YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/115
KARAR NO : 2010/999
KARAR TARİHİ : 22.02.2010
…’yı kasten öldürmeye teşebbüsten, nası ızrardan, silahlı tehditten, hakaretten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …, silahlı tehditten sanık …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.05.2008 gün ve 52/153 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık … hakkında hakaret ve mala zarar verme suçlarından beraatine dair kurulan hükümlerin gerekçesine yönelmeyen temyizde hukuki yararları bulunmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-a) Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık …’ın mağdur …’a yönelik eylemini öldürmeye teşebbüs olarak nitelendiren;
b) Sanık …’in kişilik özelliklerini değerlendirerek hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar veren;
Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
3- Sanık …’ın mağdur …’a doğru ateş etmesi sonucu sol omuz anteriordan giren merminin skapula üzerinde posteriordan çıktığı, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayat fonksiyonlarını 3. derecede etkileyerek sol skapulada açık parçalı kırığa neden olacak şekilde yaralandığı olayda; mağdurda meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alındığında, 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesi uyarınca ceza tayin edilirken, alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza verilmesi gerekirken yazılı şekilde hiç isabet olmaması durumunda uygulanabilecek olan alt sınırdan uygulama yapılarak eksik ceza tayini, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın mağdurlar … ve …’ya karşı tehdit, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, mağdur …’a
yönelik öldürmeye kalkışma suçu ile sanık …’in mağdur …’e yönelik suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme, eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin sübuta vesaireye, sanık … müdafiinin yasal savunmaya, tahrik olduğuna, eksik incelemeye vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanık …’ın tekerrüre esas alınan ilamının gerekçede yazılmasına rağmen hükümde yazılmaması, 5237 sayılı TCY.nın 5. maddesi gereğince TCY.nın genel hükümleri özel yasalara da uygulanacağından, sanık hakkında hak yoksunlukları bakımından, 5237 sayılı TCY.nın 53. maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken, 5237 sayılı TCY.nın 5 ve 53/6 madde ve fıkrasına aykırı olarak sanığın sürücü belgesinin 2918 sayılı Yasanın 119. maddesi gereğince geçici süre ile geri alınması, yasaya aykırı ise de, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak; sanık …’ın mağdur …’ye yönelik tehdit, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, mağdur …’a yönelik öldürmeye kalkışma suçlarında ehliyetin geri alınmasına ilişkin kısmın hüküm fıkralarından çıkartılmasına, tekerrür ile ilgili kısımlara ise “tekerrür hükümleri uygulanmasına” ibaresinden önce gelmek üzere “… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/390 esas, 2004/981 karar sayılı ilamı uyarınca” ibarelerinin eklenmesine, karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, sanık … hakkında mağdur …’ya karşı tehdit, mağdur …’ı öldürmeye kalkışma ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümler ile sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında mağdur …’ye yönelik tehdit suçları yönünden;
a- Sanığın silahla tehdit suçları bakımından aynı kastla ayrı zamanlarda olması ve zaman aralığı da dikkate alınarak zincirleme suç olup olmadığı, TCK.nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmadan yazılı şekilde ayrı ayrı hüküm kurulması,
b- Tekerrüre esas alınan ilamın gerekçede yazılmasına rağmen hükümde yazılmaması,
c- 5237 sayılı TCY.nın 5. maddesi gereğince TCY.nın genel hükümleri özel yasalara da uygulanacağından, sanık hakkında hak yoksunlukları bakımından, 5237 sayılı TCY.nın 53. maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken, 5237 sayılı TCY.nın 5 ve 53/6 madde ve fıkrasına aykırı olarak sanığın sürücü belgesinin 2918 sayılı Yasanın 119 maddesi gereğince geçici süre ile geri alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA) 22.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.