YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/9958
KARAR NO : 2010/3750
KARAR TARİHİ : 24.05.2010
Polis memurları …, , …, …, , …, … ve … ‘u kasten öldürmeye teşebbüsten, hakaretten, görevliye direnmekten, genel güvenliği tehlikeye sokmaktan, mala zarar vermekten, tehditten ve izinsiz silah taşımaktan sanık … Aygün’ün yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, öldürmeye teşebbüs suçlarından beraatine, mala zarar vermekten ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.03.2008 gün ve 412/152 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık müdafii taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık müdafiinin duruşma talebinin cezanın miktarı itibariyle CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine,
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın görevi yaptırmamak için direnme, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, 6136 sayılı Kanuna aykırılık ve kamu görevlisine hakaret suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen reddedilmiş, adam öldürmeye teşebbüs suçlarından elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış ve beraatine, kamu malına zarar verme suçundan ceza tertibine yer olmadığına karar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta yönelen, Cumhuriyet Savcısının kamu malına zarar verme suçundan da ceza tayini gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A) CMUK.nun 322. Maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak;
a) Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçu yönünden; TCK.nun 170/1-c maddesi ile tayin olunan temel cezadan aynı kanunun 62. maddesi ile indirim yapılırken hesap hatası sonucu 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine, 2 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmesi yasaya aykırı ise de, bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasındaki 2 yıl 3 ay hapis cezasının 2 yıl 1 ay olarak düzeltilmesine,
b) 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden; Dairemizce de benimsenen 13.12.2005 tarih ve 2005/8-155, 2005/164 sayılı Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı uyarınca temel para cezasının 450 TL. yerine 600 TL olarak fazla tayin edilmesi yasaya aykırı ise de; bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5252 sayılı Kanunun 5/2. maddesi gereğince sanığa bu suçtan verilen 600 TL temel adli para cezasının 450 TL olarak, sonuç adli para cezasının da 375 TL olarak değiştirilmesine,
Karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükümler ile görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile adam öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan beraat hükümleri ve kamu malına zarar verme suçundan ceza tertibine yer olmadığına dair verilen hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Silahla tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın, olay tarihinde cadde üzerinde elinde silahla ateş ederek çevreye rahatsızlık vermesi üzerine olay yerine giden mağdur polis memurlarına elindeki silahı vermeyip “ulan şerefsizler ya ben ölürüm ya sizi öldüreceğim” diyerek önce havaya bir el ateş ettiği, sonra kaçarak polislere rastgele ateş etmeye devam ettiği, polislerin zor kullanarak sanığı etkisiz hale getirdikleri olayda; sanığın mağdur polisleri silahla tehdit etmesinin, görevliye etkin direnme suçunun unsuru olup, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulmasıyla yetinilmesi gerekirken, ayrıca silahla tehdit suçundan da hüküm kurularak yazılı şekilde fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 24.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.