YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/8558
KARAR NO : 2010/7641
KARAR TARİHİ : 01.12.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/08/147756
… …’i kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (SİVAS) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.02.2008 … ve 281/18 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık … müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçuna müdahillik mümkün olmadığından müdahiller vekilinin sanık hakkında bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin CMUK’nun 317 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Sanığın yasal süreden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin CMUK’nun 318 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin yasal savunma şartlarının oluştuğuna ve tahrikin varlığına yönelen, müdahiller vekilinin sanık hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Kasten öldürme suçundan kurulan ve resen de temyize tabi bulunan mahkumiyet hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA;
B) 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün incelemesinde,
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerekmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 01.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.