Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/1337 E. 2011/8498 K. 27.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/1337
KARAR NO : 2011/8498
KARAR TARİHİ : 27.12.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/07/248816

… ile …’i kasten yaralamaktan sanıklar … ile …, … ile …’ı kasten yaralamaktan sanık …, …’ı kasten yaralamaktan sanık … ile adları geçen sanıklar … ile …, genel güvenliği kasten tehlikeye sokmaktan sanıklar …, …, … ile adıgeçen sanık …, görevi ihmalden sanık …, izinsiz silah taşımaktan adları geçen sanıklar … ile …’in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, adıgeçen sanık …’in diğer suçtan beraatine, adıgeçen sanık …’a diğer suçtan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin (…) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.04.2007 gün ve 279/112 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Sanıklar … ve … ‘nın “mağdur …’ı kasten yaralama” suçları yönünden, hükmolunan adli para cezalarının miktarı itibarıyla, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 21.07.2004 tarihli 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK’nun 305/1 maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizlerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, mahkemece sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmiş, temyiz edenlerin sıfatları ve temyiz dilekçelerinin içeriklerine göre, temyiz incelemesi, sanık …’ın “mağdurlar … Hanifi ve …’ı kasten yaralama”, “6136 sayılı Kanuna Muhalefet”; sanıklar …, … ve …’in “mağdur …’ı kasten yaralama”; sanıklar …, …, … ve …’in “genel güvenliğini kasten tehlikeye sokulması”; sanık …’nın “görevi ihmal”; sanıklar … ve …’in “mağdurlar … ve …’i kasten yaralama” ve “6136 sayılı Kanuna Muhalefet” suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılmıştır.
2- Sanıklar … ve …’in “mağdurlar … ve …’ i kasten yaralama” suçlarından hükümler kurulurken, teşebbüs nedeniyle yapılacak indirimin, suçun silahlı işlenmesi nedeniyle belirlenen temel ceza üzerinden yapılacak artırımdan sonra yapılması yerine, yazılı şekilde tayin edilen temel ceza üzerinden yapılması suretiyle 765 sayılı TCK’nun 29/4 maddesine aykırı davranılması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Sanık …’ın “mağdurlar … ve …’ı kasten yaralama”; sanıklar …, … ve …’in “mağdur …’ı kasten yaralama” suçları yönünden, hükmolunan adli para cezalarının miktarı itibarıyla, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 21.07.2004 tarihli 5219 sayılı Kanunla değişik CMUK’nun 305/1 maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizleri mümkün olmadığından, sanıklar müdafiilerinin bu suçlara yönelik temyiz istemlerinin, CMUK’nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
4- Sanıklar …, …, … ve …’in “genel güvenliğini kasten tehlikeye sokulması” ve sanık …’nın “görevi ihmal” suçları yönünden,
Sanıkların eylemlerine uyan suçlarla ilgili zamanaşımının, 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesine göre lehe düzenlemeler içeren 102 ve 104. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay olduğu, suç tarihlerinden itibaren inceleme tarihine kadar bu sürenin geçtiği anlaşılmakla, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmekle, hükümlerin, tebliğnamedeki düşünceden farklı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanıklar hakkında belirtilen suçlardan açılan kamu davalarının, CMUK’nun 322. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
5- Sanıklar … ve …’in “mağdurlar … ve …’i kasten yaralama” ve “6136 sayılı Kanuna Muhalefet”; sanık …’ın “6136 sayılı Kanuna Muhalefet” suçları yönünden,
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri, nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar …, … ve … müdafiinin sübuta, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
Yargılama giderlerinin sanıklardan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi yerine yazılı biçimde dayanışmalı olarak tahsiline karar verildiği, ancak bu durumun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla,
CMUK’nun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak,
Hüküm fıkrasının mahsus bölümünden ” … dayanışmalı … ” ibaresinin çıkartılarak, yerine, “eşit” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükümlerin, tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 27.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.