Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/7355 E. 2011/8420 K. 26.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/7355
KARAR NO : 2011/8420
KARAR TARİHİ : 26.12.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/08/93056

…’nun öldürülmesine iştirakten ve hırsızlıktan sanıklar … ile …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, öldürme suçuna iştirakten beraatlerine, sanık … hakkındaki davanın düşürülmesine ilişkin (KARŞIYAKA) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.11.2007 gün ve 88/397 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanıklar müdafiileri ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Sanık … ve müdafiinin yokluğunda verilen ve 10.12.2007 tarihinde sanık müdafiine tebliğ edilen hükme yönelik sanık müdafiinin 18.12.2007 tarihli dilekçesiyle CMUK.nun 310. maddesinde öngörülen yasal süreden sonra temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin yasal süreden sonraki temyiz isteminin CMUKnun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Sanık … hakkındaki davaların düşürülmesine ilişkin hükümler yönünden;
a-) Katılanın, 6136 sayılı Yasaya Aykırılık ve Sarhoşluk suçlarından kurulan hükümleri temyize yetkisi bulunmadığından, bu suçlardan açılan davaların ölüm nedeniyle düşürülmesine ilişkin hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. Maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
b) Nitelikli Yağma ve Yağma Suçunun İşlenmesini Kolaylaştırmak Maksadıyla Öldürme suçlarından hakkında kamu davası açılan sanık …’ın yargılama sürerken 20.09.2007 tarihinde öldüğü ve 5237 sayılı TCKnun 64 ve CMKnun 223/8 maddeleri uyarınca hakkındaki kamu davalarının düşürülmesine ilişkin verilen kararda isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin (ONANMASINA),
3- Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümler yönünden;
a) Sanıklar hakkında Nitelikli Yağma suçundan 765 sayılı TCK.nun 497/1 (5237 sayılı TCK.nun 149/1-a,c,h) maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı ve iddia makamı esas hakkındaki mütaalasında sanıkların beraatine karar verilmesini istediği anlaşıldığı halde, sanıklara ek savunma hakkı verilmeden Hırsızlık suçundan 765 sayılı TCKnun 491/ilk maddesi uyarınca hüküm kurulmak suretiyle CMK.nun 226. maddesine aykırı davranılması,
b) CMK.nun 188/1. maddesi uyarınca duruşmaya gelmeyen sanıklar müdafiilerinin duruşmada hazır bulunarak görevlerini yapmaya zorlanması, katılmadığı oturumlardaki bilgi, belge ve işlemlere karşı savunma yapmaya davet edilmeleri, gerektiğinde CMK.nun 150/3. maddesi uyarınca yeniden zorunlu bir müdafii görevlendirilmesi yoluna gidilerek savunmada oluşan boşluk ve kısıtlılığın giderilmesi gerektiği düşünülmeden, sanıklar müdafiilerinin hazır bulunmadığı celse hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
c) Kabule göre de;
aa) Soruşturma aşamasında dinlenilen tanık İsmail … ‘in, olaydan önce olay yeri yakınında daha önceden sima olarak tanıdığı üç kişiyi gördüğünü belirtmesi ve eşgallerini vermesi, sanıkların ise olay günü belirtilen bölgede bulunmadıkları yönünde savunma yapmaları karşısında, adı geçen tanığın usulünce duruşmaya çağrılarak sanıklarla yüzleştirilmesi ve olay günü gördüğü şahısların sanıklar olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
bb) Adli sicil bülten bilgilerine göre sabıkalı olduğu anlaşılan sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık … müdafii, katılan vekilinin ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 26.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.