Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/10550 E. 2010/765 K. 10.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/10550
KARAR NO : 2010/765
KARAR TARİHİ : 10.02.2010

…’yu kasten öldürmekten sanıklar … ile …’nın yapılan yargılanmaları sonunda: İsmail’in hükümlülüğüne, …’ın beraatine ilişkin (…) Dokuzuncu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26/06/2008 gün ve 163/207 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık … müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş, müdahil vekili duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-Katılanlar vekilinin yasal yetkisi bulunmadığından duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318.maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
2-a)Olayın tek görgü tanığı …’ in kollukta alınan ifadesinde; her iki sanığın da suçun işlendiği aracın içerisinde bulunduğunu, 5-10 dakika sonra sanıklar ve maktülün araç içerisinden patırtı ve gürültü ile indiklerini, araçtan bu surette indiklerinde suçta kullanılan kalemi hakkında müsnet suçtan beraat kararı verilen sanıklardan …’nın elinde gördüğünü söylemesi; sanık …’nın, soruşturma aşamasında sanık …’ın araçta olmadığını, kovuşturma aşamasında ise onun da olaylar esnasında araçta olduğunu söylemesi ve dosya içerisinde bulunan 23.06.2008 tarihli dilekçesi dikkate alındığında; olayın tek görgü tanığı olan ve 19.06.2008 tarihli oturumda dinlenilmesinden vazgeçilen tanık …’ in beyanı alındıktan sonra her iki sanığın hukuki durumlarının tayin edilmesi gerektiği düşünülmeksizin eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
b) Sanık …’nın adli sicil kaydında yer alan ilam örneğinin ilgili mahkemesinden getirtilerek incelenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
c) Sanık …’nın 23.06.2008 tarihli dilekçesinde; diğer sanık
olan kardeşi … tarafından baskı görerek tehdit edildiğini, Avukatı tarafından yanlış yönlendirildiğini, ancak doğruları baskı altında kalmadan anlatmak istediğini beyan etmesi karşısında; sanığın yeniden dinlenmesi gerektiği gözetilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması,
d) Sanık …’nın Avukatı tarafından yanlış yönlendirildiğini, kardeşi olan diğer sanık tarafından tehdit edildiğini söylemesi karşısında, sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşılmakla, sanıkların ayrı ayrı müdafiiler yerine aynı müdafii tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38 ve 5271 sayılı CMK.nun 152. maddelerine aykırı davranılması,
Usule aykırı olup, sanıklar müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin, sanık …’ in cezalandırılmasına dair re’sen de temyize tabi bulunan hüküm ile sanık …’ ın beraatine dair hükmün öncelikle bu nedenlerle tebliğnamedeki düşünce gibi CMUK.nun 321.maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 10/02/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.