasındaki 23/01/2017 tarihli garanti sözleşmesi sebebiyle ihbar zorunluluğunun aranmayacağı kanaatine varılmıştır.
Eserin teslim edildiği, ayıplı olduğu, ayıbın iş sahibinden kaynaklandığına dair dosyada delil bulunmadığı, eserin teslim edilmekle beraber davalı işveren tarafından kabul edildiğinde dair dosyada herhangi bir delilin bulunmadığı ve 2017 yılı rayiçlerin e göre ayıbın giderim bedelinin hesabının yapılması gerektiği anlaşılmış, gerek 18/02/2019, gerekse 09/10/2020 tarihli bilirkişi raporuyla 2017 yılı rayiçlerine göre tespit edilen 44.987,50 TL ayıplı iş bedelinin davalı müteahhitten tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili toplam 183.254,22 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş ise de, dayanağın 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/65 D-iş dosyasındaki tespitler olduğu, ancak yargılama sırasında mahkememizce alınan ve birbirini doğrulayan 18/02/2019 ve 09/10/2020 tarihli raporlara göre eksik iş ve ayıplı iş bedelinin tespit edildiği anlaşılmakla bakiye kısmın reddi gerekmiş, fazla ödenen iş bedeli yönünden ise taleple bağlı kalınarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Asıl dava yönünden;
a-Davanın REDDİNE,
b-Davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,
c-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 59,30 TL harcın peşin alınan 4.674,00 ve icra dosyasında alınan 1.935,00 TL harç olmak üzere toplam 6.609,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye fazla yatan 6.549,70 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 35.540,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e-Davacı tarafın sarf ettiği yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
2-Birleşen dava yönünden;
a-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, fazla ödenen 30.500,00 TL, eksik iş bedeli 71.731,60 TL ve ayıplı iş bedeli 44.987,50 TL olmak üzere toplam 147.219,10 TL alacağın dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
b-Alınması gerekli 10.056,54 TL harçtan peşin alınan 3.129,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.927,01 TL harcın davalı … Malzemeleri Tic. San. A.Ş.’den alınarak hazineye irat kaydına,
c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.936,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 5.405,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
e-Davacı tarafından sarf edilen posta masrafı 236,40 TL ve bilirkişi ücreti 3.550,00 TL olmak üzere toplam 3.786,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.041,84 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
d-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan başvurma peşin ve vekalet harcı toplamı 3.170,63 TL’nin davalıdan davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine,
4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı-birleşen davalı vekilinin ve davalı-birleşen davacı vekilinin yüzüne karşı mahkememiz gerekçeli kararının taraflara tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/01/2021
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır