Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/5840 E. 2012/9425 K. 13.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/5840
KARAR NO : 2012/9425
KARAR TARİHİ : 13.12.2012

Tebliğname No : 1 – 2008/63781
MAHKEMESİ : Kozan Ağır ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 27/11/2007, 2006/149 (E) ve 2007/205 (K)
SUÇ : Kasten yaralama

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Deniz’in suçunun sübutu kabul, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin haksız tahrik uygulanmaması gerektiğine, sanık müdafiinin eksik incelemeye, cezanın teşdiden verilmesine, haksız tahrik oranına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
1) Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın, silahtan sayılan kesici kısmı 8,5 cm. olan “biz” olarak tabir edilen aletle 12 kez vurmak suretiyle mağdurun, göğüste sağ meme civarında göğüs boşluğunu geçerek pnömotoraksa ve hayat fonksiyonlarına orta (2.) derece etkileyecek kot kırığına yol açarak hayati tehlike geçirmesine ve boynunda sabit iz oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu, mağdur yere düştüğünde ise ölüm neticesini elde ettiği düşüncesiyle eylemine son verdiği olayda; kullanılan aletin özelliği, hedef alınan bölge, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs yerine, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
2) Kabule göre de; sanığın, mağdura yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükümde, hayati tehlike ve sabit iz nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 87/1-c-d. maddelerinin uygulaması sırasında cezanın bir kat arttırılması suretiyle “8 yıl 12 ay hapis” olarak belirlenmesi gerekirken, “9 yıl” olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 13/12/2012 gününde oybirliği ile kararverildi.