YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/5828
KARAR NO : 2010/7750
KARAR TARİHİ : 06.12.2010
Kamu görevlisi …’i öldürmeye teşebbüsten, memura görevini yaptırmamak için direnme ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’nin yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (…) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25/09/2007 … ve 199/312 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Sanık …’in yasal süreden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
2-Adli emanete kayıtlı tabanca ve sustalı bıçağın müsaderesi hakkında zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görüldüğünden tebliğnamedeki bozma öneren (1) nolu görüş benimsenmemiştir.
3-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin eksik incelemeye, savunma hakkının kısıtlandığına, suç niteliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün (ONANMASINA),
4-Sanık …’in görevi yaptırmamak için direnme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçları yönünden;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 562 maddesi ile değiştirilen 5271 sayılı CMK.nun 231 maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında; ceza miktarının üst sınırının 2 yıla çıkartılması, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarla ilgili sınırlandırmanın da kaldırılması nedeniyle yerel mahkemece yeniden değrelendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre gözönüne alındığında sanık Muhammmed’in tahliye talebinin reddine, 06/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.