YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/1533
KARAR NO : 2010/1614
KARAR TARİHİ : 17.03.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/08/260957
MAHKEMESİ :Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :30.05.2008 -210/244
SUÇ :
S.. S..’ın kasten öldürülmesine yardımdan, B.. E..’ı da yaralamaktan sanık M.. K..’nın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (BAKIRKÖY) Sekizinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30/05/2008 gün ve 210/244 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık müdafii tarafından istenilmiş, sanık duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Yasal şartları oluşmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Mustafa’nın mağdur Burhanettin’e yönelik suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun niteliği tayin, tahrike ve takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebeplerin derecesi ve niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa,dosya içeriğine ve tanık açıklamalarına göre;sanıklar Mustafa ile Mahmut’un, kuaför dükkanı önünde oturdukları sırada yanlarına gelen mağdur Burhanettin ile maktulün haksız söz ve davranışları üzerine aniden oluşan kavga ortamında, sanık Mustafa ile mağdur Burhanettin bir tarafta kavga ederlerken, maktul ile yargılama aşamasında ölen sanık Mahmut’un da diğer tarafta kavga halinde oldukları ve bu anda sanık Mahmut’un, vurduğu tek bıçak darbesi ile maktulü öldürdüğü olayda;
a)Aniden çıkan kavga sırasında, ayrı bir yerde mağdur Burhanettin ile kavga eden sanık Mustafa’nın, sanık Mahmut’un maktulü bıçak ile öldürmesine 5237 sayılı TCK.nun 39/2. maddesi kapsamında herhangi bir yardımının bulunmadığı, Mahmut’un olay anında ortaya çıkan kastından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı anlaşıldığı halde, sanık Mustafa hakkında beraat kararı verilmesi yerine, dosya kapsamındaki delillere uygun düşmeyen gerekçeyle, sanık Mustafa hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan hüküm kurulması,
b)Suç tarihine göre, sanık Mustafa’nın mağdur Burhanettin’e yönelik vücutta kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaralama eylemi nedeni ile 5560 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki ve sonraki TCK.nun 87/3. maddesinin karşılaştırmasının yapılması, lehe yasanın tespiti ile sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, sanık hakkında 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrası esas alınmak sureti ile hüküm kurularak 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
Kavga esnasında Mahmut’un ele geçirilemeyen ve bu nedenle niteliği tespit edilemeyen bıçakla vurduğu tek darbe sonucu, maktulün sol uyluk ön yüz üst orta bölümden aldığı 1,5 cm. boyundaki yara ile sol femoral arter kesisinden gelişen dış kanama sonucu öldüğü olayda; taraflar arasında önceye dayalı ve öldürmeyi gerektirir bir husumet bulunmaması, ölüme neden olan yaranın tek oluşu, yere düşmeyen ölene karşı engel sebep bulunmadığı halde eyleme devam edilmemesi, yara bölgesi, Mahmut’un öldürme kastı ile hareket ettiğinin belirlenememesi ve ölüm nedeni nazara alındığında,Mahmut’un eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 87/4. maddesinde düzenlenmiş bulunan kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçu niteliğinde bulunduğu ve sanık Mustafa’nın eyleminin de bu suça yardım etmek niteliğinde olduğu gözetilmeden,sanık Mustafa’nın kasten öldürmeye yardım etmek suçunu işlediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), bozma nedeni ve tutuklulukta geçen süreye göre sanığın bihakkın TAHLİYESİNE,başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal salıverilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 17/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
B