Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/9150 E. 2010/2808 K. 21.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/9150
KARAR NO : 2010/2808
KARAR TARİHİ : 21.04.2010

…’ı kasten öldürmekten sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: beraatine ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05/06/2008 gün ve 490/166 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi müdahiller vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1)Dosya içeriğine, sanık anlatımlarına ve olay yerinden elde edilen fiziki bulgulara göre öldürülenin, … terör örgütü üyesi, … bölge sorumlusu olduğu, sanığın da eski … terör örgütü üyesi olup, bilahare af Yasasından yararlanıp, örgütten ayrılarak geçici köy korucusu olarak görev yaptığı, olay gecesi sanık aracının içindeyken, öldürülenin aracının yanına gelerek sanığı dışarı çıkarttığı, olay yerine yakın bir yerde diğer teröristlerin de bulunduğunu, sanığı tanıdıkları ve maktule onu yanlarına getirmelerini söyledikleri sırada, kendisinin tanındığını anlayan ve örgütçe infazının yapılacağını düşünen sanığın, ruhsatlı tabancasıyla ateş ederek maktulü öldürdüğü ve olay yerinden kaçtığı anlaşılmakla, sanığın kasten öldürme suçunu işlemekle birlikte, 5237 sayılı TCK.nun 25. maddesi kapsamında yasal savunma konumunda bulunduğu halde, “delil yetersizliği” gerekçesiyle beraatine karar verilmesi isabetli değil ise de, sonucu itibariyle beraat kararının usul ve yasaya uygun bulunması karşısında, sonuca etkili olmayacağı değerlendirilerek bozma kararı verilmemiştir.
2)Sanık … hakkında toplanan deliler karar yerinde incelenip, sanığın yasal savunma şartları içinde bulunduğu değerlendirilerek,verilen hükümde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, müdahiller vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
CMUK.nun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak,
Hüküm fıkrasındaki “Sanığın müsnet suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden” ibaresi çıkartılarak, yerine “5271 sayılı CMK.nun 223/d ve 5237 sayılı TCK.nun 25. maddeleri uyarınca” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,21/040/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.