Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/3035 E. 2010/1807 K. 25.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/3035
KARAR NO : 2010/1807
KARAR TARİHİ : 25.03.2010

…’ı kasten öldürmekten, …’ı kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: öldürmeye teşebbüs ve izinsiz silah taşımaktan hükümlülüğüne, adama öldürmekten ceza tertibine yer olmadığına ilişkin (KARŞIYAKA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18/07/2007 gün ve 29/462 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle:kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-)Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin verilen ceza miktarı dikkate alındığında CMUK.nun 318 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-)Katılanlar … ve … vekilinin duruşmalı inceleme isteminin yetkisi bulunmadığından, CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
3-)Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmü, katılanlar vekilinin temyiz etme yetkisi bulunmadığından, bu suçtan temyiz isteminin CMUK.nun 317 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
4-)Sanık … hakkında kasten insan öldürme, kasten insan öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten insan öldürme ve kasten insan öldürmeye teşebbüs suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde kasten insan öldürme suçunun niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilerek reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç vasfına, katılan-mağdur …’ya yönelik eylemde TCK.nun 27/2 maddesinin uygulanması gerektiğine, ağır tahrik hükümlerinin uygulanmamasına, teşdiden ceza verilmesine, katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
A-)Kasten insan öldürme suçundan kurulan hükümde;
Dosya kapsamına göre; 12/01/2004 tarihinde sanığın amcasını öldürmesi nedeniyle sanıkla aralarında husumet bulunan maktul …’in, olay tarihinde
mağdur … ve maktulün babası katılan-mağdur …’in cadde üzerinde bulunan kahvehanenin önünde oturdukları sırada, sanığın, aracıyla seyir halindeyken yanlarında aracını durdurarak, aracın içerisinden silahla maktule üç el ateş etmesi sonucu maktulün bacağından, yanında oturan mağdur …’in kalçasından yaralandıkları, yaralanan maktulün sanığın aracının arkasına doğru kaçmaya başladığı ve sanığın aracının arkasında yere düştüğü, aracından inen sanığın, maktulün yanına giderek kafasına bir el daha ateş ederek otopsi raporunda belirtildiği şekilde beyin harabiyeti ve kanaması sonucu maktulü öldürdüğü, bu esnada oğlu olan maktulün vurulduğunu görerek maktulün yanına koşmakta olan katılan-mağdur …’e de iki el ateş ettiği, kafasına ve karnına isabet eden mermi çekirdekleri nedeniyle, katılan-mağdurun ince bağırsak yaralanmasına ve fronto-temporal bölgede yaşamını 4. derecede etkiyelecek şekilde kemik kırığına neden olarak, hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı olayda; aynı zamanda olayın tanığı olan mağdur …’in olayın sıcağı sıcağına soruşturma aşamasında ve yargılama aşamasında verdiği, birbirini tamamlayan istikrarlı ifadelerine göre; olay sırasında maktulün sanığa yönelik herhangi bir söz ve hareketinin bulunmadığına ilişkin beyanı, sanığın maktulün kendisine silah çektiğine ilişkin beyanının olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, olayda meşru savunma şartlarının ya da meşru savunmada aşırıya kaçma koşullarının bulunmadığı anlaşıldığı halde, sanığın haksız tahrik altında kasten insan öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK.nun 27/2 maddesi uyarınca “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi,
B)Kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde;
a)Sanığın, amcasının öldürülmesi olayına hiçbir şekilde katılmayan katılan-mağdur …’i sadece amcasının öldürülmesi olayının intikamını almak için tabanca ile ateş ederek öldürmeye teşebbüs ettiği olayda, sanığın, katılan-mağduru amcasının intikamını almak düşüncesi ve bir görevi yerine getirdiği inancı ile münhasıran kangütme saiki ile öldürmeye teşebbüs ettiği anlaşıldığı halde, 5237 sayılı TCK.nun 82/1-j,35 maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine, suç vasfında yanılgıya düşülerek kasten insan öldürmeye teşebbsüs suçundan yazılı şekilde karar verilmesi,
b)Katılan-mağdurdan gelen ve haksız tahrik oluşturan bir söz ve davranış bulunmadığı halde, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK.nun 29 maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
c)5237 sayılı TCK.nun 53 maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen
kısıtlamanın, 53 maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun belirtilmemesi,
C-)6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükümde;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562 maddesi uyarınca değiştirilen 5271 sayılı CMK.nun 231 maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında; ceza miktarının üst sınırının 2 yıla çıkarılması, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarla ilgili sınırlandırmanın da kaldırılması nedeniyle yerel mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak (BOZULMASINA), sanığa verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında tahliye talebinin REDDİNE, 25/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.