Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/9046 E. 2010/8262 K. 21.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/9046
KARAR NO : 2010/8262
KARAR TARİHİ : 21.12.2010

…’ı kasten öldürmekten, görevi yaptırmamak için direnmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’nın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.03.2008 … ve 199/65 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in kasten insan öldürme, görevi yaptırmamak için direnme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin haksız tahrik nedeni ile yapılan indirimin az, verilen cezanın fazla olduğuna, görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurlarının oluşmadığına vesaireye yönelen, katılan vekilinin vesaireye ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A- Görevi yaptırmamak için direnme ve 6136 sayılı yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B- Kasten insan öldürme suçu yönünden;
Oluşa, kabule ve dosya içeriğine göre; evli olan sanığın kardeşi … ile ölenin belli bir süre gayri resmi olarak beraber yaşadıkları, olay günü gece saat 02:30 sıralarında sanık ve arkadaşları çorbacıda otururlarken, mağdur … ile ölenin de aynı çorbacıya gelip ayrı bir masaya oturarak çorba içtikleri, biraz sonra sanığın tanık …’a “… kim?” diye sorduğu, ardından da mağdur … ile ölenin oturduğu masaya giderek ölene “… sen misin” diye sorduğu, ölenin de “buyur abi” dediği, bu kez mağdur …’a “… bu mu?” diye sorduğu, mağdur …’ın cevap vermediği, ölenin “efendim abi” demesi üzerine elindeki ruhsatsız tabancası ile …’e … ederek onu öldürdüğü olayda;

Sanığın, mağdur … ile oturan kişinin “…” olup olmadığını anlamak ve … olmak için tanık … ve mağdur …’dan öleni sorması onu tanımadığını göstermesi ve ölen ile sanığın kardeşi … arasındaki ilişkinin her iki tarafın rızasına dayalı olması karşısında, maktüleden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan bir fiil bulunmadığı halde, sanığın, cezasını hafifletmek amacına yönelik olduğu belli olan ve sonradan geliştirilen beyanlara itibarla tahrik hükmünün uygulanması sonucu eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı olup, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olmakla hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA) 21.12.2010 günü oybirliği ile karar verildi.