Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/6925 E. 2010/218 K. 21.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/6925
KARAR NO : 2010/218
KARAR TARİHİ : 21.01.2010

…’nu kasten öldürmekten, hırsızlıktan ve mala zarar vermekten sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) Onbirinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.10.2007 gün ve 419/394 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Sanık hakkında kasten öldürme ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten öldürme ve hırsızlık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ve kasten öldürme suçunda tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeblerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yasal savunmaya, hırsızlık suçunda sübuta, katılan vekilinin eksik incelemeye, suç vasfına, haksız tahrik bulunmadığına, takdiri inidirim uygulanmasına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) Sanığa ait nüfus ve sabıka kayıtları getirtilmeden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması,
b) Katılanın maktülle yakınlığı nüfus kayıtları ile belirlenmeden katılma kararı verilmesi,
c) Kabule göre de;
Hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK.nun 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesi uyarınca değiştirilen 5271 sayılı CMK nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ; ceza miktarının üst sınırının 2 yıla çıkartılması, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarla ilgili sınırlandırmanın da kaldırılması nedeniyle yerel mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 21.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.