Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/3337 E. 2010/1508 K. 15.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/3337
KARAR NO : 2010/1508
KARAR TARİHİ : 15.03.2010

…’ı kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (…) Altıncı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29/12/2006 gün ve 122/670 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta, suç niteliğine, eksik incelemeye yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
a)Olay tarihinde sanığın, yanında taşıdığı tabanca ile katılanı, sağ el bileğinde açık parçalı radius kırığı, sol uyluğundan yumuşak doku seyirli yara oluşturacak, hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaraladığı olayda; zararın ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Yasanın 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini yerine, cezanın 15 yıl olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
B)6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu yönünden;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562 maddesi ile değiştirilen 5271 sayılı CMK.nun 231 maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında; ceza miktarının üst sınırının 2 yıla çıkartılması, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarla ilgili sınırlandırmanın da kaldırılması nedeniyle yerel mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin farklı gerekçelerle tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 15.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.