YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/10003
KARAR NO : 2010/7140
KARAR TARİHİ : 02.11.2010
TEBLİĞNAME : 9-B/09/14037
… taksirle ölümüne neden olmaktan sanık …’nun yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (…) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29/04/2008 gün ve 161/182 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1)Oluş ve dosya kapsamına göre, sanığın otomobiliyle … … caddesinde seyir halindeyken trafik ışıklarının kendisine yeşil yanması üzerine yola devam ettiği sırada yayalar için kırmızı ışık yanmasına rağmen yolun karşısına geçmek isteyen maktule çarparak yaralanmasına neden olup kaçtığı, olay yerinin işlek bir cadde olması nedeniyle çarpma anından itibaren 10 dakika sonra ambulansın gelerek maktule tıbbi müdahalede bulunduğu ancak,maktulün hastaneye kaldırılmasına rağmen “genel beden travmasına bağlı kafatası ve ekstremite kırıklarıyla birlikte iç organ yaralanması ve gelişen komplikasyonlar” sonucu öldüğü, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun raporuna göre, “kişinin daha erken hastaneye getirilmiş olması durumunda da kurtulmasının kesin olmadığı”nın belirtildiği olayda; sanığın kazayı ilgili merciilere bildirmemesinin Karayolları Trafik Kanunu’nun 82/1-a maddesindeki idari yaptırım gerektiren “trafik kazalarında ölü ve yaralıların taşınması veya tedavi edilmesini sağlamak için kazaya karışan araç sürücülerinin, kaza mahallinde ilk yardım önlemlerini almaya ve en yakın zabıtaya veya sağlık kuruluşuna haber vermeye ve yetkililerin talebi üzerine en yakın sağlık kuruluşuna götürmeye zorunludurlar” hükmüne aykırılık teşkil ettiği, bu durumun da TCK.nun 83/3. maddesindeki ihmal suretiyle adam öldürme suçu kapsamında değerlendirilebileceği,ancak maktule çarpma anından itibaren 10 dakika sonra ambulansın gelerek müdahale etmesi ve kişinin daha erken hastaneye getirilmiş olması durumunda da kurtulmasının kesin olmadığı yönündeki adli tıp raporu dikkate alındığında, bu suçun unsurlarının da oluşmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki ayrıca TCK.nun 98/2. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelen bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
…/…
TEBLİĞNAME : 9-B/09/14037
2)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın taksirle adam öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin teşdiden ceza tayinine, lehe hükümler uygulanmadığına vesaireye, katılanlar vekilinin eksik incelemeye, suç vasfına, delillerin hatalı takdir edildiğine, ceza miktarının daha fazla olması gerektiğine, vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün (ONANMASINA), 02/11/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.