YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/4396
KARAR NO : 2011/8692
KARAR TARİHİ : 30.12.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2008/59901
… Tunç’u kasten öldürmeye teşebbüsten sanık …’nun yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09/06/2006 gün ve 62/208 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-) Gerekçeli kararın başlık kısmında sanık …’nın gözaltında kaldığı tarihlerin yazılmaması mahallinde düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak değerlendirilmiştir.
2-) Sanığın, mağduru, darp etmek ve av tüfeği ile ateş etmek suretiyle, sol dirseğinden ve hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde başının sol temporal bölgesinden yaraladığı olayda, teşebbüs nedeniyle 9 ila 15 yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı TCK’nun 35. maddesi ile uygulama yapıldığı sırada, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak makul bir ceza tayini yerine, 9 yıl ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3-) Sanığın, ayrı yaşadığı eşi tanık Nurten’in … zamandır mağdur … ile ilişkisi olduğunu bilmesi ve bu duruma tepki göstermemesi karşısında, olay tarihinde eşini mağdur ile samimi şekilde görmesinin, 5237 sayılı TCK’nun 29.maddesi uyarınca tahrik nedeni olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi ve yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4-) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın insan öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, sanığın savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta, vasfa vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle; teşebbüs hükümleri uygulanırken uygulama maddesinin gösterilmemesi ve hak yoksunlarına ilişkin hüküm fıkrasında TCK.nun 53/l-c fıkrasında yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartlı tahliye tarihine kadar yoksun bırakılacağının gözetilmemesi yasaya aykırı ise de, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak;
A-) Teşebbüs uygulamasının yapıldığı hüküm fıkrasında yer alan “sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalmış olduğu anlaşıldığından” ifadesinin ardından gelmek üzere, ” 5237 sayılı TCK’nun 35/2. fıkrası uyarınca” ibaresinin eklenmesi,
B-) Hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkarılması ile yerine “sanığın kasten işlediği suçtan ötürü hapis cezasına mahkum edilmesi nedeniyle, hakkında kurulan hükmün infazı tamamlanıncaya kadar 5237 sayılı TCK’ nun 53/1-a,b,c,d ve e bendlerinde yer alan haklardan yoksun bırakılmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartlı salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 30/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.