Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/10655 E. 2011/8611 K. 28.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/10655
KARAR NO : 2011/8611
KARAR TARİHİ : 28.12.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2008/216072

Taksirle …’ı yaralamaktan sanık …’un yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, izinsiz av tüfeği taşımaktan açılan kamu davasının tefrikine, diğer sanık …’un beraatine ilişkin (SEYDİŞEHİR) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29/02/2008 gün ve 50/11 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık … müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, Sanık …’in suçunun sübutu kabul, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, sanık … hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılan vekilinin suç vasfına, eksik incelemeye, sanık …’ın sübuta vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Sanık … hakkında kasten insan öldürmeye kalkışma suçundan verilen beraat hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Sanık … hakkında taksirle yaralamaya neden olma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; içerisinde dolu fişek bulunan av tüfeğini eline alan sanığın namlusu arkaya doğru vaziyette araçtan inerken direksiyona çarpan tüfeğin ateş alması sonucu arka koltukta oturan mağdurun yaralanmasına neden olduğu olayda;
a- Sanığın, içerisinde dolu fişek bulunan ve emniyeti açık olan tüfeği alıp araçtan inerken gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek mağdurun yaralanmasına neden olduğu, ancak tetiğin iradi olarak çekildiğini gösteren kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığı anlaşılmakla, eylemin “bilinçli taksirle yaralama” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, taksirle yaralamaya neden olma suçundan hüküm kurulması,
b- Kabule göre de;
aa-Sanığın üzerine atılı suçun şikayete tabi suçlar kapsamında bulunduğu, katılanın 11.11.2004 tarihinde alınan beyanında sanık hakkında şikayetinden vazgeçtiği, şikayetten vazgeçmeden geriye dönüşün mümkün olmadığı gözetilerek, sanık hakkında kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 89/5 ve 73. maddeleri uyarınca düşürülmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
bb- 5237 Sayılı Türk Ceza Yasası’nın 7/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi gereğince, lehe olan yasanın belirlenmesi ve uygulanması sırasında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.02.2006 gün ve 11/12 esas, karar sayılı kararında açıklandığı üzere; Türk Ceza Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama şekli hakkında 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri her olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının bu itibarla kabulüyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 28.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.