Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/1166 E. 2011/8102 K. 20.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/1166
KARAR NO : 2011/8102
KARAR TARİHİ : 20.12.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/07/280787

…’ı kasten öldürmekten, …’u kasten yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık …, …’ı kasten yaralamaktan sanık …, … ‘i kasten yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık …, …’ı kasten yaralamaktan sanıklar … ile Mahmut Nedim oğlu 1980 doğumlu …, …’ı kasten yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan adıgeçen sanık … oğlu 1980 doğumlu …, … oğlu 1984 doğumlu … ‘ı kasten yaralamaktan sanık …, …’ı kasten yaralamaktan sanık … ve …, …’ı kasten yaralamaktan sanıklar … oğlu 1981 doğumlu …, …, …, … oğlu 1984 doğumlu … , …’i kasten yaralamaktan adıgeçen sanık …, … oğlu … ile …’ı kasten yaralamaktan sanık …, … oğlu 1977 doğumlu … ‘ı kasten yaralamaktan sanık … oğlu 1961 doğumlu …, …’ı kasten yaralamaktan sanık … oğlu … ‘ın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine, sanık …’ın öldürmekten, İsa Aytekin’in …’ı kasten yaralamaktan, diğer sanıklar … ve …’in atılı suçlardan beraatlerine ilişkin (…) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15/09/2005 gün ve 255/145 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş, müdahiller ve bir kısım sanıklar müdafiileri duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1.a)Katılanlar, şikayetçiler ve bir kısım sanıklar vekili Av….’in, mağdur-şikayetçi ve katılan vekili sıfatlarıyla duruşmalı inceleme isteminde bulunma yetkileri bulunmaması, sanık müdafii sıfatıyla ise hükmolunan ceza miktarları dikkate alındığında duruşmalı inceleme isteminin;
…/…
TEBLİĞNAME : 1-B/07/280787

b)… , … , … , …., … ve …’ın incelemeye konu dava dosyasında mağdur-şikayetçi veya sanık sıfatları bulunmadığından, Av. …’in adıgeçen kişiler adına yaptığı temyiz isteminin;
c)Sanık …’in mağdur …’ya yönelik kasten yaralama suçundan beraatine ilişkin hükmü gerekçeye yönelmeyen temyizde sanığın hukuki yararı bulunmadığından, müdafiinin temyiz isteminin;
d)Mağdur-şikayetçi …’un, aşağıda (II-b) nolu maddede gerekçesi belirtildiği üzere, temyize yetkisi bulunmadığından, vekilinin temyiz isteminin;
e)Sanık …’ın mağdur …’u, sanık … oğlu …’ın mağdur …’ı, sanık …’in mağdur … oğlu … ‘ı, sanık …’in mağdur …’ı, sanık …’ın mağdur …’ı, sanık …’ın mağdur …’ı, sanık …’ın mağdur …’ı, sanık …’ın mağdurlar … ve …’ı, sanık … oğlu …’ın mağdur … oğlu … ‘ı, sanık … oğlu … ‘ın mağdur …’ı ve sanık … oğlu … ‘ın mağdur …’ı kasten yaralama suçlarından verilen para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri, 21.07.2004 tarihli 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK.nun 305/1 maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, bu hükümlere ilişkin vasfa yönelik olmayan temyiz istemlerinin;
CMUK.nun 317 ve 318. maddeleri uyarınca reddine karar verilmiştir.
2.a)Av….’in sanık … (… oğlu) ile birlikte onun müdafii sıfatıyla aynı celse duruşmaya katılarak savunma yapması ve sanığın adıgeçen avukatın kendisini temsiline yönelik herhangi bir itirazının bulunmaması karşısında, Av. …’e adıgeçen sanık tarafından verilmiş bir vekaletname bulunmadığından sanık hakkındaki hükümleri temyize yetkisi bulunmadığı yönündeki;
b)Mağdur …’un CMUK.nun yürürlükte bulunduğu 22.10.2004 tarihinde şikayetçi- sanık sıfatıyla ifadesinin alındığı celsede sanıklardan şikayetçi olduğunu belirttiği, ancak CMUK.nun 365 ve devamı maddeleri uyarınca usulüne uygun bir şekilde davaya katılma isteminde bulunmadığı, 5271 sayılı CMK.nun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki duruşmalara ise katılmayarak davasını takip etmediği dikkate alınarak, kendisine yönelik kurulan hükümleri şikayetçi sıfatıyla temyize yetkisi bulunmadığından, hakları hatırlatılarak davaya katılmak isteyip istemediği somlmaması suretiyle CMK.nun 238/2 maddesine aykırı davranıldığı yönündeki;
c)Sanık …’ın kasten insan öldürme suçundan beraatine ilişkin hüküm yönünden; oluşa, dosya içeriğine ve gösterilen gerekçeye göre, sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı ve beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yönündeki;
Tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
3)Temyiz kapsamında bulunmayan sanık …, … ve …’in mağdur …’ya yönelik kasten yaralama suçundan beraatlerine, sanık …’in mağdur … ‘i ve sanık …’ın mağdur …’ı kasten yaralama suçlarından cezalandırılmalarına ilişkin kurulan hükümler ile sanıklar …, …, … (… oğlu) ve … hakkında ruhsatsız av tüfeği bulundurmak suçundan 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 43. maddesine göre verilen aynı kanunun 29. maddesi uyarınca itiraza tabi olan idari para cezalarına ilişkin hükümler inceleme dışı bırakılmıştır .
4)Temyiz kapsamına göre; sanık …’ın kasten insan öldürme suçundan cezalandırılmasına, sanık …’ın kasten insan öldürme suçundan beraatine ve mağdur …’ı kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına, sanıklar … ve … (… oğlu) hakkında mağdur …’ı ve sanık …’ın mağdur …’i kasten yaralama suçlarından cezalandırılmalarına ilişkin kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in kasten insan öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ve bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla tahrike ilişen sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık … hakkında kasten insan öldürme suçu yönünden elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin eksik kovuşturmaya ve sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile maktulden katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddiyle;
A)Sanık …’ın kasten insan öldürme suçundan beraatine ilişkin hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA),
B)Sanık …’ın mağdur …’ı, sanıklar … ve … oğlu …’ın mağdur …’ı ve sanık …’ın mağdur …’i kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden;
Sanıkların üzerlerine atılı suçların sübutunun kabulünde ve vasfının belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ise de; suç tarihi olan 30.04.2004 tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, katılan …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin (BOZULMASINA), ancak bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin tanıdığı yetki kullanılmak suretiyle, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4,104/2 maddeleri ile 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca (DÜŞMESİNE),
C)Sanık … hakkında kasten insan öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden;
A)Oluşa ve dosya içeriğine göre; muhtarlık seçimleri nedeniyle aralarında husumet bulunan maktul ile sanık … arasında başlayan tartışmanın daha sonra kimin başlattığı kesin olarak tespit edilemeyen kavgaya dönüştüğü, iki tarafın da yakınları ve destekleyenlerinin katılımıyla karşılıklı taşlı, sopalı ve silahlı olarak kavganın devam ettiği dikkate allındığında, tahrike ilişkin olarak sair cezaların yarısından üçte ikisine kadarı indirim öngören 765 sayılı TCK.nun 51/2 maddesinin uygulanması sırasında tahrikin ulaştığı boyut ve daha ağır sonuçlar oluşturabilecek davranışlar dikkate alındığında cezadan makul oranda indirim yapılması yerine, hak ve nesafet kurallarına aykırı olacak ve adalet ölçüsünü zedeleyecek şekilde 2/3 oranında indirim yapılarak yazılı şekilde eksik ceza tayini,
b)765 sayılı TCK.nu lehe kabul edilerek uygulama yapıldığı halde, aynı Yasanın 31 ve 33. maddeleri yerine hak yoksunları yönünden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin tatbikiyle karma uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 20/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.